PERFORMART’14: Güncel ve Bağımsız Dans/Tiyatro Panelinde Leman Yılmaz

İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin PERFORMART’14 duyurusu, Leman Yılmaz’ın sahne sanatları alanındaki akademik/profesyonel panel katılımlarından birini belgeler. Konferans, sahne sanatları ve kamusal alan temasıyla, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetimi Programı ile DAKAM işbirliğinde düzenlenmiştir.

Leman Yılmaz, Zeynep Günsür ve Ufuk Tan Altunkaya ile birlikte “Türkiye’de Güncel ve Bağımsız Dans/Tiyatro: Sektörel bir Analiz” başlıklı panelde yer alır. İngilizce sayfada panel başlığı “Contemporary and Independent Dance and Theatre Scene: A Sectoral Analysis” olarak geçer.

Metadata

  • Kaynak: İstanbul Bilgi Üniversitesi
  • Tarih: 20–21 Aralık 2014
  • Yer: santralistanbul Kampüsü
  • Tür: Akademik konferans / panel
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Panel konuşmacısı
  • Kaynakta geçen kurum bilgisi: İKSV, Beykent Üniversitesi
  • Dil: Türkçe / İngilizce

“Türkiye’de Güncel ve Bağımsız Dans/Tiyatro: Sektörel bir Analiz” başlıklı panelde Zeynep Günsür, Leman Yılmaz ve Ufuk Tan Altunkaya yer alır.

Doğrulama / dış kaynak: https://www.bilgi.edu.tr/tr/etkinlik/6305/performart14-sahne-sanatlari-konferansi/

Doğrulama / dış kaynak: https://www.bilgi.edu.tr/en/event/7476/performart14-international-performative-arts-conference/

Kaynak Notu

Türkçe ve İngilizce Bilgi Üniversitesi sayfaları aynı konferans ve panel katılımını doğrulamaktadır.

Editoryal not: Bu kayıt taslak olarak hazırlanmıştır; yayına alınmadan önce kaynak kullanımı, görsel/alıntı izinleri ve tarih/rol ifadeleri gözden geçirilmelidir.

 

Dioraphte Dansprijs 2014 Jürisinde Leman Yilmaz

Fonds Podiumkunsten’in “Shirokuro wint de Dioraphte Dansprijs” başlıklı haberi, Leman Yılmaz’ın uluslararası dans ve sahne sanatları alanındaki jüri rollerinden birini belgeler. Kaynakta Yılmaz, “artistiek directeur Istanbul Theatre Festival, Turkije” ifadesiyle Dioraphte Dansprijs 2014 jürisi içinde yer alır.

Dioraphte Dansprijs, uluslararası potansiyeli olan dans yapımlarına verilen bir ödül olarak tanımlanır. Bu kayıt, Yılmaz’ın yalnızca Türkiye tiyatro alanında değil, Avrupa dans/sahne sanatları ekosistemi içinde de değerlendirme ve uluslararası dolaşım bağlamlarında yer aldığını gösterir.

Metadata

  • Kaynak: Fonds Podiumkunsten
  • Yıl: 2014
  • Tür: Dans ödülü / uluslararası jüri
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Jüri üyesi; İstanbul Tiyatro Festivali sanat direktörü
  • Dil: Hollandaca

“De jury bestond dit jaar uit … Leman Yilmaz (artistiek directeur Istanbul Theatre Festival, Turkije) …”

Doğrulama / dış kaynak: https://fondspodiumkunsten.nl/actueel-en-impact/nieuws/shirokuro-wint-de-dioraphte-dansprijs

Kaynak Notu

Haberde, Dioraphte Dansprijs’in uluslararası potansiyeli olan dans yapımlarına verildiği ve Leman Yilmaz’ın 2014 jürisinde yer aldığı belirtilir.

Editoryal not: Bu kayıt taslak olarak hazırlanmıştır; yayına alınmadan önce kaynak kullanımı, görsel/alıntı izinleri ve tarih/rol ifadeleri gözden geçirilmelidir.

 

Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü Jürisinde Leman Yılmaz

İKSV’nin Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Teşvik Ödülü sayfası, Leman Yılmaz’ın Türkiye tiyatrosunda yeni ve nitelikli üretimleri destekleyen bir ödül yapısındaki jüri/kurul rolünü belgeleyen kurumsal bir kaynaktır.

Sayfada ödülün, Gülriz Sururi ve Engin Cezzar’ın modern Türkiye tiyatrosuna katkılarının anısına, gelişmekte olan tiyatro topluluklarını ve sanatçılarını desteklemek amacıyla verildiği belirtilir. Leman Yılmaz, İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü sıfatıyla ödül jürisinde listelenir.

Metadata

  • Kaynak: İKSV
  • Tarih / dönem: 2018 ödülü bağlamı
  • Tür: Ödül / jüri üyeliği
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Ödül jürisi üyesi; İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü
  • Dil: İngilizce

“The Award Jury … comprises of … Director of the Istanbul Theatre Festival Leman Yılmaz …”

Doğrulama / dış kaynak: https://www.iksv.org/en/gulriz-engin-encouragement-award/about

Kaynak Notu

Kurumsal İKSV sayfası, ödülün amacı ve jüri bileşimini aktarır; Leman Yılmaz’ı İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü olarak jüri içinde gösterir.

Editoryal not: Bu kayıt taslak olarak hazırlanmıştır; yayına alınmadan önce kaynak kullanımı, görsel/alıntı izinleri ve tarih/rol ifadeleri gözden geçirilmelidir.

 

Kopenhag Festivalleri Ziyareti: Leman Yılmaz ve Türkiye’den Sahne Sanatları Profesyonelleri

Danish Cultural Institute’in 16 Mayıs 2019 tarihli duyurusu, Türkiye’den sahne sanatları profesyonellerinin Kopenhag’daki tiyatro ve dans festivallerine yaptığı ziyareti belgeliyor. Leman Yılmaz, İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü olarak bu profesyonel heyette yer alır.

Ziyaret; SPRINGfestival, subURBAN Dance Festival ve CPH STAGE çevresinde, Danimarka ile Türkiye arasında sahne sanatları bağlarını güçlendirme, çocuk ve gençlerin kültürel haklarını destekleme ve uluslararası profesyonel ağlar kurma hedefleriyle ilişkilendirilir.

Metadata

  • Kaynak: Danish Cultural Institute
  • Tarih: 16 Mayıs 2019
  • Tür: Uluslararası profesyonel ziyaret / ağ
  • Leman Yılmaz’ın rolü: İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü
  • İlgili festivaller: SPRINGfestival, subURBAN Dance Festival, CPH STAGE
  • Dil: İngilizce

“Dr. Leman Yilmaz — Director of Istanbul Theatre Festival”

Doğrulama / dış kaynak: https://www.danishculture.com/blog/2019/05/16/turkish-performing-arts-professionals-dk-festivals/

Kaynak Notu

Kaynak, Leman Yılmaz’ı Türkiye’den katılan festival profesyonelleri arasında sayar ve ziyaretin Danimarka-Türkiye sahne sanatları ilişkileri bağlamını açıklar.

Editoryal not: Bu kayıt taslak olarak hazırlanmıştır; yayına alınmadan önce kaynak kullanımı, görsel/alıntı izinleri ve tarih/rol ifadeleri gözden geçirilmelidir.

 

Bir Hayal Bir Oyun: Çocukların Hikâyeleri İçin Jüride Leman Yılmaz

Milliyet/Pembenar’ın “Bir Hayal Bir Oyun Projesi’nin birincisi belli oldu” haberi, Leman Yılmaz’ın çocuk tiyatrosu ve sosyal sorumluluk eksenindeki jüri rollerinden birini belgeler. Zorlu Holding’in “Bir Hayal Bir Oyun” yarışması, çocukların yazdığı hikâyelerin tiyatro sahnesine taşınmasını amaçlayan bir proje olarak aktarılır.

Haberde Leman Yılmaz, İKSV İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü sıfatıyla jüri üyeleri arasında listelenir. Bu kayıt, Yılmaz’ın festival ve uluslararası programcılık rollerinin yanında, çocuklara yönelik yaratıcı üretim süreçlerini destekleyen değerlendirme mekanizmalarında da yer aldığını gösterir.

Metadata

  • Kaynak: Milliyet / Pembenar
  • Tarih: 04.05.2020
  • Tür: Çocuk tiyatrosu / jüri
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Jüri üyesi; İKSV İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü
  • İlgili kurum/proje: Zorlu Çocuk Tiyatrosu / Bir Hayal Bir Oyun
  • Dil: Türkçe

Haberde jüri üyeleri arasında “Leman Yılmaz — İKSV İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü” bilgisi yer alır.

Doğrulama / dış kaynak: https://www.milliyet.com.tr/pembenar/bir-hayal-bir-oyun-projesinin-birincisi-belli-oldu-6205118

Kaynak Notu

Kaynak, yarışmanın üçüncü yılında “Acayip Teknolojik Masallar” hikâyesinin birinci seçildiğini ve jüri değerlendirmesinin çevrimiçi yapıldığını aktarır.

Editoryal not: Bu kayıt taslak olarak hazırlanmıştır; yayına alınmadan önce kaynak kullanımı, görsel/alıntı izinleri ve tarih/rol ifadeleri gözden geçirilmelidir.

 

Alternatif tiyatrolar buluşacak| Haberler — Gazete Kadıköy

Gazete Kadıköy tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Alternatif tiyatrolar buluşacak| Haberler — Gazete Kadıköy kaynak görseli
Görsel: Gazete Kadıköy

Alternatif Tiyatro Festivali “OffIstanbul”, tiyatroya yeni ve taze soluklar kazandıran sanatçı ve grupların katılımıyla Şubat 2019’da başlıyor. Festivalde yer almak isteyen topluluklar ve sanatçılar, 30 Kasım 2018 tarihine kadar www.offistanbul.com adresinden başvuruda bulunabilecekler.

  • Kaynak: Gazete Kadıköy
  • Yazar / Röportaj / Program: Alternatif Tiyatro Festivali “OffIstanbul”, tiyatroya yeni ve taze soluklar kaza
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.gazetekadikoy.com.tr/kultur-sanat/alternatif-tiyatrolar-bulusacak

Kaynak Metni

Alternatif Tiyatro Festivali “OffIstanbul”, tiyatroya yeni ve taze soluklar kazandıran sanatçı ve grupların katılımıyla Şubat 2019’da başlıyor. Festivalde yer almak isteyen topluluklar ve sanatçılar, 30 Kasım 2018 tarihine kadar www.offistanbul.com adresinden başvuruda bulunabilecekler.

İstanbul'un en yeni kültür-sanat mekânlarından biri olarak tasarlanan, İstiklal Caddesi'ndeki SocialIstanbul’da yapılacak olan festivale başvuracak yapımlarda, prömiyeri yapılacak oyunlara öncelik verilse de daha önce sahnelenmemiş olması şartı aranmıyor, ayrıca ilgili üniversitelerin “alternatif” gösterimlerine de açık olacak. OffIstanbul Alternatif Tiyatro Festivali, dünyadan ve Türkiye’den tiyatro sanatına yeni soluklar kazandırma arayışında olan sanatçı ve toplulukları izleyiciyle buluştururken, festival kapsamında çeşitli söyleşi ve yan etkinlikler de gerçekleştirilecek.

Leman Yılmaz, Ali Köseoğlu, Bahar Çuhadar ve Özlem Hemiş’ten oluşan danışma kurulu, festivalle ilgili şu açıklamayı yapıyor;

“Son yıllarda İstanbul’da tiyatro alanında önemli gelişmeler yaşanırken her sezon prömiyer yapan toplulukların sayılarında da sevindirici biçimde önemli bir artış gözleniyor. Sahne Sanatları alanında düzenlenen festivaller bu alanda üretilen yapımların seyircinin beğenisine sunulması, görünür kılınması açısından önemli birer mecra haline gelirken, alternatif çalışmalara yer veren festival organizasyonlarına ihtiyaç da artıyor.

Offİstanbul özellikle küçük ve orta ölçekte, profesyonel olarak yeni yeni seyirciyle buluşmakta olan toplulukların, sanatçıların çalışmalarına yer verecek bir festival olarak tasarlandı. Sanatsal üretime daha da destek olmak, alternatif bir festival ortamında bu çalışmaları seyirci ile buluşturmayı amaçlayan OffIstanbul’un ülkemiz tiyatrosunun gelişimine önemli bir katkı oluşturmasını hedefliyoruz.”

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Sezona Yayılan Bir Festival: Leman Yılmaz ve İO Uluslararası Tiyatro Festivali

Bant Mag’de Yağmur Ruken Kahraman imzasıyla yayımlanan bu röportaj, Leman Yılmaz’ın direktörlüğünü üstlendiği İO Uluslararası Tiyatro Festivali’nin çıkış fikrini, sezona yayılan yapısını ve İstanbul’un sahne sanatları alanında uluslararası bir buluşma noktası olarak yeniden düşünülmesini konu alıyor.

İO Uluslararası Tiyatro Festivali görseli. Görsel: Bant Mag / DasDas
İO Uluslararası Tiyatro Festivali görseli. Görsel: Bant Mag / DasDas

Röportajda Yılmaz, klasik kısa süreli festival formatının ötesine geçen bir model öneriyor: ekonomik koşullar, seyircinin değişen dinamikleri, salonların doluluk dengesi ve uluslararası toplulukların takvimleriyle daha esnek ilişki kurabilen, bütün sezona yayılan bir festival. İO’nun ilk programında Milo Rau’nun La Reprise’ı, Mesut Arslan’ın Gılgamışı, Theodoros Terzopoulos’un IOsu ve Hanane Hajj Ali’nin Joggingi gibi yapımların yer alması, festivalin yalnızca temsilleri bir araya getiren değil, seyirciyi yeni estetik ve politik karşılaşmalara davet eden bir yapı olarak tasarlandığını gösteriyor.

Bu kayıt, Leman Yılmaz’ın İstanbul Tiyatro Festivali’nden DasDas’a ve İO Uluslararası Tiyatro Festivali’ne uzanan kurumsal/kuratöryel hattını görünür kılması bakımından arşivde özel bir yere sahip. Söyleşi, İstanbul’da uluslararası sahne sanatları dolaşımının nasıl süreklileştirilebileceğine dair düşünsel bir çerçeve de sunuyor.


Kaynak: Bant Mag
Röportaj: Yağmur Ruken Kahraman
Yayın tarihi: 1 Kasım 2023
Tür: Röportaj
Bağlam: İO Uluslararası Tiyatro Festivali
Leman Yılmaz’ın rolü: Festival direktörü
Dil: Türkçe

Doğrulama / dış kaynak: Bant Mag’deki özgün röportaj

Kaynak Metni

Aşağıdaki metin, Bant Mag’de yayımlanan röportajın arşiv amaçlı aktarımıdır. Nihai yayın öncesinde telif/izin ve kaynak gösterimi ayrıca gözden geçirilmelidir.

İO Uluslararası Tiyatro Festivali, tiyatrodan dansa ve performansa, okuma tiyatrosundan üniversite oyunlarına uzanan geniş yelpazeli programıyla bu yıl ilk kez düzenleniyor. Yönetmenliğini Milo Rau‘nun üstlendiği La Reprise’in 9-10 Eylül’de DasDas’ta gerçekşelen temsilleriyle yaptığı açılışın ardından Mesut Arslan imzalı Gılgamış‘ı ağırlayan festival, 3 – 4 Kasım’da Theodoros Terzopoulos’un IO’sunu, ilerleyen haftalarda da Hanane Hajj Ali’nin Jogging başlıklı performansını sunmaya hazırlanıyor. Programın detayları burada.

Sahne sanatları seyircilerine yeni karşılaşma alanları yaratan İO Uluslararası Tiyatro Festivali’ne dair merak ettiklerimizi, festival direktörü Leman Yılmaz‘a sorduk.

İO Uluslararası Tiyatro Festivali programından görsel. Görsel: Bant Mag / DasDas
İO Uluslararası Tiyatro Festivali programından görsel. Görsel: Bant Mag / DasDas

Uzun yıllar İstanbul ve tiyatro ekseninde çalışmış biri olarak şehre yeni bir festival kazandırmış olmak sizin için ne ifade ediyor?

Tiyatro festivaliyle, uluslararası yapımlarla üniversitenin ilk yıllarında tanıştım. Büyük bir heyecan ve merakla takip etmeye başladık festivali, gelen yapımları. Üniversite sonrası iş hayatımda Fransız Kültür Merkezi olsun, İsviçre olsun ve tabii ki İstanbul Tiyatro Festivali olsun, hem bizde yapılan çalışmalar hem de yurt dışında yapılanlar sürekli odağımda oldu. Her Paris’e, Berlin’e gidişimde için için hayıflanırdım. İstanbul’un da bir gün sadece festival tarihlerinde değil tüm yıl boyunca uluslararası yapımlara ev sahipliği yapacağı bir şehir hâline dönüşmesinin hayalini kurardım.

İstanbul Tiyatro Festivali direktörü olduğum yıllarda Edinburgh’da, Avignon’da olduğu gibi bir “fringe ya da off” festivali düzenleme önerileri geldi. İKSV olarak siz yapın dediler ama bunun olamayacağını ve fringe / off festivallerinin yapısına aykırı olduğunu da hep söyledim. Ve genç arkadaşlarımın girişimiyle Uluslararası Fringe Festivali doğdu. Bu arada uzun yıllar dans ve performans konusunda uluslararası alanda bir buluşma noktası olan iDANS’ı da unutmamak gerekiyor. İstanbul çok büyük bir kent ama aynı zamanda kültürlerin buluşma noktası. Coğrafi olarak da. Bu nedenle uluslararası boyutta tek bir festivalin yetmediğini daha önce de söylüyordum. İşte İO Uluslararası Tiyatro Festivali fikri ve tüm sezona yayılması düşüncesi tüm bu deneyimlerin sonucunda ortaya çıktı.

Festival nasıl bir ekiple hayata geçti? Hangi ihtiyaçlar doğrultusunda ortaya çıktı? İlk fikir parçacıklarından son hâline nasıl şeklini nasıl buldu?

Şubat 2022’de İKSV İstanbul Tiyatro Festivali direktörlüğü görevimden ayrıldım. Bu ayrılış yeni bir başlangıcın da tetikleyicisi oldu. Sevgili DasDas ekibi; Mert Fırat, İlksen Başarır ve Belfu Kaba onlarla çalışmam için beni DasDas’a devet etti. Bir festival düzenleme istekleri vardı. Fikir onlardan çıktı. Böylelikle ben de onlara katıldım. Önce belirli bir tarih içinde festivali düzenlemek üzerine konuştuk, çalıştık ve hatta uluslararası ekiplerle de yazıştık. Tabii kendi sahnelerimizin olması çok önemli bir avantajdı. Gerektiğinde prodüksiyonların ihtiyaçlarına göre başka sahneleri de kullanabilecektik. Ama ekonomik krizin giderek keskin bir şekilde kendini hissettirmesi, seyircimizin alım gücünün düşmesi, tiyatro salonlarının doluluk oranları derken, festivali sezona yaymak fikri doğdu. Hepimizin içine de sindi. Programı da buna göre yeniden elden geçirdik.

Sezon boyunca düzenlenen bir festivalin bir diğer artısı da çalışmak istediğimiz yabancı toplulukların takvimine göre hareket edebilmemizdi. Böylelikle kısıtlı bir tarih içinde öneri sunmayacaktık ya da o tarihlerde müsait olan işleri programlamayacaktık sadece. Bu önemli bir özgürlük alanı yarattı. Festivali ve programı resmî olarak duyurmak bu yılın eylül ayında gerçekleşti. Bizim ilk belirlediğimiz Tarih 7 Şubat’tı ama hepimizi sarsan deprem nedeniyle tüm enerjimizi deprem çalışmalarına verdik. Bu nedenle de eylül ayına kadar beklettik festivali duyurmayı. Bu arada sponsor arayışımız devam ediyordu. Açık söylemek gerekirse hâlâ da devam ediyor. Şu an sadece bilet satışlarıyla ilerliyoruz.

Hem festival seçkisini hem de aylara ve farklı mekânlara yayılan festival kurgusunu oluştururken hangi dinamikleri göz önünde bulundurdunuz?

Öncelikle seyircimize yeni deneyimleri sunmak çok önemli ama şunu da unutmamak gerekiyor ki bence içine düştüğümüz en büyük hata: “Seyirci”nin bir dinamiği var. Durağan değil. Sürekli değişiyor, farklılaşıyor; genç seyirci, yeni kuşak seyirci… Biz bile farklı kavramları kullanıyoruz tanımlamak için. Bu nedenle bizim için çok bilindik bir topluluk ya da yönetmen, “Yine mi?” dediğimiz bir isim bizden sonraki seyirci kuşağı için yepyeni bir isim olabilir. Tanımaması çok doğal. Dolayısıyla aslında dönem dönem bazı isimlerin, toplulukların yapımlarını programa alırken, tabii ki bizlerin de yeni yeni keşfettiği isimlerle seyircimizi buluşturmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Festivalin seyircisine yarattığı karşılaşma alanı, diğer festival deneyimlerinizle karşılaştırdığınız zaman hangi açılardan ayrışıyor?

Kurumlar zaman içinde vizyonlarını ve uygulamalarını farklılaştırabiliyor. Kimi zaman bilet gelirleri ve salonları doldurmak çok daha ön plana geçiyor. Hâlbuki bir festivalin hedefi seyircisini ileriye taşıyabilmek, farklı deneyimler sunabilmek. Milo Rau’nun Nefret Radyosu’nu Avignon’da izlediğimde çok etkilenmiştim. Sonra İstanbul Tiyatro Festivali’ne davet ettim. Kimse bilmiyordu, tanımıyordu ama bu oyunu izleyenler artık bir Milo Rau hayranı oldu ve onun çalışmaları üzerine araştırmalar yapılmaya, tezler yazılmaya başlandı.

Aynı durum Robert Wilson için de söz konusu. Sevgili Dikmen Gürün, festivalin direktörü iken Robert Wilson ile tanıştırdı bizi. Önce kimse algılayamadı, çok eleştirildi ama şu anda Robert Wilson bir virtüöz. Aynı şekilde Pina Bausch ile tanışmamız da öyle. Ya da Thomas Ostermeier ile… Festival seyircisinin tanımadığı, bilmediği isimler. Sonra keşfettiklerinde ise takibi bırakamadıkları “usta” isimler. Bu nedenle bir festival programının öncü olması çok önemli. İO Uluslararası Tiyatro Festivali programını kurgularken de bu vizyonla hareket ediyoruz.

Biraz da festival programından bahsedelim. 9-10 Eylül’de Dasdas’ta sahnelenen festivalin açılış oyunu Milo Rau imzalı La Reprise çok ilgi gördü. La Reprise ile açılış yapmak sizin için nasıl bir deneyimdi?

Festivalin açılış oyunu önemlidir. Bu nedenle biz de heyecan yaratacak bir isimle açmayı planladık. İlk festival olması açısından da tabii çok daha önemli oluyor. Ama az önce de dediğim gibi kimi zaman tarihler uymayabiliyor. La Reprise’in festivalin açılış oyunu olarak gelebilmesi bizi de çok heyecanlandırdı. Milo Rau’nun “Histoire du Théatre” serisinin ilk oyunuydu ve çok değerliydi. Seyircimiz de uzun zamandır bekliyordu. Biliyorsunuz şubatta geleceklerdi ama deprem nedeniyle erteledik. Kimi zaman bu ertelemelerin bir hayal kırıklığı yarattığının da farkındayız. Bir anlamda umutların, beklentilerin kırılması anlamına da geliyor. Ama eylülde La Reprise geldi eve; biz de açılışımızı bu oyunla yaptık.

Milo Rau imzalı La Reprise, İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında. Görsel: Bant Mag / DasDas
Milo Rau imzalı La Reprise, İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında. Görsel: Bant Mag / DasDas

Ardından Mesut Aslan’ın çok dilli ve seyirciyi mekânda oyuncuların peşi sıra konumlandıran Gılgamış‘ı, İO kapsamında Türkiye prömiyerini yaptı ve festivalin sahnelenen ilk yerli oyunu oldu. Gılgamış‘ın festivale dâhiliyeti nasıl gelişti?

Mesut Arslan ile birçok kez İstanbul Tiyatro Festivali’nde çalıştık. Güzel ortaklıklarımız da oldu. Beni arayıp da Gılgamış’tan bahsedince çok heyecanlandım. Ara ara oyun üzerine konuştuk. Mesut nasıl bir kurgu ile ilerleyeceğini paylaştı benimle. Sonra Brüksel’e giderek oyunun prömiyerine katıldım. Layla Önlen’i Tut Bırak! oyunundan tanıyordum. Bu arada Tut Bırak!, Bodrum Tiyatro Festivali’nde ve daha sonra İstanbul’da oynayacak. Kaçırılmayacak bir oyun.

Gılgamış’ın çok dilli yapısı, farklı bir izleme deneyimi sunması ve kutuların içindeki “anlatıcı seyirci” ile geçmiş ve bugün arasında kurduğu bağlantı beni çok etkiledi. Samimiyetimize de güvenerek Mesut’tan bu oyunu İO Festivali’ne getirmesini ve başka kimseye söz vermemesini rica ettim. O da kırmadı beni. Bu arada Gılgamış Türkçe versiyonu ile 1 Kasım’da perde açıyor.

Gılgamış, İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında. Görsel: Bant Mag / DasDas
Gılgamış, İO Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında. Görsel: Bant Mag / DasDas

Son olarak gelecek yıllar için festivale dair hayalleriniz nedir? Nasıl bir alan açmasını arzu ediyorsunuz?

Tabii ki sürdürülebilir olmak. Bu nedenle de desteğe ihtiyacımız var. İçinde bulunduğumuz şartlarda çok kolay değil. Bizim yaşadığımız deneyimlerin çok daha fazlasını genç seyircilerimizle paylaşabilmek. Ne kadar farklı işlerle buluşursak, bu deneyimlerin sahnelere de yansıyacağını hepimiz biliyoruz. Bu buluşmalarla burada üretilen işleri de yurt dışına taşıyabilmek ve sahne sanatları alanında İstanbul’u kültürlerin buluşma noktasına dönüştürebilmek.


Editoryal not: Bu taslak, dış kaynaktaki röportajdan hareketle lemanyilmaz.com için hazırlanmış arşiv girişidir. Yayına alınmadan önce nihai rol tanımı, görsel/medya kullanımı ve kaynak metni yayın izni gözden geçirilmelidir.

Cirque du Soleil revient à Istanbul avec OVO

Dil / Language / Langue: Türkçe | English | Français

Une scène d’OVO du Cirque du Soleil, avec un acrobate en costume bleu en équilibre sur une main.
Image : Cirque du Soleil, visuel promotionnel officiel d’OVO.

La compagnie de renommée internationale Cirque du Soleil revient à Istanbul après une longue absence avec sa production OVO. Présenté du 21 au 24 mai 2026 à l’Ülker Sports and Event Hall, le spectacle retrouve le public stambouliote à travers le langage scénique singulier du Cirque du Soleil, où l’acrobatie, la musique, les costumes, la lumière et la scénographie se composent en un même univers visuel.

Signifiant « œuf » en portugais, OVO invite le spectateur dans le monde vivant, coloré et perpétuellement en mouvement des insectes. Des coccinelles aux fourmis, des papillons aux araignées, cet univers scénique donne forme au rythme de la nature, à l’amour, à la curiosité, à la transformation et à l’énergie vitale par un langage acrobatique qui repousse les limites du corps. OVO peut ainsi être regardé non seulement comme un spectacle de grande envergure, mais aussi comme un espace poétique de vitalité, né de la rencontre entre le corps, l’imaginaire et la technologie de scène.

Cirque du Soleil Returns to Istanbul with OVO

Dil / Language / Langue: Türkçe | English | Français

A scene from Cirque du Soleil’s OVO, showing an acrobat in a blue costume balancing on one arm.
Image: Cirque du Soleil, official OVO promotional image.

The world-renowned performing arts company Cirque du Soleil returns to Istanbul after a long interval with its production OVO. Presented at Ülker Sports and Event Hall from 21 to 24 May 2026, the show brings Istanbul audiences back into contact with Cirque du Soleil’s distinctive stage language, where acrobatics, music, costume, lighting and scenography are woven into a single visual universe.

Meaning “egg” in Portuguese, OVO invites the audience into the vibrant, colourful and constantly moving world of insects. From ladybugs and ants to butterflies and spiders, this scenic universe gives form to nature’s rhythms, love, curiosity, transformation and the energy of life through acrobatic expression that pushes the limits of the body. OVO can be experienced not only as a large-scale spectacle, but also as a poetic field of vitality created through the encounter of the body, imagination and stage technology.

Cirque du Soleil OVO ile İstanbul’a Dönüyor

Dil / Language / Langue: Türkçe | English | Français

Cirque du Soleil’in OVO prodüksiyonundan, mavi kostümlü bir akrobatın tek kol üzerinde denge hareketi yaptığı sahne fotoğrafı.
Görsel: Cirque du Soleil, OVO resmi tanıtım görseli.

Dünyaca ünlü sahne sanatları topluluğu Cirque du Soleil, uzun bir aranın ardından OVO prodüksiyonu ile İstanbul’a geliyor. 21–24 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ülker Spor ve Etkinlik Salonu’nda izleyiciyle buluşacak olan gösteri, Cirque du Soleil’in akrobasi, müzik, kostüm, ışık ve sahne tasarımını bütünlüklü bir görsel evren içinde bir araya getiren karakteristik dilini İstanbul seyircisiyle yeniden buluşturacak.

Portekizcede “yumurta” anlamına gelen OVO, izleyiciyi böceklerin canlı, renkli ve sürekli hareket hâlindeki dünyasına davet ediyor. Uğur böceklerinden karıncalara, kelebeklerden örümceklere uzanan bu sahne evreninde doğanın ritmi, aşk, merak, dönüşüm ve yaşam enerjisi fiziksel sınırları zorlayan akrobatik anlatımlarla görünür hâle geliyor. OVO, yalnızca büyük ölçekli bir gösteri değil; bedenin, hayalin ve sahne teknolojisinin birlikte kurduğu şiirsel bir canlılık alanı olarak da izlenebilir.