Leman Yılmaz yazdı : Tüm kent tiyatro sahnesi | Cumhuriyet
Bu kayıt, Leman Yılmaz’ın yazı/katkı arşivinde korunması gereken dış kaynaklı bir izdir. Kaynak metin, tarihsel bağlamı ve yayın mecrasıyla birlikte ileride editoryal olarak gözden geçirilmek üzere taslak hâline getirilmiştir.
Avignon Festivali ilk olarak 1947 yılında Jean Vilar tarafından düzenlendi. Papalar Sarayı’nda eleştirmen ve koleksiyoncu Christian Zervos düzenlediği çağdaş bir sergi çerçevesinde Jean Vilar’dan T. S. Eliot’ın “Katedralde Ölüm” oyununu bu büyük avluda sahnelemesini ister. Genellikle küçük sahnelere alışık olan Jean Vilar mekânın büyüklüğü ve bir tiyatro oyunu için biçimsiz olduğu gerekçesiyle bu teklifi geri çevirir. Ancak bir başka teklif getirir. Üç oyunun ilk temsilini burada yapacaktır. Eylül 1947’den başlayarak Avignon Festivali dünya tiyatro repertuvarının bilinmeyen metinlerinin yanı sıra çağdaş metinleri de repertuvarına alır ve festivalin temel ilkesi olarak bu tavrını sürdürür. Artık bilinen bir festival olmuştur Avignon. Her temmuz ayında binlerce tiyatroseverin ilgiyle beklediği programıyla dikkatleri üzerine çeker. Festivalin bir diğer özelliği ise kullandığı mekânlardır. G
Kaynak: Cumhuriyet
Yazar / Röportaj / Program: Avignon Festivali ilk olarak 1947 yılında Jean Vilar tarafından düzenlendi. Papa
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Kitap / Yayın
Bağlam: Leman Yılmaz Yazı
Leman Yılmaz’ın rolü: Yazar
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/leman-yilmaz/tum-kent-tiyatro-sahnesi-795000
Kaynak Metni
Avignon Festivali ilk olarak 1947 yılında Jean Vilar tarafından düzenlendi. Papalar Sarayı’nda eleştirmen ve koleksiyoncu Christian Zervos düzenlediği çağdaş bir sergi çerçevesinde
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
78. Avignon Tiyatro Festivali’nin Ardından… – Reportare
Bu kayıt, Leman Yılmaz’ın yazı/katkı arşivinde korunması gereken dış kaynaklı bir izdir. Kaynak metin, tarihsel bağlamı ve yayın mecrasıyla birlikte ileride editoryal olarak gözden geçirilmek üzere taslak hâline getirilmiştir.
Görsel: Reportare
. Avignon Festivali’nin efsanevi mekânı Papalar Sarayı’nda 4 Temmuz gecesi aşırı sağa karşı büyük bir etkinlik düzenlendi.
Kaynak: Reportare
Yazar / Röportaj / Program: . Avignon Festivali’nin efsanevi mekânı Papalar Sarayı’nda 4 Temmuz gecesi aşırı
Kaynak tarihi: 2024-08-01
Tür: Kitap / Yayın
Bağlam: Leman Yılmaz Yazı
Leman Yılmaz’ın rolü: Yazar
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: reportare
Doğrulama / dış kaynak: https://www.reportare.com/arada-bir/leman-yilmaz/78-avignon-tiyatro-festivalinin-ardindan/
Kaynak Metni
Kelimelerle Fısıldayan Kadın: Yeşer Sarıyıldız
“garage”: Ankara’da Bir Sanat ve Efemera Köşesi (2.Bölüm)
“garage”: Ankara’da bir sanat ve efemera köşesi (1.Bölüm)
Görsel: Reportare
Yapay zeka ile aptallaşmak da akıllı kalmak da mümkün.
WEF Global Gender Gap ve OECD Climate-Resilient Infrastructure
Sanatsal İfade Özgürlüğü Temmuz 2024 Raporu
Avignon Tiyatro Festivali ile ilk tanışmam 2000 yılındaydı. Doktora tezim için önemli bir oyunu izlemem ve analiz etmem gerekiyordu. Avignon Festivali programında yer alan bu oyun aynı zamanda Fransa’ya festivali izlemeye gitmem için de itici bir güç olmuştu. Bu seyahatime aynı liseden iki arkadaşım da katılınca heyecanımızı kelimelerle anlatmak imkansızdı. Bir de Cumhuriyet Gazetesi Kültür Sayfası için yazı ve röportaj olanağım da olunca ilk festival benim için hem iş hem araştırma hem de arkadaşlarımla keyifli bir seyahate dönüştü. Açıkçası hem İn yani ana festival ile hem de Avignon Off festivaliyle ilgili yaptığım röportajlar nedeniyle festivali ile ilgili çok sayıda bilgiye de o yıllarda sahip olmuştum. Bu Avrupa’nın sahne sanatları alanında en güçlü, en yoğun festivali ile bir sonraki buluşmam ise 2005 yazında gerçekleşti. Artık işin profesyonel tarafındaydım. Şubat ayında İstanbul Tiyatro Festivali’nde direktör yardımcısı olarak çalışmaya başlamıştım. O tarihten sonra ve festival direktörlüğüm dönemimde olabildiğince Avignon Festivali’ni izlemeye başladım. Sadece oyunları izleyip, festival programı için seçkiler yapmak amacıyla değil aynı zamanda çok sayıda profesyonelin uğrak yeriydi Avignon. Oyunlar, profesyonel buluşmalar, arkadaşlıklar, güneyin giderek artan sıcağı, ağustos böceklerinin kulaklarda yer eden sesleri, hava geç karardığı için geç saatte başlayıp geç saatte biten oyunlar, kimi zaman oyun izleyerek sabahlamalar… Kısacası festival ruhunu görmek , yaşamak isteyenlere, gençlere, öğrencilerime her zaman mutlaka bir kez olsun deneyimlenmesi gerektiğini söylediğim bir festivaldir Avignon Festivali…
Son kez 2019’da gitmiştim. Arkasından Pandemi ve iki yıl boyunca her şeyin durması tabii ki festivalleri de etkilemişti. Bu yıl yeniden Avignon’a dönmeye karar vermiştim. Tam dört yıl sonra yeniden orada olmak… Tabii ki çok heyecan vericiydi. İnsan çabuk unutuyor. Çok sık seyahat etmeyince bazı alışkanlıklar kayboluyor ama sonra yine çabucak hatırlayıveriyorsunuz. Öncelikle Avignon’un merkezine yakın kalacak bir yer bulmak her şeyden önemlisi. Sonra istediğiniz oyunlara bilet bulabilmek ya da bulamadıklarınız için sürekli takipte olmak. Uçağa binip de Marsilya’dan Avignon trenine bininceye kadar her şey her zamanki seyrinde ilerledi. Tren biletlerinin fiyatı biraz artmıştı. Trenimiz Avignon’a doğru ilerlemeye başladığında yer yer yağmur yağmaya başladı. Yaz yağmuru dedik. Geçer diye düşündük. Akşama oyunlara biletimiz vardı. Bu arada bu yıl Fransa için çok farklı heyecanların yaşandığı bir yıl olarak da tarihe geçiyordu. Paris’te düzenlenecek olimpiyatlardan dolayı tüm etkinliklerin tarihleri Haziran ayına doğru çekilmişti. Uzun yıllardır Temmuz ayının ilk haftası başlayan Avignon Festivali de tabii ki be değişiklikten etkilenmişti. Festivalin tarihi bir hafta öne alınmıştı. 29 Hazian’da başladı festival 21 Temmuz’da da sona erdi. Olimpiyatların açılış törenleri için uzun zamandır büyük bir hazırlık vardı. Bir de tabii seçimler. Fransa’da seçimlerin ikinci turu 7 Temmuz’da yapılacaktı. Biz de arkadaşlarımla 6 Temmuz’da Fransa’ya hareket ettik. Fransa’da 30 Haziran’da ilk turu yapılan erken seçimlerde Marine Le Pen ve Jordan Bardella liderliğindeki aşırı sağcı Ulusal Birlik (RN) partisi, birinci sıraya yükselmiş ve ülkenin siyasi tarihinde ilk kez bir aşırı sağcı parti birinci sırada yer almıştı. Seçimlere katılımın düşük olmasının da bunda rolü büyük deniyordu. Bu sonuç
Seçimlere az bir zaman kala ve ilk tur sonuçları Fransızları bu kadar hayal kırıklığına uğratınca sanatçılar da tabii tepkisiz kalamazdı. Avignon Festivali’nin efsanevi mekânı Papalar Sarayı’nda 4 Temmuz’u 5 Temmuz’a bağlayan gece festivalin direktörü Tiago Rodrigues tarafından aşırı sağa karşı siyasi ve sanatsal büyük bir etkinlik düzenlendi. “La Nuit d’Avignon” (Avignon Gecesi) adı verilen bu etkinliğe oyuncular, sanatçı birlikleri, sendikalar, kentin yöneticileri katıldı.
5 Temmuz, sabah saat 1.15’te ihtişamlı Papalar Sarayı’nın Büyük Avlusu İtalyanca « Siamo tutti antifascisti ! » («hepimiz antifaşistiz») sözleriyle inledi. Büyük bir bölümünü gençlerin oluşturduğu iki bin kişi sesleriyle, alkışlarla bu protestoya katıldı. Etkinlik gün doğuncaya kadar da devam etti.
Bu büyük olayı yazılanlardan, arkadaşlarımın paylaştıklarından takip edebildim. Ne yazık ki önceden programda olmayan ve ani bir kararla gerçekleşen etkinlikten bir gün sonra Avignon’daydım. Ama tüm sanatçılar, orada bulunanlar bu geceden söz ediyordu. 7 Temmuz’da gerçekleşen seçimler o gün kenti alışık olmadığım bir sessizliğe ve giderek artan bir gerginliğe bırakmıştı. Seçimlerin ilk sonuçlarını Festival direktörü Tiago Rodrigues’in yönettiği “Hécube, pas Hécube” oyununu beklediğimiz Carriere de Bourbon (festivalin en ilginç mekânlarından biri, ilk olarak 1985 yılında Peter Brook tarafından Mahabharata oyununda kullanıldı) , Taş Ocağı’nda almaya başladık. Seçim sonuçları belki büyük bir zafer değildi. Sonuçlar birbirine çok yakındı ama Fransızlar bir kez daha aşırı sağın öne geçmesine engel olmuştu. İşte bir festivalin sadece bir sanat olayı olarak değil aynı zamanda seyircisiyle, oyuncusuyla, sendikasıyla, kentin yöneticileriyle tek bir bütüne dönüşerek sırası gelince halkın sesi olmasına çok etkili bir örnek….
Ismimi, e-postamı ve web sitemi bir dahaki sefere bu tarayıcıya kaydet.
Asfaltın Aykırı Çocukları: Chopper Kültürel Tarihi / 3 14 Mayıs 2026
Asfaltın Aykırı Çocukları: Chopper Kültürel Tarihi / 2 12 Mayıs 2026
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
Milo Rau’nun Festival Başarısı : “Free Republik of Vienna” – Reportare
Bu kayıt, Leman Yılmaz’ın yazı/katkı arşivinde korunması gereken dış kaynaklı bir izdir. Kaynak metin, tarihsel bağlamı ve yayın mecrasıyla birlikte ileride editoryal olarak gözden geçirilmek üzere taslak hâline getirilmiştir.
Görsel: Reportare
Milo Rau 1 Mart’ta düzenlediği basın toplantısında festivalin temasını “Özgür Viyana Cumhuriyeti” olarak ilan etmişti.
Kaynak: Reportare
Yazar / Röportaj / Program: Milo Rau 1 Mart’ta düzenlediği basın toplantısında festivalin temasını “Özgür Vi
Kaynak tarihi: 2024-07-04
Tür: Kitap / Yayın
Bağlam: Leman Yılmaz Yazı
Leman Yılmaz’ın rolü: Yazar
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: reportare
Doğrulama / dış kaynak: https://www.reportare.com/arada-bir/leman-yilmaz/milo-raunun-festival-basarisi-free-republik-of-vienna/
Kaynak Metni
Kelimelerle Fısıldayan Kadın: Yeşer Sarıyıldız
“garage”: Ankara’da Bir Sanat ve Efemera Köşesi (2.Bölüm)
“garage”: Ankara’da bir sanat ve efemera köşesi (1.Bölüm)
Görsel: Reportare
Yapay zeka ile aptallaşmak da akıllı kalmak da mümkün.
WEF Global Gender Gap ve OECD Climate-Resilient Infrastructure
Sanatsal İfade Özgürlüğü Temmuz 2024 Raporu
Günümüz tiyatro sahnesinin en kışkırtıcı, ilginç, cesur yönetmenlerinden olan Milo Rau 2018 yılından geçtiğimiz sezona kadar Belçika’da NTGent’in sanat yönetmeni olarak çok sayıda önemli projelerin, çalışmaların altına imza attı. 2023 Temmuz ayında ise Avrupa’nın önemli festivallerinden biri olan Wiener Festwochen’e beş yıl için sanat yönetmeni olarak atandı.
Milo Rau’nun sanat yönetmenliğindeki festival 17 Mayıs- 23 Haziran tarihleri arasında gerçekleşti ve geçtiğimiz hafta sona erdi.
Wiener Festwochen Avrupa’nın en önemli disiplinler arası festivallerinden biri. Bugüne kadar tiyatro, dans, müzik, performans, güzel sanatlar ve yeni sanat formlarını bir araya getirerek çok sayıda prömiyere festivalin sahnelerini açıyor. Ortak yapımlar, yeni yapımlar festivalin uluslararası kültür alanında ününü giderek arttırmasında da yol açıyor. Yöneticiler tarafından da “Avusturya’nın Kültür Elçisi” olarak görülüyor festival. Olması gereken de o tabii ki. Darısı başımıza.
17 Mayıs-23 Haziran tarihlerinde düzenlenen Wiener Festwochen Milo Rau’nun ilk festivaliydi ve büyük bir başarı ile sona erdi. Festivalle ilgili ortaya çıkan rakamlar da bu başarının en büyük kanıtı. Bu yılın programında çok sayıda topluluk ve sanatçı yer aldı. Macar film ve tiyatro yönetmeni Kornél Mundruczó’dan, sahnelediği çarpıcı ve çizgi dışı oyunlarla her yaptığı işi merakla beklenen, seyirciyi ikiye bölen Angélica Liddell’a, Pussy Riot’dan ünlü yazar Elfriede Jelinek’e kadar çok sayıda sanatçı ve topluluk festivalin konuğu oldu. Tüm dünyadan 47 tiyatro oyunu, opera ve müzik yapımı , 100’ün üzerinde aktivist ve sanat olayı, modernizmin başkenti olarak kabul edilen Viyana’nın çeşitli mekanlarında yer aldı.
Milo Rau 1 Mart’ta düzenlediği basın toplantısında festivalin temasını “Özgür Viyana Cumhuriyeti” olarak ilan etmişti. Gerçekten de Pussy Riot gibi Rusya’nın protest, feminist punk rock topluluğu ile Mozart ancak böyle bir slogan altında bir araya gelebilirdi. Ancak böyle bir festival seyircisi ile birlikte kendi anayasasını yazabilir, ya da çok sayıda Nobel Ödülü sahibi ile kendisini “Özgür Cumhuriyet” olarak tanımlayabilirdi. Rau aslında Paris Komünü geleneğine gönderme yaparak Viyana’nın küresel ve biçimsel sınırların ötesine geçerek İkinci Modernizm’in uluslararası başkenti olacağını vurguladı: tartışmalar, etkinlikler, sosyal hareketlerin aydınlar ve sanatçılarla buluştuğu bir mekân. Mitlerin ve İkinci Modernizm’in yeni bir okuma ile seyirciyle bir araya gelmesi. Milo Rau’nun bu çerçevede sorduğu sorular ise çok önemli tabii ki: “Birlikte nasıl yaşamak istiyoruz? ”Gelecekteki politika, kültür, tiyatro ve kent nasıl olacak?” Viyanalılar ve sanatçılar, tüm dünyadan aktivistler ve felsefeciler ile birlikte oluşturulan Viyana Deklarasyonu da festivalin sonunda açıklandı (bir sonraki yazımda yer vereceğim). Bu nedenle de Wiener Festwochen seyircisi ile birlikte kendi anayasasını yazan ilk kültür kurumu olarak tarihteki yerini de almış oldu.
1 Mart’ta düzenlenen basın toplantısında Milo Rau’nun yanında Academy Second Modernism’in üyesi besteci Bushra El-Turk, koreograf Florentina Holzinger, tiyatro yönetmeni Caroline Guiela Nguyen, müzik küratörü Fuzzman’ın yanısıra Festival müdürü Artemis Vakianis, Kültür ve Bilim İşleri Kent Konseyi temsilcisi Veronica Kaup-Hasler de bulundu.
Her festival sonrası bir değerlendirme yapmak festival sürecinin gidişi, seyirci ile buluşup buluşamadığı, başarısı açısından önem taşır. Geçtiğimiz günlerde paylaşılan bu rakamlara göre Milo Rau yönetimindeki festival gerçek bir başarıya da imza atmıştı.
Festival, %96 doluluğa ulaştı. Bu da sanatsal projeler, tartışma programları, atölyeler Kunsthalle’deki sergi de dahil olmak üzere 100.000 ziyaretçi/seyirci demek.
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
Tezahür — Açık Radyo
Bu ses kaydı, Leman Yılmaz’ın çalışmalarını ve düşünsel/pratik üretim alanını belgeleyen dış kaynaklardan biridir. Açık Radyo üzerinde yayımlanan kayıt, arşivde hem medya izi hem de sözlü tanıklık olarak korunmaktadır.
Görsel: Açık Radyo
İstanbul tiyatro hayatı hakkında gündelik konuşmalar. Gülin Dede Tekin, iki haftada bir Açık Dergi’de tiyatro gündemini takip ediyor. Yeni oyunlar, tartışmalar ve sahne arkası…
Kaynak: Açık Radyo
Yazar / Röportaj / Program: İstanbul tiyatro hayatı hakkında gündelik konuşmalar. Gülin Dede Tekin, iki haft
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Podcast / Ses
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://acikradyo.com.tr/program/tezahur
Kaynak Metni
İstanbul tiyatro hayatı hakkında gündelik konuşmalar.
İstanbul tiyatro hayatı hakkında gündelik konuşmalar. Gülin Dede Tekin, iki haftada bir Açık Dergi’de tiyatro gündemini takip ediyor. Yeni oyunlar, tartışmalar ve sahne arkası…
Tezahür’de konuklarımız Cem Yiğit Üzümoğlu, Ilgın Öykü Fışkın ve Berk Ütni ile Oyuncular Sendikası’nın hayata geçirmek üzere üzerinde çalıştığı çevrimiçi oyuncu platformu üzerine konuşuyoruz.
Görsel: Açık Radyo
Tezahür’de Gülin Dede Tekin, oyun yazarı Ebru Nihan Celkan ile sahne sanatlarında cinsiyet eşitliği, temsiliyet, görünmeyen emek ve güvenli çalışma alanları üzerine konuşuyor; tiyatro alanındaki yapısal sorunları, genç kuşakların deneyimlerini ve 8 Mart’ın mücadele tarihini ele alıyor.
Tezahür’de Gülin Dede Tekin, Ebru Nihan Celkan ile 8 Mart haftası vesilesiyle toplumsal cinsiyet eşitliği, kapsayıcılık, biyolojik argümanların sınırları, dilin dönüştürücü gücü ve bireysel–kurumsal dönüşümün nasıl mümkün olabileceği üzerine konuşuyor.
Uluslararası Fringe Festival İstanbul bu yıl yedinci kez düzenleniyor. Gülin Dede Tekin ekiple festivali ve Oyuncular Sendikası ile birlikte planlanan “Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Ayrımcılık ve Tacizle Mücadele” atölyesini Açık Dergi’de konuşuyor.
Yeni Metin Tiyatro Festivali başlamak üzere. Konuklarımız GalataPerform’dan Yeşim Özsoy ve Ferdi Çetin.
Görsel: Açık Radyo
Uluslararası Bodrum Tiyatro Festivali’nin sanat yönetmenliğini üstlenen Övül Avkıran ve Mustafa Avkıran ile festival hakkında konuşuyoruz.
(Bu bir transkripsiyondur. Metnin son hâli değildir.)
Zeynep Uğur ve Emre Yıldızlar ile 17-24 Eylül tarihleri arasında gerçekleşecek İstanbul Fringe Festival 2022’yi konuşuyoruz.
Gediz Alper ve Ataberk Öğe’den 1-4 Eylül tarihleri arasında ilk kez gerçekleşecek olan Bozcaada Tiyatro Festivali’nin ayrıntıları.
Çağıl Özdemir ve Eren Arıkan’la 2-5 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek olan 3. Bergama Tiyatro Festivali’nin ayrıntıları.
Tezahür’de akademisyen, mimar ve tiyatro eleştirmeni Mehmet Kerem Özel’le bir araya geliyoruz.
Gülin Dede Tekin, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin her maddesi için 30 farklı yazar tarafından yazılmış 30 hikâyenin 30 oyuncu tarafından sergilendiği “Birileri” projesinden İlyas Özçakır, Nilay Erdönmez, Başak Kara ve Erol Babaoğlu’nu konuk ediyor.
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
Gülin Dede Tekin — Açık Radyo
Bu ses kaydı, Leman Yılmaz’ın çalışmalarını ve düşünsel/pratik üretim alanını belgeleyen dış kaynaklardan biridir. Açık Radyo üzerinde yayımlanan kayıt, arşivde hem medya izi hem de sözlü tanıklık olarak korunmaktadır.
Görsel: Açık Radyo
Kaynak: Açık Radyo
Yazar / Röportaj / Program: —
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Podcast / Ses
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://apacikradyo.com.tr/kisi/gulin-dede-tekin
Kaynak Metni
(Bu bir transkripsiyondur. Metnin son hâli değildir.)
Çağıl Özdemir ve Eren Arıkan’la 2-5 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek olan 3. Bergama Tiyatro Festivali’nin ayrıntıları.
Tezahür’de akademisyen, mimar ve tiyatro eleştirmeni Mehmet Kerem Özel’le bir araya geliyoruz.
Görsel: Açık Radyo
Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Belçikalı gazeteci ve tiyatro eleştirmeni Filip Tielens’le, Belçika ve Avrupa tiyatro sahnesinin pandemi dönemini; yaşanan protestoları ve yeni olanakları konuşuyoruz!
Çıplak Ayaklar Kumpanyası’nın yeni projesi “Taşıdıklarımız” duyguları, yaşanmışlıkları, kaosu ve o göz alıcı dans performansıyla “taşımaya” basit anlamından çok daha fazlasını katıyor.
Direktör Leman Yılmaz’la 24. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Görsel: Açık Radyo
Teatra Jiyana Nû ekibinden Rugeş Kırıcı ve Nazmi Kahraman ile gösterimi yasaklanan Kürtçe tiyatro oyunu ‘Bêrû’yu ve yasağı konuşuyoruz.
Şehir Tiyatroları genel yönetmeni Mehmet Ergen’le geçtiğimiz günlerde başlayan Minimal Sezon’un ayrıntılarını dinliyoruz.
Emre Feza Soysal’la Dayanışmanın 100ü şiir projesini ve Uniq Açıkhava Oyunları’nı konuştuk.
Müzede Sahne programı “Adı Sanı, İsmi Cismi” başlığı ve “Topyekûn Kadın” temasıyla başlıyor
K’nın Sesi podcast serisinin Duygu Dalyanoğlu’ndan dinliyoruz.
Tezahür’de bu hafta Gülin Dede Tekin tiyatro emekçileri için edebiyat ve tiyatrocuları bir araya getiren Dayanışmanın 100’ü Şiir kampanyasını Tilbe Saran ve Ali Düşenkalkar’la konuşuyoruz.
Tezahür’de bu hafta Koma Sahnesi’nden Ilgın Sönmez ve Moda Sahnesi’nden Kemal Aydoğan “Tiyatromuz Yaşasın” kampanyasını konuşuyoruz.
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
Leman Yılmaz ile 25. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine söyleşi — Açık Radyo
Bu ses kaydı, Leman Yılmaz’ın çalışmalarını ve düşünsel/pratik üretim alanını belgeleyen dış kaynaklardan biridir. Açık Radyo üzerinde yayımlanan kayıt, arşivde hem medya izi hem de sözlü tanıklık olarak korunmaktadır.
Görsel: Açık Radyo
Bu hafta Tezahür’de Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşacak olan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Kaynak: Açık Radyo
Yazar / Röportaj / Program: Bu hafta Tezahür’de Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Podcast / Ses
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://apacikradyo.com.tr/podcast/tezahur/leman-yilmaz-ile-25-istanbul-tiyatro-festivali-uzerine-soylesi
Kaynak Metni
Leman Yılmaz ile 25. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine söyleşi
Bu hafta Tezahür’de Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşacak olan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Kâinatın tüm seslerine, renklerine, titreşimlerine Açık Radyo…
Görsel: Açık Radyo
Ekolojiden siyasete, edebiyattan müziğe Apaçık Radyo’da haftanın öne çıkan gündemleri mail kutunuzda!
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
“Bu Zamanda Tiyatro”: İstanbul’da Festival Zamanı — Açık Radyo
Bu ses kaydı, Leman Yılmaz’ın çalışmalarını ve düşünsel/pratik üretim alanını belgeleyen dış kaynaklardan biridir. Açık Radyo üzerinde yayımlanan kayıt, arşivde hem medya izi hem de sözlü tanıklık olarak korunmaktadır.
Görsel: Açık Radyo
Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Kaynak: Açık Radyo
Yazar / Röportaj / Program: Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşan 25. İst
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Podcast / Ses
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://apacikradyo.com.tr/tezahur/bu-zamanda-tiyatro-istanbulda-festival-zamani
Kaynak Metni
“Bu Zamanda Tiyatro”: İstanbul’da Festival Zamanı
Leman Yılmaz ile 22 Ekim-20 Kasım tarihleri arasında seyirci ile buluşan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ni konuşuyoruz.
Leman Yılmaz ile 25. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine söyleşi
Görsel: Açık Radyo
25. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim’de başlıyor. “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan festival, fiziki yapımlardan çevrimiçi gösterimlere, “kulak tiyatrosu” ve çocuk oyunlarına, beyazperde gösteriminden ücretsiz takip edilebilecek panel, söyleşi ve okuma tiyatrolarına uzanan zengin bir programla izleyicilerle buluşuyor.
Festivalin, tiyatroseverler tarafından merakla beklenen iki uluslararası fiziki yapımı Medea ve Neşe.
İtalyan yönetmen ve oyuncu Pippo Delbono’nun, sirk estetiği ve büyüsünü harmanlayan gösterisi Neşe, 4 ve 5 Kasım’da saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Platinum Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak. Dans, müzik ve tiyatronun iç içe geçtiği oyunda Pippo Delbono topluluğunun oyuncuları, duyguların en uç noktalarını; ıstırap, mutluluk, acı, heves ve sonsuz sevinç arayışını sahneye taşıyor.
Festivalin merakla beklenen bir diğer oyunu Medea’da ise, sahnelediği her oyunu heyecan yaratan yönetmen Simon Stone, antik tragedya yazarı Euripides’in neredeyse tarih boyunca sahnelenen Medea’sını, günümüzün diliyle ve gerçek bir olaydan çıkarak yeniden yazıyor. MÖ 5. yüzyıldan bu yana, tiyatro sahnelerinin belki de en karanlık karakteri Medea, bu defa sıradan bir ailenin içinde karşımıza çıkıyor. 1995’te eşinden boşanan Amerikalı bir doktorun, bu boşanma sonrasında iki çocuğunun da içinde olduğu evini ateşe verdiği gerçek bir hikâyeye selam gönderiyor. Oyunda Medea olarak karşımıza çıkan Marieke Heebink, performansıyla hem eleştirmenlerden büyük övgüler aldı hem de Altın Theo Ödülü gibi prestijli ödüllerin sahibi oldu. Medea, 17 ve 18 Kasım’da saat 20.00’de Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde.
Görsel: Açık Radyo
İngiliz yönetmen Robert Icke’nin imzasını taşıyan uluslararası yapım Oedipus ise 6 Kasım’da 14.00 ve 19.15 seanslarında Atlas 1948 Sineması perdesinden yapılacak özel bir gösterimle izleyiciyle buluşacak.
Festival, fiziki gösterilerin yanı sıra dokuz çevrimiçi yapımı izleyicilerle buluşturuyor. “Golden Mask İstanbul’da Çevrimiçi” teması kapsamında Ayı, Boris ve Güneşin Çocukları oyunları, ünlü koreograf Crystal Pite’tan Betroffenheit ve Müfettiş, dans severler için, dört farklı koreografın imzasını taşıyan Bugün Yaratmak ve çocuklar için Alice izleyiciyle buluşuyor. Yerli çevrimiçi programda radyo tiyatrosu geleneğinin yeni biçimi olarak iki “kulak tiyatrosu” etkinliği var: Podacto yapımı Açık Aile ve Tiyatro Boyalı Kuş’tan Kendine Ait Bir Oda. (Çevrimiçi programda yer alan gösterimler, festival boyunca tüm Türkiye’den, passostudio.com adresi üzerinden izlenebilecek.)
Açık Dergi’de Tezahür’de yeniden fiziksel etkinliklere dönerken, dijitalden eline eteğini çekmeyen Tiyatro Festivali’nin 25. edisyonunu direktör Leman Yılmaz’la konuştuk.
Programının tüm ayrıntıları tiyatro.iksv.org/tr/program adresinde.
Kâinatın tüm seslerine, renklerine, titreşimlerine Açık Radyo…
Ekolojiden siyasete, edebiyattan müziğe Apaçık Radyo’da haftanın öne çıkan gündemleri mail kutunuzda!
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
Tiyatro Festivali’nden Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu’na Saygıyla… — Bianet
Bianet tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.
Görsel: Bianet
Genco Erkal’ın 60. sanat yılı ve Dostlar Tiyatrosu’nun 50. yılı 23. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında özel bir seçkiyle kutlanacak.
Kaynak: Bianet
Yazar / Röportaj / Program: Genco Erkal
Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
Tür: Röportaj
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://bianet.org/haber/tiyatro-festivali-nden-genco-erkal-ve-dostlar-tiyatrosu-na-saygiyla-215901
Kaynak Metni
Tiyatro Festivali’nden Genco Erkal ve Dostlar Tiyatrosu’na Saygıyla…
Türkiye tiyatrosunun önemli isimlerinden Genco Erkal’ın 60. sanat yılı ve Dostlar Tiyatrosu’nun 50. yılı 23. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında özel bir seçkiyle kutlanacak.
Bugüne dek birçok ödüle değer görülen Genco Erkal bu vesileyle üç ayrı oyunuyla festival kapsamında seyirci karşısına çıkacak.
Görsel: Bianet
Bir Nâzım Hikmet uyarlaması olan “Yaşamaya Dair”de sahnede Erkal’a, sesiyle Tülay Günal eşlik ediyor. Oyun yarın (16 Kasım) saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.
Türkiye’nin ilk tek kişilik oyunu olarak Genco Erkal tarafından 1965’te oynanan “Bir Delinin Hatıra Defteri” ile sanatçı 18 Kasım günü saat 20.30’da Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilir. Erkal’ın uyarlayıp yönettiği tek kişilik müzikli gösteri “Merhaba”da ise seyirci, edebiyat dünyasının beş büyük ismi eşliğinde 19 Kasım akşamı saat 20.30’da Cadde Bostan Kültür Merkezi’nde bir yolculuğa çıkacak.
Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında da Genco Erkal’ın 60., Dostlar Tiyatrosu’nun 50. Yılı’na Saygıyla sempozyum düzenlenecek. Festival direktörü Leman Yılmaz’ın yapacağı açılış konuşmasını izleyecek oturumlarda Prof. Dr. Ayşegül Yüksel, Prof. Dr. Dikmen Gürün, Prof. Dr. Kerem Karaboğa, Seçkin Selvi, Prof. Dr. Simten Gündeş, Prof. Dr. Zehra İpşiroğlu, Prof. Dr. Zeliha Berksoy ve Zeynep Oral söz alacak.
Son oturum ise “Buluşmalar” başlığı altında Arif Erkin’den Nurten Tuç’a, Zeynep Irgat’tan Ece Yassıtepe’ye, Meral Çetinkaya’dan, Metin Deniz’e, Tülay Günal’a anıları ve anekdotlarıyla tiyatro dünyasından pek çok değerli ismi bir araya getirecek.
İstanbul Üniversitesi’nin Psikoloji bölümünü bitirdi. 1959’dan başlayarak Türkiye’nin önemli özel tiyatro topluluklarında oyuncu ve yönetmen oarak çalıştıktan sonra, 1969’da, bugün de sanat yönetmeni olduğu Dostlar Tiyatrosu’nu kurdu.Gorki, Brecht, Sartre, Peter Weiss, Steinbeck, Havel, Tankred Dorst gibi yabancı yazarların yanı sıra, Aziz Nesin, Haldun Taner, Nazım Hikmet, Can Yücel, Refik Erduran, Vasıf Öngören, Orhan Asena, Behiç Ak gibi Türk yazarlarının oyunlarını yönetti. Roman, öykü, şiir gibi değişik türlerden tiyatroya uyarlamalar yaptı, oyunlar çevirdi.
Çeşitli ödüller kazandığı ünlü rolleri arasında Aslan Asker Şvayk, Gogol’ün Bir Delinin Hatıra Defteri, Brecht’in Galileo’su, Maxwell Anderson’un Yalınayak Sokrates’i, Nâzım Hikmet’ten Kerem Gibi, Can Yücel’den Can sayılabilir.
Senfonik konserlerde Prokofiev’in Peter ile Kurt, Stravinski’nin Askerin Öyküsü, Fazıl Say’ın Nâzım adlı yapıtlarını anlatıcı olarak seslendirdi.
Önemli uluslararası film festivallerinde gösterilen ve birçok ödül kazanan At, Faize Hücum, Hakkâri’de Bir Mevsim, Camdan Kalp filmlerinin baş rolünde oynadı. TRT Televizyonu için Haldun Taner’in ünlü müzikli oyunu Keşanlı Ali Destanı’nı yönetti ve oynadı.
Değişik yıllarda birçok kez “yılın en iyi erkek oyuncusu”, “en iyi tiyatro yönetmeni” seçildi, yaşam boyu başarı ödülleri kazandı. 1982 ve 1983 yıllarında “en iyi sinema oyuncusu” olarak Antalya Film Festivali’nde iki kez Altın Portakal aldı.
1993-1998 yılları arasında, Paris’te ve Avignon Festivali’nde Fransızca da oynamaya başlayan Genco Erkal, üç Fransız yapımında rol aldı: Nâzım Hikmet’ten Sevdalı Bulut, Philippe Minyana’dan Ou vas-tu Jérémie? ve Paulo Coelho’nun ünlü romanından uyarlanan Simyacı.
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
christian rizzo’dan “d’apres une histoire vraie” — Blogspot
Blogspot tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.
Görsel: Blogspot
Kaynak: Blogspot
Yazar / Röportaj / Program: —
Kaynak tarihi: 2008
Tür: Röportaj
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://danzon2008.blogspot.com/2016/05/christian-rizzodan-dapres-une-histoire.html
Kaynak Metni
mehmet kerem özel’in hayata ve sanata dair yaşadıklarını, takip ettiklerini, tanık olduklarını ve izlenimlerini paylaştığı günlüğü. [for english version please visit danzon2017.blogspot.com.tr]
christian rizzo’dan “d’apres une histoire vraie”
20. istanbul tiyatro festivali / genel değerlendirme
Görsel: Blogspot
mesut arslan’dan atmosferik bir uyarlama: “gizli yüz”
langhoff ve hillje’ye berlin tiyatro ödülü
[parantez]den sızan zaman ve mekan: nefret radyosu
orada olmak vardı I : zaferler ve ağıtlar
Görsel: Blogspot
borusan istanbul filarmoni orkestrası (20)
international institute of political murder (4)
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.
2017haziran.pdf — FORM GD
Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.
Kaynak: FORM GD
Yazar / Röportaj / Program: —
Kaynak tarihi: 2021
Tür: Haber
Bağlam: Röportaj & Video
Leman Yılmaz’ın rolü: Bahsedilen
Dil: Türkçe
İlgili proje/kurum: —
Doğrulama / dış kaynak: https://formgd.com.tr/wp-content/uploads/2021/09/2017haziran.pdf
Kaynak Metni
Kaynak metni otomatik olarak çıkarılamadı; yayın öncesi manuel araştırma ve editoryal kontrol gerekir.
Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.