Sema Elcim yazdı: 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından: Leman Yılmaz ile söyleşi… | Tiyatro Dergisi

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Sema Elcim yazdı: 23. İstanbul Tiyatro Festivali'nin ardından: Leman Yılmaz ile söyleşi... | Tiyatro Dergisi kaynak görseli
Görsel: Tiyatro Dergisi

Sema Elcim yazdı: 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından: Leman Yılmaz ile söyleşi… | TİYATRO ÖZGÜRLEŞTİRİR…

  • Kaynak: Tiyatro Dergisi
  • Yazar / Röportaj / Program: Sema Elcim yazdı: 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından: Leman Yılmaz ile
  • Kaynak tarihi: 2019-12-02
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://tiyatrodergisi.com.tr/23-istanbul-tiyatro-festivalinin-ardindan-leman-yilmaz-ile-soylesi/

Kaynak Metni

Sema Elcim yazdı: 23. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ardından: Leman Yılmaz ile söyleşi…

İstanbul Tiyatro Festivali direktörü Leman Yılmaz ile geride bıraktığımız 23. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine konuştuk.

23. İstanbul Tiyatro Festivali’ni genel hatlarıyla değerlendirmenizi istesek, neler söylersiniz Leman Hanım?

Festivali rakamlarla değerlendirecek olursak; bu yıl 18 gün süren festivalde, 17 farklı mekan kullanıldı. 12 Uluslararası, 16 yerli yapım toplamda 28 tiyatro, dans ve perfromans topluluğu 78 gösterim gerçekleştirdi. 23 bini aşkın izleyici festivali takip etti. Festival 21 ülkeden 383 sanatçıyı ağırladı.

Festivalin açılış oyunu Şahika Tekand’ın yazdığı ve yönettiği İO idi. Mekana özgü olarak kurgulanan Kadar Kuzguncuk İskelesi’nde gerçekleşti ve sezonda da devam edecek. Sahibinden Kiralık Mayıs-Haziran ayında Viyana’da düzenlenen Wiener Festwochen’in konuğu olacak. Festivalin Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamında da çok çeşitli etkinlikler gerçekleştirildi. Genco Erkal’ın 60., Dostlar Tiyatrosu’nun 50. Yılına saygıyla sempozyumu, Türkiye’de Çağdaş Tiyatro Paneli bu etkinlikler arasında yer aldı.

İstanbul Tiyatro Festivali 2014 yılından bu yana düzenlediği “Uluslararası Paltform”la yurt dışından festival yöneticilerini, tiyatroların artistik direktörlerini festivale davet ediyor ve onları buradaki topluluklarla, sanatçılarla bir araya getiriyor. Bu platformun bugüne kadar çok önemli geri dönüşü de oldu. Bu platform aracılığıyla festival programında olsun ya da olmasın topluluk ya da sanatçılarımız yurt dışından davet alıyor ve oyunlarını sahneleme olanağı buluyor.

Festivalde bu yıl 12 yabancı oyun sahnelendi dediniz. Yabancı oyunlar hangi ülkelerden seçildi?

Bu yıl, Belçika, Rusya, Fransa, Portekiz, Almanya-Kore ve Yunanistan’dan gelen oyunlar sahnelendi..

İstanbul Tiyatro Festivali’nin bir prömiyer geleneği var. Bu sene sahnelenen oyunlardan hangileri prömiyer yaptı?

Bu yıl festival programında 16 yerli yapım yer aldı. Bu yapımlardan 11’i festivalde prömiyer yaptı. Bir oyunumuz festivalin başlamasından çok kısa bir süre önce prömiyer yaptı. Her yıl böyle bir istisna oyunumuz oluyor. Prömiyer yapan oyunlarımız İO, Dünyanın Ortasında Bir Yer, Ver Parayı!, Kadar, Narin Napalm, Kaldırım Serçesi, Sahibinden Kiralık, Bak Sen!, Ceren Ercan’ın iki metninin okuması, Bir Şey, Kedi Kedi. Tiyatro Pera’nın sahnelediği “Barakalar ve Saraylar” çok kısa bir süre önce prömiyer yaptı. Ayrıca Genco Erkal’ın 60. Sanat yılı, Dostlar Tiyatrosu’nun 50. Yılı nedeniyle programımızda yer alan sempozyum ve bu özel saygı programı çerçevesinde Yaşamaya Dair, Bir Delinin Hatıra Defteri ve Merhaba oyunları da yine programımızda yer aldı.

Festival kapsamında düzenlenen “Birlikte Konuşalım” söyleşi serilerinde konu başlıkları nasıl belirlendi ve katılım nasıldı?

“Birlikte Konuşalım” Habitus Kitap ve Bahar Çuhadar’ın festivale önerdikleri bir projeydi. Bizim de festival olarak uzun süredir festival başlamadan, festivale hazırlık olarak düşündüğümüz ama bir türlü uygulamaya geçemediğimiz bir ön program düzenleme düşüncemiz vardı.. Bu öneri bu açıdan bizi de çok mutlu etti. Aslında kayıtlı katılımlar çok yüksekti ve biz de bu nedenle başvuruları belli sayılarda sınırladık. Ne yazık ki başvuranlarla katılanların sayısı çok farklı oluyor. Ücretsiz etkinlik olmasından olabilir. Başvuranlar ve gelmeyenler bir taraftan aslında başkalarının katılımını da engellemiş oluyor. Halbuki çok güzel bir içerik ve çok güzel bir buluşma idi.

Festivalin bu seneki sloganı #hayattersyuz idi. Neden 23. İstanbul Tiyatro Festivali izleyicilerini hayata ters yüz bakmaya çağırdı?

Aslında İstanbul Tiyatro Festivali bir tema seçip ona göre içerik yapmıyor. Aslında hiçbir tiyatro festivali, Avignon ya da Edinburgh örneğinde olduğu gibi bir tema ile yola çıkmıyor. Ama tabii ki sonuçta yolda ilerlerken izlenen oyunlar, daha önceden izlenmiş oyunlar arasından bir seçki yaparken, programın omurgasını oluştururken bir harita çıkıyor ortaya. Bu yıl programımız geniş bir yelpazede farklı etkinlikler içerdi. Bu oyunlar/gösteriler içerisinde de seyircinin yaşayacağı farklı deneyimler vardı. “Hayat Ters Yüz” derken biraz da buradan yola çıktık.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu | Tiyatro Dergisi

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu | Tiyatro Dergisi kaynak görseli
Görsel: Tiyatro Dergisi

Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu | TİYATRO ÖZGÜRLEŞTİRİR…

  • Kaynak: Tiyatro Dergisi
  • Yazar / Röportaj / Program: Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu | TİYATRO ÖZGÜRLEŞTİRİR…
  • Kaynak tarihi: 2022-03-01
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Proje Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: dasdas

Doğrulama / dış kaynak: https://tiyatrodergisi.com.tr/doc-dr-leman-yilmaz-dasdasin-proje-direktoru-oldu/

Kaynak Metni

Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu

2005 yılından bu yana İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın düzenlediği İstanbul Tiyatro Festivali’nde çalışan, 2013 yılından itibaren ise festivalin direktörlüğünü üstlenen Doç Dr. Leman Yılmaz geçtiğimiz ay DasDas’ta proje direktörü olarak göreve başladı. Kariyeri boyunca Tarih Vakfı, İstanbul Fransız Kültür Merkezi ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı gibi kurumlarda çalışarak birçok başarılı festival ve de etkinliğe imza atan Yılmaz, DasDas’ta proje geliştirmede, yeni ve farklı iş birlikleri alanında proje direktörü olarak yer alacak.

Schaubühne’nin Düzenlediği FIND 2026’dan İzlenimler – 2

Doç. Dr. Leman Yılmaz DasDas’ın Proje Direktörü Oldu | Tiyatro Dergisi kaynak görseli
Görsel: Tiyatro Dergisi

Gürcistan’dan Rustaveli Ulusal Tiyatrosu İstanbul’da

Çat Kapı Doğaçlama’dan İnteraktif Doğaçlama Komedi Gösterisi

“BlueScat”: O Elmayı Yeriz ya da Zor Oyunu…

Tiyatro Sahnesinden Kalplere Sevgi Baharatı Serpti: “Mete İnselel”

Serap Erincin’den Performans Sanatları Atölyesi: “Bir Araştırma Yöntemi…

Tarkan Osoy yazdı: Tiyatro Artık Bir “Naivete”dir

42 Yıl Önce Bugün Kaybettiğimiz Vasıf Öngören’in Anısına,…

İstanbul Tiyatro Festivali’nin 2027-2028 Küratörleri Açıklandı: Naz Erayda…

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: “Hepimiz Sahneleri Çok Özledik” | Tiyatro Dergisi

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: "Hepimiz Sahneleri Çok Özledik" | Tiyatro Dergisi kaynak görseli
Görsel: Tiyatro Dergisi

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: “Hepimiz Sahneleri Çok Özledik” | TİYATRO ÖZGÜRLEŞTİRİR…

  • Kaynak: Tiyatro Dergisi
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: “Hepimiz Sahneleri Çok Özledi
  • Kaynak tarihi: 2021-09-01
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://tiyatrodergisi.com.tr/istanbul-tiyatro-festivali-direktoru-leman-yilmaz-hepimiz-sahneleri-cok-ozledik/

Kaynak Metni

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: “Hepimiz Sahneleri Çok Özledik”

Bu yıl da hem çevrimiçi hem de fiziki olarak izleyiciyle buluşacak olan 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin direktörü Leman Yılmaz, her iki gösterim için de sahnenin gücünün önemine vurgu yaptı.

Pandemiyle beraber bir buçuk yıl boyunca ekonomik güçlüklerle ayakta kalmaya çalışan tiyatro dünyasına nefes aldıracak festival için geri sayım başladı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından 25’incisi düzenlenecek İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim’de perdelerini açıyor. “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla duyurulan festivale 25 yerli ve uluslararası yapım konuk oluyor. Festivalin bir özelliği de hem çevrimiçi hem de fiziksel gösterimlerinin olması.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: "Hepimiz Sahneleri Çok Özledik" | Tiyatro Dergisi kaynak görseli
Görsel: Tiyatro Dergisi

Yurtdışından 11 yapımı tiyatro severlerle buluşturacak festival, 14 yerli yapımın ise Türkiye prömiyerine sahne olacak. Festival ayrıca “kulak tiyatrosu”ndan çocuk oyunlarına, beyazperde gösteriminden ücretsiz takip edilebilecek panel, söyleşi ve okuma tiyatrolarına uzanan programla izleyicilerle buluşacak. Öte yandan festival bu yıl ilk kez ‘kadın’ ve ‘ekolojik sürdürülebilirlik’ isimli iki tema ile seyirci karşısına çıkacak. 25. Tiyatro Festivali’nin direktörü Leman Yılmaz ile festivali konuştuk.

Leman Yılmaz – 25. Tiyatro Festivali Direktörü

“Bu Zamanda Tiyatro” sloganı ile başladık sohbetimize. Sözlerine umut kavramının önemine değinerek başlayan Yılmaz, bu sloganın ardındaki anlamı şöyle açıkladı: “Son bir buçuk yıldır yaşadığımız tüm olumsuzluklara rağmen, geleceğe hep umutla bakmak çok önemli. Özellikle pandemiyle birlikte uzak kaldığımız her şeyin değerini daha da çok anladık. Tiyatroların açılmasını dört gözle bekledik. Sahnede oyun izlemek, birlikte olmak, konuşmak, paylaşmak… Ne kadar da değerliymiş.”

Geçtiğimiz yıl da zorlu koşullara karşın festivalin yapıldığını hatırlatan Yılmaz, “Dünyanın her yerinde tüm festivallerin iptal olduğu bir dönemde biz her şeye rağmen festivali yapmaya karar verdik. Yaşanan tüm umutsuzluğun içinde hepimiz için bir umut oldu” şeklinde konuştu. Hem ekonomik güçlük çeken özel tiyatrolar için hem de sahnelerle buluşmayı özleyen seyirci için bir fırsat sunduklarını belirten Yılmaz, düşüncelerini şöyle aktardı: “Festivalde 14 yerli yapımımız var. Bunlardan 11’i fiziksel olarak mekânlarda seyirci ile buluşacak. Bir taraftan uzun zamandır ara verilen tiyatro üretimine bir katkısı olacak festivalde, diğer taraftan fiziksel mekânlarda seyircimizle yeniden bir araya gelme fırsatını yakalayacağız. Hepimiz sahneleri çok özledik.”

Yılmaz, oyunların nasıl bir hassasiyetle 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programında buluştuğunu sorduğumuzda, “Yurt dışından davet ettiğimiz topluluklarla geçen yıldan bu yana yazışıyorduk. Özellikle Hollanda seçkisi zaten bir süredir üzerine çalıştığımız bir programdı. Uluslararası dolaşımın pandemi ve karantina koşulları nedeniyle yapılamadığı bu dönemde seyircimizi fiziksel oyunların yanı sıra önemli koreograf ve yönetmenlerin çalışmalarıyla çevrimiçi olarak buluşturmayı planladık. Yerli yapımlarda ise geçen yılın aksine artık ekranda oyun izlemenin de ilk aylardaki etkisinin azaldığını da düşünerek daha çok fiziksel mekânlara yönelik bir program yaptık” yanıtını verdi.

Festivale konuk olacak yapımın bir bölümü çevrimiçi gösterimlerle tüm Türkiye’den izlenebilirken bir bölümüyse Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Profilo Kültür Merkezi Batı Ana Sahne, Duru Ataşehir, Moda Sahnesi, Caddebostan Kültür Merkezi, Müze Gazhane, Yapı Kredi bomontiada ve Zorlu PSM’de fiziksel olarak izleyicileriyle buluşacak.

Yılmaz’ın çevrimiçi gösterimlerin tiyatronun doğasına aykırı olduğu konusundaki eleştirilere cevabı şöyle oldu: “Çevrimiçi gösterimlerden neyin kastedildiği çok önemli. Çünkü çok farklı yöntemler söz konusu. Öyle çevrimiçi oyunlar var ki çok sayıda kamera ile çekiliyor ve teatral sahnenin özelliklerini yitirmeden izleyebiliyorsunuz. Ayrıca çevrimiçinin de en önemli artısı festival olarak İstanbul dışındaki izleyicilere de ulaşabilmek. Ama tabii ki sahnenin gücü çok önemli.”

Festivalin onur ödülleri, bu yıl yazar ve akademisyen Prof. Dr. Ayşegül Yüksel ile İtalyan yönetmen Pippo Delbono’ya değer görüldü. Yılmaz, isimlerin neye göre belirlendiğini şu sözlerle anlattı: “Prof. Dr. Ayşegül Yüksel tiyatro alanında hem akademisyen, hem yazar, hem eleştirmen olarak çok önemli ve çok değerli bir isim. Kitapları başucumuzda her zaman başvuru kaynağımız. Ayşegül Hoca’nın tiyatro sanatına katkısı çok önemli. Pippo Delbono ise sahnelediği oyunlarla, oyunculuğa getirdiği farklı bakışla, sahne üzerinde yarattığı şiirsel ve renkli sahne diliyle İtalya’nın önde gelen yönetmenlerinden. Bu özelliklerinden yola çıktık.”

Kaynak: https://www.birgun.net/haber/sahnelerin-gucu-adina-358476

Schaubühne’nin Düzenlediği FIND 2026’dan İzlenimler – 2

Gürcistan’dan Rustaveli Ulusal Tiyatrosu İstanbul’da

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Bu röportaj için Reportare ekibine ve Leman Yilmaz a teşekkür ederim. Aklımdakileri anlatmak ve deneyimlerimi paylaşmak benim için çok kıymetliydi. Ma

Linkedin tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Bu röportaj için Reportare ekibine ve Leman Yilmaz a teşekkür ederim. Aklımdakileri anlatmak ve deneyimlerimi paylaşmak benim için çok kıymetliydi. Ma kaynak görseli
Görsel: Linkedin

Bu röportaj için Reportare ekibine ve Leman Yilmaz a teşekkür ederim. Aklımdakileri anlatmak ve deneyimlerimi paylaşmak benim için çok kıymetliydi. Many thanks to Reportare team and Leman Yilmaz for this interview. It was very valuable for me to say what is on my mind and to share my experiences. https://lnkd.in/eQM597Wz

  • Kaynak: Linkedin
  • Yazar / Röportaj / Program: Bu röportaj için Reportare ekibine ve Leman Yilmaz a teşekkür ederim. Aklımdakil
  • Kaynak tarihi: 1966
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: reportare

Doğrulama / dış kaynak: https://tr.linkedin.com/posts/umut-kurc_produksiyonun-a-b-csi-sahne-arkas%C4%B1-activity-7023639961119662080-jhW_

Kaynak Metni

LinkedIn ve 3. taraflar, Hizmetlerimizi sunmak, analiz etmek ve geliştirmek ve size, LinkedIn içinde ve dışında daha ilgili reklamlar (profesyonel reklamlar ve iş ilanı reklamları dahil) göstermek için önemli ve önemsiz çerezleri kullanır. Çerez Politikamız hakkında daha fazla bilgi edinin.

Bu röportaj için Reportare ekibine ve Leman Yilmaz a teşekkür ederim. Aklımdakileri anlatmak ve deneyimlerimi paylaşmak benim için çok kıymetliydi. Many thanks to Reportare team and Leman Yilmaz for this interview. It was very valuable for me to say what is on my mind and to share my experiences. https://lnkd.in/eQM597Wz

Yorumları görmek veya yorum eklemek için oturum açın

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

’25. İstanbul Tiyatro Festivali’ 22 Ekim’de başlayacak — Anadolu Ajansı

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

'25. İstanbul Tiyatro Festivali' 22 Ekim'de başlayacak — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

Festivalde, yurt dışından ve Türkiye’den toplam 25 tiyatro, performans ve dans gösterisi izleyicilerin beğenisine sunulacak | Anadolu Ajansı

  • Kaynak: Anadolu Ajansı
  • Yazar / Röportaj / Program: Festivalde, yurt dışından ve Türkiye’den toplam 25 tiyatro, performans ve dans g
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/25-istanbul-tiyatro-festivali-22-ekimde-baslayacak/2360227

Kaynak Metni

’25. İstanbul Tiyatro Festivali’ 22 Ekim’de başlayacak

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen “25. İstanbul Tiyatro Festivali”, bu yıl “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla 22 Ekim ve 20 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşacak.

Festivalde, yurt dışından ve Türkiye’den toplam 25 tiyatro, performans ve dans gösterisi izleyicilerin beğenisine sunulacak. 25 yerli ve uluslararası yapımın bir bölümü çevrim içi gösterimlerle tüm Türkiye’den izlenebilirken bir bölümüyse Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Profilo Kültür Merkezi Batı Ana Sahne, Duru Ataşehir, Moda Sahnesi, Caddebostan Kültür Merkezi, Müze Gazhane, Yapı Kredi bomontiada ve Zorlu PSM’de fiziksel olarak Kovid-19 önlemleri altında sahnelenecek.

'25. İstanbul Tiyatro Festivali' 22 Ekim'de başlayacak — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

Uluslararası yapımlar gösteri sponsoru ENKA Vakfının desteğiyle yurtdışından 11 fiziki ve çevrim içi yapımı da tiyatroseverlerle buluşturacak festival, 14 yerli yapımın ise Türkiye prömiyerine sahne olacak. Her yıl olduğu gibi festivalin Öğrenme ve Gelişim Programı kapsamındaki paneller, atölye çalışmaları, söyleşiler, okuma tiyatroları gibi ücretsiz yan etkinlikler de festivale eşlik edecek.

Festivale ilişkin yapılan çevrim içi tanıtım toplantısında konuşan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “1989’dan bu yana düzenlediğimiz 24 festivalde olduğu gibi yine gösterileri ve yan etkinlikleriyle çok yönlü bir şenlik hazırladık. Bir yandan sahnelerde buluşuyor, bir yandan da çevrimiçi gösterimlerle dünyadan farklı örnekleri izleyicilerimize ulaştırmaya devam ediyoruz. Festivalimizin tanıtımlarında göreceğiniz ‘bu zamanda tiyatro’ sloganı, tüm dünyanın altüst olduğu bu dönemde tiyatronun bizi nasıl birleştirdiğini, nasıl değiştirdiğini, bize nasıl nefes aldırdığını hatırlatıyor.” diye konuştu.

Toplantıda festivalin programını açıklayan İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz da şunları kaydetti:

“İstanbul Tiyatro Festivali pandeminin en ağır yaşandığı 2020’de umut etmenin önemiyle festivali karma bir programla gerçekleştirmişti. Bu yıl da kimi belirsizliklerin devam etmesi nedeniyle festival programını yine hem fiziksel hem de çevrim içi tiyatro, dans, performans gösterilerinin yer aldığı karma bir kurgu ile hazırladık. Geçtiğimiz festivalde edindiğimiz deneyim bu yılın programını hazırlarken bize yol gösterdi. 25. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programında yurt dışından 3’ü fiziksel, biri ekran gösterimi ve 7’si çevrim içi olmak üzere 11 yapım yer alıyor. Yerli yapımlar ise ağırlıklı olarak fiziksel mekanlarda sahnelenecek. Bu zorlu zamanda tiyatronun nefes aldıracağına inancımız çok güçlü. Umudumuz ise bu zorlu süreci göğüslememizde en önemli desteğimiz.”

'25. İstanbul Tiyatro Festivali' 22 Ekim'de başlayacak — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

Toplantıda ayrıca festivalin sponsorluğu adına Koç Holding Enerji Grubu Başkanı Yağız Eyüboğlu da bir konuşma yaptı.

Festivalin onur ödülleri Ayşegül Yüksel ve Pippo Delbono’ya verilecek

25. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri ise bu yıl yazar ve akademisyen Prof. Dr. Ayşegül Yüksel ile İtalyan yönetmen Pippo Delbono’ya takdim edilecek.

Milletlerarası Tiyatro Enstitüsü, Türkiye Milli Merkezinin yönetim kurulu üyesi (1986-1991), Tiyatro Eleştirmenleri Birliği kurucu üyesi, İstanbul Tiyatro Festivali ile Uluslararası Ankara Tiyatro Festivali danışma kurullarında üyelik görevlerini üstlenen, pek çok yayında tiyatro inceleme ve araştırma yazıları yazan Prof. Dr. Ayşegül Yüksel de “Bu ödülün anlamı benim için iki açıdan çok büyük. İlki, bugüne dek bu ödüle değer bulunmuş çok değerli sanat insanlarıyla buluşturulmuş olmam, ikincisi ise bana verilmiş bir 80. yaş armağanı olması. Yaşamının çoğunu tiyatroya gitmekle, tiyatro okumakla, tiyatro dersi vermekle, tiyatro üstüne yazmakla geçirmiş birinin geriye dönüp bakmasını gerektiren bir yaştayım. İşte bu aşamada gelen böyle bir armağan, günlerimi, gecelerimi boşa harcamadığımı, ‘yaptıklarımı iyi ki yaptığımı’ söylüyor bana.” ifadelerini kullandı.

İtalyan yazar, oyuncu ve yönetmen Pippo Delbono ise ödülünü 4 Kasım’da Zorlu PSM’de ENKA Vakfı desteğiyle sahnelenecek “Neşe” oyununun ardından alacak.

25. İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl fiziki yapımlardan çevrim içi gösterimlere, kulak tiyatrosundan çocuk oyunlarına, beyazperde gösteriminden ücretsiz takip edilebilecek panel, söyleşi ve okuma tiyatrolarına uzanan zengin bir programla bir ay boyunca izleyicilerle buluşacak.

Festivalde 10 yerli yapım, ilk defa İstanbul Tiyatro Festivali’nde sahnelenecek. Kocaeli Şehir Tiyatroları da “Vişne Bahçesi”nin İstanbul prömiyerini festivalde yapacak. Yerli programda bu yıl ayrıca çevrim içi olarak dinlenebilecek üç kulak tiyatrosu yer alıyor.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İstanbul Tiyatro Festivali 25 bin izleyiciyi hedefliyor — Anadolu Ajansı

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İstanbul Tiyatro Festivali 25 bin izleyiciyi hedefliyor — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen “İstanbul Tiyatro Festivali”, 3 Mayıs’ta “Godot’yu Beklerken” oyunuyla başlayacak. | Anadolu Ajansı

  • Kaynak: Anadolu Ajansı
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen “İstanbul Tiya
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/kultur-sanat/istanbul-tiyatro-festivali-25-bin-izleyiciyi-hedefliyor/564970

Kaynak Metni

İstanbul Tiyatro Festivali 25 bin izleyiciyi hedefliyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından bu yıl 20’ncisi düzenlenen “İstanbul Tiyatro Festivali”nde, yönetmen Guy Cassiers ve dramaturg Erwin Jans tarafından Jonathan Littell’in aynı adlı kitabından tiyatroya uyarlanan “Merhametliler”, Orhan Pamuk’un aynı adlı film senaryosundan Mesut Arslan tarafından tiyatroya uyarlanan “Gizli Yüz”, İranlı kadın yazar Mahin Sadri ve yönetmen Afsaneh Mahian’ın İran ve Fransa’da büyük beğeni toplayan, birçok ödül alan “Her Gün Biraz Daha” oyunları izleyiciyle buluşacak.

Christian Rizzo’nun 2004’te İstanbul’da bir festivalde izlediği halk dansından esinlenerek yarattığı “Gerçek Hayattan Alınmıştır” oyunlarıyla, son yılların dikkat çeken yönetmeni Milo Rau’nun “Nefret Radyosu” projesi de festivalde izlenebilecek.

İstanbul Tiyatro Festivali 25 bin izleyiciyi hedefliyor — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

Ölümünün 400. yılında İngiliz şair ve oyun yazarı William Shakespeare’in, oyunlarında sahne üzerinde gerçekleşen 75 ölüm, “Shakespeare’in Bütün Ölümleri” adıyla Spymonkey topluluğu tarafından sahnelenecek. Shakespeare’in “Coriolanus” oyunu da İstanbul Devlet Tiyatrosu yapımıyla Malcolm Keith Kay’ın yönetmenliğinde sahneye konulacak.

Festival kapsamında 19-22 Mayıs’ta, yabancı profesyonel konuklara yönelik belirli oyunların gösterimlerinin yapılacağı bir platform düzenlenecek. Bu platforma, uluslararası oyun yazarları ağı The Fence ve tiyatro çevirmenleri ağı Eurodram’dan ekipler katılacak.

Caddebostan Kültür Merkezi, Cevahir Sahnesi, Fransız Kültür Merkezi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bomonti Yerleşkesi, Moda Sahnesi, Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Evi, Pera Müzesi, Salon İKSV, Salt Galata, Üsküdar Tekel Sahnesi, Yunus Emre Kültür Merkezi ile Zorlu Performans Sanatları Merkezi, 28 Mayıs’ta sona erecek festivalin mekanları arasında yer alıyor.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz, AA muhabirine yaptığı açıklamada, programın, Şahika Tekand’ın yönettiği “Godot’yu Beklerken” oyunu ile başlayacağını belirterek, “3 Mayıs akşamı başlıyoruz. Festival programında 10 yabancı, 23 yerli yapım var. Yaklaşık 25 bin seyirciyi hedefliyoruz.” dedi.

İstanbul Tiyatro Festivali 25 bin izleyiciyi hedefliyor — Anadolu Ajansı kaynak görseli
Görsel: Anadolu Ajansı

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Fanatik Yahudiler, İsrail polisi koruması altında işgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinlilerin dükkanlarına saldırdı

Gazze’ye doğru ilerleyen Küresel Sumud Filosu konvoyu Libya’nın batısındaki Misrata’ya ulaştı

BM Raportörü Albanese’ye göre, İsrail’in Filistinlilere karşı işkenceleri soykırımın yapısal bir özelliği

İspanya devlet televizyonu, Eurovision’un başlama saatinde “Filistin için barış ve adalet” çağrısı yaptı

Bakan Güler, Türkiye ve ABD’nin NATO Daimi Temsilcilerini kabul etti

Belçika, gelecek yıl Eurovision’a yarışmacı göndermemeyi değerlendiriyor

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

19 yaşında ve hâlâ genç — Agos

Agos tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

19 yaşında ve hâlâ genç — Agos kaynak görseli
Görsel: Agos

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) bu yıl 19. kez düzenlediği İstanbul Tiyatro Festivali başladı. Pek çok tiyatro severin iple çektiği, iki yılda bir düzenlenen festival, ilk kez sahnelenecek yapımlar ve çeşitli ülkelerden oyunlarla yine heyecan veriyor. 5 Haziran’a dek sürecek olan festivalde, yurtdışından yedi, Türkiye’den 33 proje seyirciyle buluşacak.

  • Kaynak: Agos
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.agos.com.tr/tr/haber/19-yasinda-ve-hl-genc-7065

Kaynak Metni

Sekiz yıl festival direktörü yardımcılığı yaptıktan sonra, geçen yıl direktörlük görevine getirildiniz. İlk kez yöneteceğiniz festivale nasıl bir düşünsel ve estetik çalışmayla hazırlandınız?

‘Genç’ bir festival yönetmeni olmanız festivale neler katıyor?

Festivalin tarihinde, seyirci yapısında da bir gençleşme görülüyor. Belirli bir yaşın üzerinde, yaşam standardı da belirli bir düzeyin üstünde olan seyirciyle beraber, tiyatro festivalini takip etmekten haz duyan ‘genç’ seyirci de var artık…

19 yaşında ve hâlâ genç — Agos kaynak görseli
Görsel: Agos

Yan etkinliklere de epey bir yer ayrılmış bu yıl…

Gelelim Shakespeare’in doğumunun 450. yılına. Bu önemli yıldönümü, festivalin göbeğine oturuyor…

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİNE ÖZEL ZENGİN PROGRAM — Alem

Alem tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİNE ÖZEL ZENGİN PROGRAM — Alem kaynak görseli
Görsel: Alem
  • Kaynak: Alem
  • Yazar / Röportaj / Program: Yazının devamı için tıklayınız…
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.alem.com.tr/foto-galeri/20-stanbul-tyatro-festval-stanbula-dunya-tyatrolarn-tasyor-670694

Kaynak Metni

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİNE ÖZEL ZENGİN PROGRAM

2026 Tiffany&Co. Blue Book: En İyi Görünümler

CI Bloom Beşinci Kez Sanat Dünyasını Bir Araya Getirdi

İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİNE ÖZEL ZENGİN PROGRAM — Alem kaynak görseli
Görsel: Alem

LACMA’in Yeni Dönemi: David Geffen Galleries

2026 Breakthrough Ödülleri: En İyi Kırmızı Halı Görünümleri

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir. İzin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Tadashi Suzuki ile Söyleşi: “Ben Ünlü Olsam da Göstermeye ve Söylemeye Devam Ediyorum!” – artizan

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Tadashi Suzuki ile Söyleşi: "Ben Ünlü Olsam da Göstermeye ve Söylemeye Devam Ediyorum!" - artizan kaynak görseli
Görsel: Art Izan

İKSV 17. Uluslararası Tiyatro Festivali Onur Ödülü sahibi Tadashi Suzuki ile festivalde sergilediği “Elektra” adlı oyunu, Suzuki yöntemi ve Japon Tiyatrosu üzerine sohbet etme fırsatı bulduk. Söyleşi Ata Ünal, Duygu Dalyanoğlu, Özlem Hemiş Öztürk ve Sercan Gidişoğlu tarafından gerçekleştirilmiştir.

  • Kaynak: Art Izan
  • Yazar / Röportaj / Program: artizan – bağımsız kültür sanat
  • Kaynak tarihi: 2010-07-02
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Panelist
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.art-izan.org/artizan-arsivi/tadashi-suzuki-ile-soylesi-ben-unlu-olsam-da-gostermeye-ve-soylemeye-devam-ediyorum/

Kaynak Metni

Tadashi Suzuki ile Söyleşi: “Ben Ünlü Olsam da Göstermeye ve Söylemeye Devam Ediyorum!”

İKSV 17. Uluslararası Tiyatro Festivali Onur Ödülü sahibi Tadashi Suzuki ile festivalde sergilediği “Elektra” adlı oyunu, Suzuki yöntemi ve Japon Tiyatrosu üzerine sohbet etme fırsatı bulduk. Söyleşi Ata Ünal, Duygu Dalyanoğlu, Özlem Hemiş Öztürk ve Sercan Gidişoğlu tarafından gerçekleştirilmiştir.

Öncelikle Festival Onur Ödülü’nü aldığınız için size tebrik ederek başlamak istiyoruz.

(Gülerek)Biraz tuhaftı değil mi? Trajediden önce komedi göstermiş olduk.

Dün geceki performansı çok etkileyici bulduk. Peki Hoffmannsthal’ın metni ile Elektra’yı sahnelemenizin altında yatan neden oyundaki trajik boyutu kelimeler dışında anlatmasına olanak vermesi mi? Hoffmannsthal’ın Strauss ile yaptığı çalışma gibi…

O opera olarak ünlenmiş bir şey. Opera ile kontrast yaratmak istedim. Tiyatroda kontrast yaratmak için dans ve çok gürültü varken onu durdurup bir anda sessizlik yaratmayı bir arada kullandım. Bu ikisini bir arada kullanarak Elektra’yı oluşturdum. Opera’da bu müzik ve şarkı olarak gösteriliyor, Orestes’in öldürüldüğü bölüm mesela. Ama benim yorumumda bu illüzyon olarak gösteriliyor.

Bir ilüzyon mu? Yoksa bir akıl hastanesi olduğu için bir sanrı mı?

İllüzyon olduğu için Elektra’nın hissettiklerini ve söylediklerini koro dillendiriyor. Çünkü Elektra konuşamıyor. İntikam alacak olması onun için çok ağır. O koro da aslında bir iç ses, içindeki ümit… Operada her şey dışarıya söyleniyor ama bence intikam alan kişi aslında konuşmaz, sessiz kalır. Aslında içinde çok ağır bir yük taşır ama konuşmaz. O ağırlık içindedir. Eğer Elektra bir operadaki gibi şarkı söylerse gerçekliğini kaybetmiş olur. Eğer farklı bir bakış açısından bakarsak Elektra aslında bir terörist ile aynı konumdadır. (Gülerek) Böyle konuşan, şarkı söyleyen terörist olmaz ki…

Oyundaki kadın motifleri çok göze çarpıyordu. Mesela “deli kadın” motifinin ön planda olduğunu söyleyebiliriz. Bu Japon geleneksel tiyatrosundan beslenen bir imge mi yoksa Elektra metninin kendi verilerinden mi geliyor?

Geleneksel Japon tiyatrosunda iki tema var. Birincisi toplumdan dışlanan ve uzaklaştırılan kadın. İkinci de kadının delirmesi. Yani kadın dışlandığı için kendini öldürür ya da delirir. Yani Elektra da toplumda barınamadığı için baskıdan depresyona giriyor ve kendisi çıldırma noktasına geliyor.

Az önce intikamdan bahsettiniz. Orijinal metinde Elektra ve Orestes’in intikamını görürüz. Fakat sizin yorumunuzda anne-kız arasındaki çatışma ön plana çıkarılmış ve Orestes çok daha az görünür bir yerde. Bu tercihi nasıl açıklıyorsunuz?

Elektra annesini kendisi öldürmek istemiyor. Orestes gelsin ve o öldürsün istiyor. Bu durumda Orestes Elektra’nın aracı haline geliyor. Böylece Elektra ve annesi Clytemnestra arasındaki çatışmayı ön plana çıkarmış oluyoruz. İşte asıl tema bu çatışma. Ben bunu vurgulamak istedim.

Oyunda sahnenin ortasında bir daire var ve bu Elektra’yı seslendiren altı kişinin oyunun sonuna kadar içine girmediği bir daire. Ama bir tek anne o dairenin içine girebiliyor ve hatta Elektra koro onun adına konuştuğu yerlerde hep o dairenin dışında duruyor. Onun alanını ya da intikamla beslenen ruhunu ihlal eden tek kişi anne. Bazen de kız kardeş. Ancak oyunun sonunda herkes o ihlal edilen dairenin içine girip, çıkıyor. Oyunda gerçekten bu anlamda bir gönderme var mı? Ayrıca dairenin içinde bir desen yer alıyor, o desenin Japon kültüründe bir anlamı var mı?

Desenin özel bir anlamı yok, sadece mutluluk anlamı içeriyor. O daire dünyayı temsil ediyor. Ortasına sadece iki kişi gelebiliyor: Elektra ve Clytemnestra. Bunun anlamı şu: Bu ikisinin psikolojik durumu dramatik olanı meydana getiriyor. İkisinin aşırı enerjisi “dünyayı” sarsıyor. Bir şey daha var. O daire hiçbir kesintiye uğramadığı için zamanın bitmemesi, hep akması anlamına da geliyor. Japonya’da insan delirince durmadan döner de döner. Hayvanlar da yaralandığında durmadan döner. Çıldırdığın zaman da kafanın içerisinde her şey döner. Böylece zaman geçer ve yok olur. Bu anlamda bir daireden, döngüden bahsedebiliriz. Kesintiye uğrayan bir zaman yok, ikisi de o deliliğin içinde ve merkezinde umarsız ve çaresiz bir biçimde bulunuyorlar ve çatışıyorlar.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

“Bizler, Tiyatro Festivali’nin Çocuklarıyız” — Artful Living

Artful Living tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

“Bizler, Tiyatro Festivali’nin Çocuklarıyız” — Artful Living kaynak görseli
Görsel: Artful Living

<p>Bu yıl 22’nci kez tiyatroseverlerle buluşacak olan İstanbul Tiyatro Festivali’ne geri sayım başladı. Her sene olduğu gibi festival yine birbirinden özel yapımları, konukları ve etkinlikleriyle İstanbul’u baştan ayağa tiyatroyla donatacak. Gösterimlere az zaman kalmışken festivale dair merak ettiklerimizi İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dr. Leman Yılmaz ile konuştuk.</p>

  • Kaynak: Artful Living
  • Yazar / Röportaj / Program: <p>Bu yıl 22’nci kez tiyatroseverlerle buluşacak olan İstanbul Tiyatro Festivali
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/kultur-ve-yasam/bizler-tiyatro-festivalinin-cocuklariyiz-i-17106

Kaynak Metni

“Bizler, Tiyatro Festivali’nin Çocuklarıyız”

Bu yıl 22’nci kez tiyatroseverlerle buluşacak olan İstanbul Tiyatro Festivali’ne geri sayım başladı. Her sene olduğu gibi festival yine birbirinden özel yapımları, konukları ve etkinlikleriyle İstanbul’u baştan ayağa tiyatroyla donatacak. Gösterimlere az zaman kalmışken festivale dair merak ettiklerimizi İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dr. Leman Yılmaz ile konuştuk.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen ve bu yıl “Tiyatro Bir Kez Yaşanır” mottosuyla yoluna devam eden İstanbul Tiyatro Festivali, 17 Kasım – 4 Aralık tarihleri arasında seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Festivalde yurt dışından 12, Türkiye’den 12 olmak üzere 24 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 52 temsilinin yanı sıra okuma tiyatroları, söyleşiler, film gösterimleri, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi ücretsiz yan etkinlikler de olacak. Tüm bu etkinlikler ve temsiller şehrin iki yakasında 21 mekânda İstanbullularla buluşacak.

“Bizler, Tiyatro Festivali’nin Çocuklarıyız” — Artful Living kaynak görseli
Görsel: Artful Living

22. İstanbul Tiyatro Festivali “Tiyatro Bir Kez Yaşanır” mottosuyla tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor. Öncelikle bu seneki festival programında bizleri neler bekliyor bahsedebilir misiniz?

Bu yıl festival programımız farklı iş birlikleri ile dikkat çekiyor. Örneğin Hamlet/Collage geçtiğimiz yıl Moskova Golden Mask Festivali ile iş birliğimizin bir sonucu. Aynı zamanda bir de panelimiz olacak Rus tiyatrosu üzerine. Platform 0090 ile uzun yıllardır birlikte yürüttüğümüz çalışmalar sonucu Flaman Kültür Bakanlığı’na başvurduk ve bakanlığın desteği ile bu güzel programı hazırladık. Yine yabancı topluluklardan devam edecek olursak geçtiğimiz festival Encore/Bir Daha ile festivale konuk olan Attis Theatre bu üçlemenin ilk iki oyunu ile tekrar programımızda. Böylece üçlemeyi tamamlamış olacağız. Bir festival programı için çok önemli olduğunu düşünüyorum. Piccolo Teatro çağdaş bir yorumla geliyor. PIXEL çok farklı dünyaları sahneye taşıyor. Dans, akrobasi, video ile mükemmel bir gösteri… NDT uzun yıllar sonra yeniden İstanbul’da. Yerli yapımlarımız her festivalde olduğu gibi ilk kez sahneleyecekleri yeni oyunları ile bizi heyecanlandırıyor. Provaları büyük bir hızla devam ediyor. Çok değerli, çok farklı oyunlar, dans ve performans gösterileri ile festival programında yer alıyorlar. Bu yıl yine çok zengin bir yan etkinlik programımız var.

Festivalin programı oluşturulurken nelere dikkat ediliyor? Öncelik verilen konular oluyor mu? Programda bu yıl ne tür yenilikler olacak?

Öncelikle yeni yapımlar olması çok önemli. Bu ilke hem yabancı hem de yerli yapımlar için geçerli. Şu anda yurt dışında sahneledikleri oyunlarla ses getiren yönetmenlerin işlerine programda yer vermeye çalışıyoruz. Bizde ilk kez seyirci ile buluşan çalışmalar. Milo Rau, Wajdi Mouawad bu isimler arasında yer aldı.Aynı şekilde bu yıl Hamlet/Collage oyunu ile Kanadalı yönetmen Robert Lepage da ilk kez Türkiye’ye tiyatro oyunu ile gelecek isimlerden biri. Aslında programa karar verirken çeşitlilik önemli. Belli bir tema ve konu olmuyor. Aslında diğer festivallerde de pek yok. Sadece belki bir alt başlık olabiliyor kimi zaman. Onun da sürekli olması konusuna taraftar değilim. Önemli olan bugün neler oluyor sahnelerde, ona programda yer verebilmek.​Bu yıl özellikle dans ve performans gösterilerine geçmiş yıllara göre çok daha fazla yer verdik ve program açısından da kendi içinde bir denge oluştu. Bu dengenin her yıl biraz daha netleştiğini de görüyoruz.

Her yıl bir mottoyla yola çıkıyor festival. Bunun programdaki belirleyici olduğu nokta nedir? Bu sene neden “Tiyatro Bir Kez Yaşanır” ile yola çıkıldı?

Aslında tüm motto’lar tiyatronun, sahne sanatlarının ta kendisi. Biz her yıl gerçekleştirdiğimiz kampanyalarda bu temel değerleri daha görünür kılıyoruz. Aslında “burada ve şimdi” nin farklı bir deyişi “Tiyatro Bir Kez Yaşanır”.

Festival her yıl olduğu gibi yine pek çok yabancı ekibi ağırlayacak. Programın yurt dışı oyunlarının seçimi, davet edilecek ekipler nasıl belirleniyor?

Tabii ki uzun çalışmalar sonucu. Yurt dışı için çalışmalarımız çok önceden başlıyor. Toplulukların, oyuncuların takvimleri çok önceden belirlendiği için biz de düşündüğümüz topluluğun turne takvimlerine girmeye çalışıyoruz. O kadar çok bilinmeyenli bir denklem ki… Önce topluluğun uygun tarihleri ve tabii festivalin tarihleri içinde olması, sonra mekânların uygun tarihleri, oyunların/gösterilerin teknik özelliklerinin mekânla uyumu derken yavaş yavaş festival programı da örülmeye başlıyor. Olabildiğince yurt dışı festivallerini takip ediyorum. Showcase programlarına davet ediliyorum ve orada çok fazla çalışma izleme şansım oluyor. Örneğin eylül ayında Lyon’da düzenlenen Lyon Dans Bienali’nde hem çalışma toplantılarım oldu hem birebir görüşmelerim hem de dört günde on beş gösteri izledim. Sonrasında tabii program üzerine çalışma başlıyor.

Türk tiyatrosuna önemli katkıları bulunan İstanbul Tiyatro Festivali geçtiğimiz yıl alınan bir kararla hem kasım ayına çekildi hem de her yıl düzenlenmeye başladı. Geriye doğru baktığınızda bunun festival açısından avantajları ve dezavantajları neler oldu?

Bence dezavantajı hiç olmadı. Tam tersine zamanlaması çok doğru ve çok iyi bir karar oldu. İki yılda bir festival düzenlemenin çok fazla olumsuz yanı vardı.​Bir kere İstanbul gibi büyük bir kentte unutulup gitmek çok kolay. Her yıl “Bu yıl Tiyatro Festivali yılı” diye hatırlatma yapmak gerekiyordu. Yine iki yılda bir yapıldığında, özellikle yeni oyunları yakalayamıyorduk. Kimi oyunlar biz programa alıncaya kadar sona erebiliyordu ya da turne tarihlerini yakalamakta zorlanıyorduk. Mayıs da bu açıdan çok zor bir aydı. Peş peşe birçok festivalin olduğu dönem ve kolay değildi. Tabii ki iş yükümüz arttı ama çok güzel bir ekibiz ve birlikte “keyif” aldığımız bir işi yapmaktan da çok mutluyuz.

Festivalle ilgili duyduğum şikayetlerin başında bilet bulunamaması nedeniyle oyunların festival dahilinde izlenemiyor oluşu geliyor. Elbette bu sorun mekân kapasitesi ve festival süresiyle de alakalı. Bu konuda festivalin getirebileceği çözümler olamaz mı?

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.