İstanbul Tiyatro Festivali Her Zaman Yeniliğin, Çağdaşlığın Peşinde Oldu — Artful Living

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İstanbul Tiyatro Festivali Her Zaman Yeniliğin, Çağdaşlığın Peşinde Oldu — Artful Living kaynak görseli
Görsel: Artful Living

<p>“Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim – 25 Kasım tarihleri arasında fiziki ve çevrim içi olarak 14 yerli, 11 uluslararası yapımı tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Festivale dair merak ettiklerimizi İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dr. Leman Yılmaz ile konuştuk.</p>

  • Kaynak: Artful Living
  • Yazar / Röportaj / Program: <p>“Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali, 22
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.artfulliving.com.tr/kultur-ve-yasam/istanbul-tiyatro-festivali-her-zaman-yeniligin-cagdasligin-pesinde-oldu-i-24134

Kaynak Metni

“İstanbul Tiyatro Festivali Her Zaman Yeniliğin, Çağdaşlığın Peşinde Oldu”

“Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan 25. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim – 25 Kasım tarihleri arasında fiziki ve çevrim içi olarak 14 yerli, 11 uluslararası yapımı tiyatroseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor. Festivale dair merak ettiklerimizi İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dr. Leman Yılmaz ile konuştuk.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş sponsorluğunda gerçekleşecek 25. İstanbul Tiyatro Festivali, 22 Ekim – 25 Kasım 2021 tarihleri arasında fiziki ve çevrim içi olarak yerli ve yabancı 25 yapımı tiyatroseverlerle buluşturacak. Bu yıl “Bu Zamanda Tiyatro” sloganıyla yola çıkan festival, 22 Ekim’de çevrim içi gösterimlerine başlayacak ancak perdelerini fiziki olarak 25 Ekim akşamı Emre Kınay’ın rol aldığı Irgat oyunu ile Duru Ataşehir’de açacak. Festival, fiziki gösterimlerin yanı sıra dokuz çevrim içi yapımı izleyicilerle buluşturacak. Ayrıca “kulak tiyatrosu”ndan çocuk oyunlarına, beyazperde gösteriminden ücretsiz takip edilebilecek panel, söyleşi ve okuma tiyatrolarına uzanan zengin bir programla izleyici karşısına çıkacak. Festivalde uluslararası yapımlar gösteri sponsoru ENKA Vakfı’nın desteğiyle yurt dışından 11 fiziki ve çevrim içi yapımla yer alacak ayrıca 14 yerli yapım ise Türkiye prömiyerini yapacak. Festivale konuk olacak yapımların bir bölümü çevrim içi gösterimlerle tüm Türkiye’den izlenebilirken bir bölümüyse Alan Kadıköy, Atlas 1948 Sineması, Profilo Kültür Merkezi Batı Ana Sahne, Duru Ataşehir, Moda Sahnesi, Caddebostan Kültür Merkezi, Müze Gazhane, Yapı Kredi bomontiada ve Zorlu PSM’de fiziksel olarak sahnelenecek.

İstanbul Tiyatro Festivali Her Zaman Yeniliğin, Çağdaşlığın Peşinde Oldu — Artful Living kaynak görseli
Görsel: Artful Living

İstanbul Tiyatro Festivali’nin 24’üncüsü olağan dışı şartlar altında, üstelik pek çok festival ertelenip iptal ediliyorken gerçekleşti. Geçen seneki festivalden bahsederek başlayalım isterim. Nasıl bir deneyim oldu pandeminin ilk yılında, zorlu şartlar altında, sürekliliğini kesintiye uğratmadan bir tiyatro festivali düzenlemek?

Sizin de söylediğiniz gibi 24. İstanbul Tiyatro Festivali’ni pandeminin en zor günlerinde gerçekleştirdik. İptal etmeyi ya da ertelemeyi hiç düşünmedik ve festival programını da ona göre planladık. Belirsizliklerle festival yapmak tabii ki çok zorlayıcı oluyor. Geçtiğimiz yıl festival süresince pandemi önlemleriyle ilgili iki değişiklik yapmak zorunda kaldık. Biliyorsunuz ilk olarak mekânların saat 22.00’de kapanması gerekiyordu. Biz de bu düzenlemeye göre saatlerde değişiklik yaptık. Bir sonraki düzenleme hafta sonları ile ilgiliydi. Bu kez oyun saatleri ya da yapısı uygun olanları gündüz saatlerine aldık. Tabii ki ekip olarak yorucu bir süreçti. Bu deneyimlerden yola çıkarak örneğin bu festival mümkün olduğunca pazar günlerine oyun koymamaya çalıştık. Geçtiğimiz yıl her şeye rağmen çevrim içi etkinliklerimiz çok ilgi çekti. Türkiye’nin her yerinden izlendi. Fiziksel etkinliklerimizin sayısını sınırlı tutmuştuk. Ancak festival seyircimiz mekânlarda da bizi yalnız bırakmadı. Bu yıl da tabii geçen yılın ağır şartları olmasa da yine belirsizliklere rağmen her türlü önlemimizi de alarak festival programını oluşturduk.

Önlemlerden bahsettiniz, geçen seneki deneyimlerinizin bu yıl gerçekleşecek 25. İstanbul Tiyatro Festivali’ne yansımalarını nasıl göreceğiz? Bu yıl nasıl bir yol haritanız vardı? Pandemi koşullarında festivalin hazırlık süreci nasıl geçti?

Bu yıl, geçen yıldan beri üzerinde çalıştığımız “Hollanda Seçkisi”ni programa alabildik. Geçen yıl pandemi nedeniyle sınırlar kapatılmıştı. Hollanda’dan gelecek olan topluluk da ne yazık ki bu nedenle gösterisini iptal etmek durumunda kalmıştı. Bu yıl tabii ki aşı ile birlikte pandemi önlemlerinde de değişiklikler oldu. Artık dünyanın her yerinde konser, tiyatro salonları programlarına başladı ama tabii bu etkinliklere girebilmek için mutlaka aşı kartı ya da PCR testi isteniyor. Ayrıca iç mekânlarda maskeler çıkarılmıyor. Biz de aynı koşullarda festival olarak mekânlarda olacağız. Bu yıl program dengesini farklı kurguladık. Biliyorsunuz yerli yapımlar festivalde prömiyer yapıyor. Bu yıl yerli yapımlarımız ağırlıklı olarak fiziksel mekânlarda, sahnelerde seyirci ile buluşacak.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin bu yılki mottosu kadar motivasyonu da “Bu Zamanda Tiyatro” bana kalırsa. Nedir bu zamanda tiyatro yapmak sizce? Bu zaman tiyatroda nasıl izler bırakıyor?

Bu zamanda tiyatro yapmak çok zor iş. Pandemi hiçbirimizin aklında, gelecek planında olmayan bir kesinti yarattı hayatlarımızda. Ve tabii büyük bir travma da. Hem psikolojik açıdan, hem sosyal açıdan hem de ekonomik açıdan. Sahnelere geri dönmek ise aslında beklendiği gibi hiç de kolay değildi. Her şey kaldığı yerden devam edemiyor maalesef. Hayata bakışımız değişti. Kayıplar yaşadık. Sanatçılar, topluluklar ekonomik olarak zor dönemler geçirdi ve hâlâ geçiriyor. Onların sahneye dönmeye, seyirciyle buluşmaya ihtiyacı var. Seyircinin ise toplu mekânlarda çekinmeden, korkmadan bulunabilmek adına güvene ihtiyacı var. Tüm bunlar yıllar sonra geriye baktığımızda hepimizde ciddi izler bırakmış olacak.

Pandemi bir yandan da dijital ile ilişkimizi oldukça ilerletti. Siz de geçtiğimiz yıl festivali hem fiziksel olarak mekânlarda hem de çevrim içi olarak ekranlarda izleyiciyle buluşturdunuz. Bu yıl da buna devam ediyorsunuz, bir izleyici olarak bundan vazgeçmemiş olmanızdan dolayı çok mutluyum. Öncelikle merakım festivalin bu iki farklı ortamda izleyiciye ulaşmasını nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl bir etkisi, etkileşimi oluyor?

Evet, bu yıl da festival programını karma bir seçki ile hazırladık. Hem fiziksel mekânlarda oyunlarımız var hem de çevrim içi platformda. Aslında pandeminin başında büyük bir akımdı. Sonra etkisi azaldı çevrim içi gösterimlerin ve sonbahara geldiğimizde artık seyirciler fiziksel mekânda olmayı tercih etti. Çevrim içi gösterimlerin en büyük katkısı tabii ki festival programının tüm Türkiye’den izlenebilmesi. Ayrıca önemli bir olanak olduğunu da düşünüyorum. Kimi zaman hayatın koşuşturmacası içinde festivalde her oyunu izleyebilecek zamanımız ya da imkânımız olmuyor. Ya da pandemi nedeniyle fiziksel mekânlarda bulunmaktan çekinen seyircilerimiz var. Bu nedenle bu karma programın önemli yanları da var.

Bir yandan da tüm festival içinde tahmin ediyorum ki teknik anlamda farklı refleksler gerektiren bir durum fiziksel ve çevrim içi gösterimlerin programını hazırlamak. Bu iki farklı düzlemde gerçekleşecek program oluşturulurken neler öncelikleriniz arasındaydı, nasıl bir çalışma yürüttünüz? Programa giren yapımlar nasıl bir seçimden geçti, seçkide nelere dikkat edildi?

Bu yıl çevrim içi programın içeriğini ağırlıklı olarak uluslararası dans gösterilerine ve oyunlara ayırdık. Seyahat etme kısıtını da düşünerek özel bir seçki hazırladık. Örneğin dans alanında çok güçlü isimler var. 2018 yılında festival programında Nederlands Dance Theatre 1’i ağırlamıştık ve Kanadalı koreograf Crystal Pite’ın imzasını taşıyan The Statement çok beğenilmişti. Crystal Pite’ın yeni işlerini festival izleyicisi ile buluşturmak en büyük arzumuzdu. Hatta tam pandemi öncesi son çalışması Revisor (Müfettiş)’ı Amsterdam’da izlemeye hazırlanıyordum ki her şey iptal oldu. Bunun üzerine biz de çevrim içi olarak programa almayı planladık. Arkadaşlarım bir paket hazırlamanın daha da etkili olacağını düşündü ve bir diğer işi için de görüşmeler başladı. Böylelikle Crystal Pite paketi oluştu. Bir diğer çalışmayı ise 2018 yılından bu yana iş birliği yaptığımız Golden Mask Festivali ile gerçekleştirdik. Pandemi ve seyahat koşulları belirsizliğini koruyunca onlarla da Rusya’nın şu anda önde gelen çağdaş yönetmenlerinin işleri için konuştuk ve “Golden Mask İstanbul Çevrimiçi” bölümünü hazırladık. Bir diğer odağımız ise Hollanda’ydı. Geçtiğimiz yıl bu projemizi gerçekleştiremedik. Bu yıl “Hollanda Seçkisi” adı altında bu programı gerçekleştirme fırsatı bulduk. Hollanda’dan biri fiziksel sahnede (Medea), diğeri fiziksel mekânda ama beyaz perdeden (Oedipus), üçüncüsü de çevrim içi olmak üzere (Alice) üç gösteriyi programa aldık. Yerli yapımlarımızın 11’i prömiyer yapacak. Bu oyunlarımızı fiziksel mekânlarda programladık. İki yapım da yine çevrim içi olarak seyirci ile buluşacak. Ayrıca yine geçen yıldan bu yana programa almak için çalıştığımız Pippo Delbono’nun Neşe’si, Fransız dansçı Ali Salmi’nin Waterfloor adlı dans gösterisi de programda yer alıyor.

Aslında bir önceki soruda genel olarak sordum ama bunu ayrıca merak ediyorum. İstanbul Tiyatro Festivali, Türkiye’den olduğu kadar dünyadan da pek çok ekiple bizleri buluşturuyor her yıl. Bu yıl da devam eden koronavirüs etkileri ve bazı ülkelerle seyahat engeline rağmen programda yine yabancı ekipler ağırlanıyor. Nasıl dönüşler aldınız?

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanı verildi | Haberler / Duyurular Arşivi | İstanbul B

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanı verildi | Haberler / Duyurular Arşivi | İstanbul B kaynak görseli
Görsel: İstanbul Bilgi Üniversitesi

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanı verildi BİLGİ İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz, Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanına layık görüldü.Sanat ve Edebiyat Nişanı …

  • Kaynak: İstanbul Bilgi Üniversitesi
  • Yazar / Röportaj / Program: Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiy
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Ödül / Nişan
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: bilgi-universitesi

Doğrulama / dış kaynak: https://www.bilgi.edu.tr/tr/haber/12725/doc-dr-leman-figen-yilmaza-fransa-kultur-bakanligi-tarafindan-sanat-ve-edebiyat-sovalyesi-nisani-verildi/

Kaynak Metni

Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü / Haberler-Duyurular

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanı verildi

BİLGİ İletişim Fakültesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz, Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanına layık görüldü.

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz’a Fransa Kültür Bakanlığı tarafından Sanat ve Edebiyat Şövalyesi nişanı verildi | Haberler / Duyurular Arşivi | İstanbul B kaynak görseli
Görsel: İstanbul Bilgi Üniversitesi

Sanat ve Edebiyat Nişanı (Chevalier dans l’Ordre des Arts et des Lettres), Fransa Kültür Bakanlığı tarafından sanat, edebiyat ve kültürel mirasın tanıtımı alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılarda bulunan kişilere verilen en saygın onurlardan biri olma özelliği taşıyor.

Doç. Dr. Leman Figen Yılmaz, sahne sanatları alanındaki uluslararası iş birlikleri ve Fransa-Türkiye kültürel diyaloğuna katkıları nedeniyle bu nişana Şövalye rütbesiyle layık görüldü.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Tiyatro bir kez yaşanır — Birgun

Birgun tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Tiyatro bir kez yaşanır — Birgun kaynak görseli
Görsel: Birgun

Sanatseverlerin heyecanla beklediği 22. İstanbul Tiyatro Festivali ‘Tiyatro Bir Kez Yaşanır’ diyerek, 17 Kasım’da perdelerini açıyor. Festival’de çeşitli ülkelerden dans ve performansların da yer aldığı 52 gösteri sahnelenecek

  • Kaynak: Birgun
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.birgun.net/haber/tiyatro-bir-kez-yasanir-236863

Kaynak Metni

Sanatseverlerin heyecanla beklediği 22. İstanbul Tiyatro Festivali ‘Tiyatro Bir Kez Yaşanır’ diyerek, 17 Kasım’da perdelerini açıyor. Festival’de çeşitli ülkelerden dans ve performansların da yer aldığı 52 gösteri sahnelenecek

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Dikmen Gürün yazdı : IO Uluslararası Tiyatro Festivali… | Cumhuriyet

Cumhuriyet tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Dikmen Gürün yazdı : IO Uluslararası Tiyatro Festivali... | Cumhuriyet kaynak görseli
Görsel: Cumhuriyet

Geçtiğimiz günlerde DasDas yeni bir festivalin açılışını yaptı: IO Uluslararası Tiyatro Festivali… İKSV İstanbul Tiyatro Festivali’nde uzun yıllar b

  • Kaynak: Cumhuriyet
  • Yazar / Röportaj / Program: Geçtiğimiz günlerde DasDas yeni bir festivalin açılışını yaptı: IO Uluslararası
  • Kaynak tarihi: 2076
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: io-uluslararasi-tiyatro-festivali

Doğrulama / dış kaynak: https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/dikmen-gurun/io-uluslararasi-tiyatro-festivali-2120760

Kaynak Metni

Geçtiğimiz günlerde DasDas yeni bir festivalin açılışını yaptı: IO Uluslararası Tiyatro Festivali… İKSV İstanbul Tiyatro Festivali’nde uzun yıllar birlikte çalıştığım ve 2013 yıl

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Dailymotion

Bu video kaydı, Leman Yılmaz’ın profesyonel arşivinde Dailymotion üzerinden izlenebilen bir sahne sanatları/üretim konuşması olarak yer alıyor. Kayıt, Yılmaz’ın röportaj veren konumunu ve ilgili kültür-sanat bağlamını belgeleyen dış kaynaklardan biridir.

  • Kaynak: Dailymotion
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Video
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.dailymotion.com/video/x851lia

Kaynak Metni

Kaynak metni otomatik olarak çıkarılamadı; yayın öncesi manuel araştırma ve editoryal kontrol gerekir.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Tiyatromuz, dünya sanat gündemine taşınıyor – Dünya Gazetesi

Dünya tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Tiyatromuz, dünya sanat gündemine taşınıyor - Dünya Gazetesi kaynak görseli
Görsel: Dünya

İKSV’nin 2 senede bir mayıs ayımızı tiyatro baharına çeviren Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 3-28 Mayıs tarihleri arasında 20. kez düzenlenecek.

  • Kaynak: Dünya
  • Yazar / Röportaj / Program: İKSV’nin 2 senede bir mayıs ayımızı tiyatro baharına çeviren Uluslararası İstanb
  • Kaynak tarihi: 2016-04-03
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.dunya.com/kultur-sanat/tiyatromuz-dunya-sanat-gundemine-tasiniyor-haberi-312528

Kaynak Metni

Tiyatromuz, dünya sanat gündemine taşınıyor

İKSV’nin 2 senede bir mayıs ayımızı tiyatro baharına çeviren Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 3-28 Mayıs tarihleri arasında 20. kez düzenlenecek.

İKSV’nin ilkini 1989’da gerçekleştirdiği, 2002’den bu yana 2 senede bir mayıs ayımızı tiyatro baharına çeviren Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, 3-28 Mayıs tarihleri arasında 20. kez gerçekleştirilecek. Geride kalan bu 20 festival, sadece ünlü sanatçıların eserlerini izlediğimiz bir platform olmadı; İstanbul’un ve tiyatromuzun dünyadaki bilinirliğini artırdı, azımsanmayacak sayıda seyirci yetiştirdi ve dünyanın farklı ülkelerinden sanat insanlarının gözünü İstanbul’a çevirmeyi başardı. İlerleyen günlerde festival programını detaylı inceleyeceğiz bu sayfada, ama gelin bugün, Festival Direktörü Leman Yılmaz’dan 20. festivalin dikkat çeken yönlerini dinleyelim.

Tiyatromuz, dünya sanat gündemine taşınıyor - Dünya Gazetesi kaynak görseli
Görsel: Dünya

► Bu yılın dopdolu programını incelerken bir kez daha farkına vardım: Festivalin dünya tiyatro insanlarının dikkatini burada yapılan işlere çekme çabası gittikçe artıyor. Ortak yapımlar çarpıcı, bir oyun; bir de dans platformu var… Festival, tiyatromuzu dünya sanat gündemine taşıyan bir araç oldu adetâ… Bu çabalarla başlayalım mı?

Benim bu son 2 senem Avrupa Birliği (AB) projelerinin toplantılarıyla geçti. AB’ye proje veren tiyatrolar arasında meselâ Theatre de la Ville de var. Diyeceksiniz ki Paris’in koskoca şehir tiyatrosu, onlar da mı AB projelerine girdiler? Evet. Tek amaç; birçok ülkenin, tiyatronun, festivalin birlikte kotardığı işler olması. Artık ortak paylaşım çok önemli! Bunun bir ekonomik nedeni var: Avrupa’da da ekonomik krizle birlikte ilk önce kültür sanat bütçeleri küçülüyor. Onun dışında bir yandan da ortak yapılan işlerle birlikte bir şeyler söyleyebilmek ve paylaşmak da çok önemli hale geldi. Dolayısıyla bunun yansıması tabii ki bize de oldu. Guy Cassiers’in yönettiği “Merhametliler” böyle bir projenin ürünü ve çok önemli festivaller var ortak yapımcıları içinde. Temporada Alta var, RomaEuropa var. Ve bunlar da bizim için; tüm festival direktörleri ve tiyatroların artistik direktörleri için bir buluşma, tartışma, birbirimizi tanıma platformları oluşturuyor. Bütün bu ağlar, toplantılar derken birbirimizin çok daha fazla farkına varmaya başladık.

► Ortak yapımların yanında uluslararası platformlar da gerçekleşiyor ki bence çok önemli.

2008’de yapmıştık böyle bir platform, Fransa’daki Türkiye Mevsimi nedeniyle. Fransızlar gelmişlerdi, onlarla konuştuğumuzda en önemli eleştirileri “Daha fazla dışarı açılmanız gerekiyor” ya da “Yapımların reji açısından daha güçlü olması gerekiyor, çok iyi kavramlar ya da fikirler var, ama bu fikirler sahneye de çok iyi yansımalı”ydı. Oradan beri hep bu konu vardı arkada. 2-3 festivalde çok sayıda yerli yapımımız vardı ve dedik ki biraz azaltalım bu sayıyı. Madem buralarda sorun var ve tiyatrolar da çok fazla destek alamıyorlar, biz birtakım oyunlara destek vermeye başlayalım. En azından reji aşamasını daha rahat geçirsin topluluklar. Projeleri seçerken de ona göre seçmeye başladık. Şu anda iki ağın uluslararası toplantısı festival sırasında yapılacak. Oradan 40 kişi geliyor. Halen de davet ediyoruz uluslararası festival direktörlerini ve tiyatrocuları. Gazeteciler de gelecek. Meselâ “Zululuzu”nun prömiyeri festivalde yapılacak. Portekiz’den ve diğer ortak yapımcıların ülkelerinden gazeteciler gelecek, prömiyeri burada izleyecekler. Tabii ki bütün bu prömiyerler, yeni yapımlar hepsi bir çekim noktası ve bir enerji. Platformu aslında biz 2014’te de yaptık ama geçen sefer çok duyurmamıştık.

Festival programındaki oyunları biz o günlere daha yoğun koyduk. Yurtdışından gelecek olanlara 2 parkur önerdik. Asya-Avupa Yakası olarak ya da oyun sürelerine bağlı olarak günde 3 oyunu arka arkaya izleyebilecekleri bir program hazırladık. Umarım bu sene olumlu sonuçları olur. 2014 festivalinde oldu, Théâtre de la Ville buradan bir oyunu, “İstenmeyen” i aldı ve 2015’te Chantiers d’Europe festivaline programladı. Bence bu sene de olacak, hem yerel, hem dışarıya söyleyecek çok şeyi olan oyunlar var…

► Festivalde çok sayıda oyun var ama oyunlar dışında da dikkat çekici bir program var. Söyleşiler, atölyeler, okuma tiyatroları.. Bu komplike durumdan da biraz bahsedelim mi…

Festivallere gittiğimde, evet, oyun izlemek güzel, ama neler var, hangi konferanslar var, kimler var, onları da takip ederim. Halka açık basın toplantıları vardır meselâ Avignon’da. Diyelim ki bir oyun başlayacak, onun öncesinde yönetmenle bir toplantı yaparlar. Tabii meraklısınadır, ama bir hareketlilik getirir. Bunlar bence festivali festival yapan şeyler. İzleyiciyi sadece akşam saatleri ya da hafta sonları izleyecekleri oyunlar için değil, bunun çerçevesinde de örgütlemeli. Çocuk tiyatrosu üzerine de bir şey tartışmak, olmadı Brecht konulu ya da eleştiri üzerine etkinliklere katılmak meselâ. Aslında bir okul programı gibi.

Seyirci yetiştirmek evet ve bunlar besliyor. Giderek izleyicisi de arttı. Daha önce de yapıyorduk ama, zor seyirci buluyorduk, hatta bir ara yapmasak diye düşündük. Gelen sayısı az, ama diğer taraftan da Comedie Française’in yöneticisi gelmiş, mahçup oluyorsunuz. Bu sene çok ciddi rezervasyon var. Okuma tiyatrosu da yapacağız. Bizde bilinen bir format değildir ama yurtdışında çok, hatta biletli olarak işler. İki okuma tiyatromuz çok ilgi çekti. Demek ki bir anlamda bir festival programı, bir şeyleri deneyip, görüp üzerine gitmek ve geliştirmekle oluyor. “Çok önemli bir yönetmen geliyor, işini izliyoruz, bitiyor oyun, gidiyoruz. İstiyoruz ki o yönetmenle oyun üzerine tartışalım” deniyordu. Oradan yola çıkarak Soru-Cevap bölümlerini koyduk. 6 yabancı oyunumuzun ardından Soru-Cevap bölümü var, yerli oyunlarla ilgili de görüşüyoruz.

► Tiyatro Festivali 2002’den beri iki yılda bir… 20. festivalde yakın dönem için bir müjde alabilecek miyiz her yıl yapılması yolunda?

Biz de çok istiyoruz…İstanbul büyük bir kent. Ayrıca yerli yapımların sayısı çok arttı. Bugün 10 oyun oynuyorsa İstanbul’da, 10’un da seyircisi var. Sürekli bitti tiyatro, eskidi tiyatro! Değil yani… Binlerce yıldır var, tam tersine en genç sanat. İzleyici açısından da biz festivaller içerisinde en genç profile sahibiz. 28-30 yaş bizim yaptığımız araştırmalarda çıkan.

► Sanat tüketicisi genelde “yaşlanırken” bu çok dikkat çekici.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Schaubühne, Politik İmkânlar ve İKSV | E-Dergi, Sanat Tarihi — E Skop

E Skop tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Schaubühne, Politik İmkânlar ve İKSV | E-Dergi, Sanat Tarihi — E Skop kaynak görseli
Görsel: E Skop

Türkiye turnesini iptal eden sanatçı ve sanat topluluğu haberlerine sanatseverler artık aşina. Ama aşina olmak, bu durumun kanıksandığı anlamına gelmiyor. İptallerin gerekçesi politik olunca, ortaya konan tepkilerin içeriği de, ortaya konma biçimi de

  • Kaynak: E Skop
  • Yazar / Röportaj / Program: Türkiye turnesini iptal eden sanatçı ve sanat topluluğu haberlerine sanatseverle
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: istanbul-tiyatro-festivali

Doğrulama / dış kaynak: https://www.e-skop.com/skopbulten/schaubuhne-politik-imk%C3%A2nlar-ve-iksv/3599

Kaynak Metni

Türkiye turnesini iptal eden sanatçı ve sanat topluluğu haberlerine sanatseverler artık aşina. Ama aşina olmak, bu durumun kanıksandığı anlamına gelmiyor. İptallerin gerekçesi politik olunca, ortaya konan tepkilerin içeriği de, ortaya konma biçimi de politik bir mahiyet kazanıyor.

Almanya’nın önemli tiyatro topluluklarından, Thomas Ostermeier yönetimindeki Schaubühne Berlin’in, güvenlik kaygıları nedeniyle 21. İKSV Tiyatro Festivali’ne katılmama kararı almasının ardından, özellikle sosyal medya kanallarından topluluğu odağına alan tepkiler ortaya kondu. Tiyatro eleştirmenleri konuyla ilgili görüşlerini yazdılar.[1] İzleyicisi, oyuncuları ve öğrencileriyle, tiyatro çevreleri Schaubühne’yi açıklama yapmak konusunda sıkıştıran metinler hazırlayıp, Ostermeier’e ve topluluğun halka ilişkiler bölümlerine ilettiler.[2] Bu esnada Almanya’da bazı gazetelerde, Ostermeier’le konuyla ilgili yapılan söyleşiler yayınlandı. Bu söyleşiler Türkçe’ye çevrildi. Schaubühne, mesaj yazan hemen herkese doğrudan mesajlarla yanıt vererek tepkileri göğüslemeye ve insanları ikna etmeye çalıştı. Sanat portallarında bu açıklamalara yer verildi. Kimileri için açıklamalar tatmin edici olmadı. Topluluğun nasıl farklı bir tavır alabileceği sorusu üzerine akıl yürütüldü. Ne yapılabilirdi sorusuna muhtelif yanıtlar verildi: Schaubühne bu kararı daha erken almalıydı; açıklamalarında korktuklarını açıkça söyleyerek samimi olmalılardı; Türkiye’deki diğer hak ihlallerine vurgu yaparak bunlarla ilişkili bir tepki ortaya koymalılardı; boykot kampanyası çerçevesinde bir söylem oluşturabilirlerdi, gibi anahatlarıyla birkaç örnek verilebilir.

Yargılayıcı ve içe dönük olanların yanında, muhatabına temas etme gayretiyle ortaya konan tepkilerin önemli bir yeri var. Zira bu gayret, birbirini yoldaş gören özneler arasında yeniden bir zemin kurma çabasını yansıtır. Birbirinden mesul olan, zor zamanında dostunu yanında görmek isteyen, ihtilaf hallerinde birbirini özeleştiriye davet eden faillerin arasındaki ilişkinin niteliğidir bu. Bu zamana kadar festivalde üç farklı oyunla farklı zamanlarda Türkiye’de bulunmuş bir toplulukla, ve özellikle 2014 yılındaki Bir Halk Düşmanı oyununun finaline doğru yer alan forum bölümünde tiyatronun sınırlarını test eden politik bir deneyimi paylaşmış bir toplulukla izleyiciler arasındaki ilişkiden söz ediyoruz. Uzaktan “Kaygılıyız!” açıklamaları yapan Avrupalı imgesinin ötesinde, “burada” ve birlikte yol yordam arayan bir yoldaşlık ilişkisi… Son hadisede de izleyicinin muhatap gördüğüyle dolaysız iletişim kurmaya çalışmasının, ondan açıklama beklemesinın, ne tür alternatif yollar izlenebileceği hususunda düşünsel egzersizler yapmasının politik niteliği bu bağlamda görünür olur.

Schaubühne, Politik İmkânlar ve İKSV | E-Dergi, Sanat Tarihi — E Skop kaynak görseli
Görsel: E Skop

Schaubühne’nin sahnelediği “Bir Halk Düşmanı” oyunundan, Christoph Gawenda ve Thomas Bading. Fotoğraf: Arno Declair

Yalnızca Türkiye’de değil, dünyanın birçok bölgesinde Schaubühne topluluğunun sanat üretimine ve politik duruşuna sempatiyle bakıldığı söylenebilir. Bu sempati, Türkiye örneğinde şahit olduğumuz gibi, zorlayıcı toplumsal durumlar karşısında sanatçının nasıl tavır aldığı sorusuyla sınanır. Bu sınama, yukarda bahsettiğimiz anlamda bir yoldaşlık hissinin sürmesi için bir tutarlılık testidir de aynı zamanda. Tam da bu nedenle yine yukarda bahsi geçen “ne yapılabilirdi” sorusuna verilen yanıtlar, politik tutarlılık beklentisinin nasıl karşılanabileceğine dair önerilerdir aslında.

Diğer yandan, Schaubühne’nin bir tiyatro kurumu, Ostermeier’in de bu kurumun yöneticisi olduğunu akılda tutmak gerekir: Yıllık yaklaşık 16 milyon avroluk cirosu olan, 220 kişinin geçimini sağladığı, yurtdışı turnelerinden elde edilecek gelirin grubun devamlılığı için önemli olduğu bir kurum.[3] Buradan bakınca, III. Richard’da yapılan politik eleştiri ile toplumsal alanda kurum olarak varoluş biçimi arasında ‘tutarlı’ bir hat çizebilmek iyice zorlaşır. Zira topluluğun içinde bulunduğu dinamikler, çelişkileriyle birlikte görünür olmaya başlar. Ostermeier’ın söyleşilerinden, sanatçı ve yönetici rollerinin kendi iç çelişkilerini, roller arası gerilimleri okuyabiliyoruz. Örneğin Ostermeier, “ne kadar politik olursak, o kadar iyi satıyoruz”[4] saptamasını, ellerini ovuşturan bir tacir edasıyla yapmaz. Bilakis, tiyatroyu toplumsal müşterek olarak tahayyül eden bir yönetmen olarak piyasanın işleyiş mekanizmaları üzerine tefekkürü sürdürür. Burada ters giden bir şeyler olduğunun farkındadır. Ama sanat kurumunu bırakıp kurum-dışı bir pozisyona çekilmeyi de reddeder. Görece huzurlu hissedeceği bir köşeye çekilmektense, piyasanın içinde mücadele etmeyi tercih eder.

Schaubühne’nin sahnelediği “III. Richard” oyunundan. Fotoğraf: Arno Declair

Schaubühne, Politik İmkânlar ve İKSV | E-Dergi, Sanat Tarihi — E Skop kaynak görseli
Görsel: E Skop

Nihayetinde, Ostermeier ve Schaubühne’nin tercih ve üretimlerinin her biri, sanat ve politika arasındaki ilişkinin sorgulanabileceği elverişli bir zemin sunmaya devam ediyor.

Etkinlik iptali ve sonrasında oluşan tepkilerle ilgili İKSV tarafından yapılan ya da yapılmayan açıklamaların dikkat çekici olduğunu da vurgulamak gerekir.

Oyun iptali haberi alındıktan sonra bu durum İKSV tarafından şöyle duyuruldu:

21. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 17 ve 18 Kasım günlerinde sahnelenmesi planlanan Schaubühne Berlin’in III. Richard adlı oyunu, topluluğun aldığı karar sonucunda iptal edilmiştir. Topluluğun bu kararını üzülerek izleyicilerimizin bilgisine sunarız.

Gösterimlere bilet alan izleyicilerimiz, biletlerini festival kapsamındaki başka bir oyunda kullanmak üzere değiştirebilir ya da 31 Aralık 2017 tarihine kadar bilet aldıkları gişeye (İKSV’den alanlar İKSV’ye, Biletix’ten alanlar Biletix’e) başvurarak iade işlemlerini gerçekleştirebilirler.[5]

Takip edebildiğim kadarıyla, bir tiyatro portalında festival direktörüyle yapılan bir söyleşiye[6] dek kurum tarafından konuyla ilgili başka herhangi bir açıklama yapılmadı. Bu söyleşide ise direktör, TIRlarını Berlin’den döndürmelerine neden olan bu üzücü hadiseden bahsettikten sonra konunun “gündemi daha fazla işgal etmesi diğer gruplara ve katılımcılara haksızlık oluyor” diyor.

Gruplara haksızlık yapanların bunu nasıl yaptıklarını anlamak güç olsa da, günümüz tiyatro dünyasının en önemli topluluklarından birinin, Türkiye’de de hakkında dergilerde söyleşiler yapılıp dosyalar hazırlanan, üç kez İKSV tiyatro festivaline katılmış, yönetmenine İKSV festival komitesi tarafından onur ödülü takdim edilmiş bir topluluğun oyununu iptal etmesinin “gündemi işgal etmesi”[7] şaşırtıcı mı gerçekten?

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı — Megalibero

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı — Megalibero kaynak görseli
Görsel: Megalibero

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı

  • Kaynak: Megalibero
  • Yazar / Röportaj / Program: ECZACININ SESİ
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.eczacininsesi.com.megalibero.net/kultur-sanat/20-istanbul-tiyatro-festivali-nin-programi-aciklandi.html

Kaynak Metni

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı

20. İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl yurtdışından 9, Türkiye’den 23 oyun, dans ve performanstan oluşan 32 gösteriyi ve zengin içerikli 18 yan etkinliği 25 farklı mekânda sanatseverlerle buluşturacak. Festival programında yer alan 21 yerli yapımın Türkiye prömiyeri, uluslararası bir yapımın ise dünya prömiyeri gerçekleştirilecek. Festivalde yer alan yerli projelerin 9’u, uluslararası projelerin ise 4’ü İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığında sahnelenecek.

Festivalin gösterileri ve yan etkinlikleri Alt, Caddebostan Kültür Merkezi, Cevahir Sahnesi, Fransız Kültür Merkezi, garajistanbul, Harbiye Muhsin Ertugrul Sahnesi, Kumbaracı50, MSGSÜ Bomonti Yerleskesi 2. Kat, Moda Sahnesi, Müjdat Gezen Tiyatrosu 29 Ekim Sahnesi, Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Evi, Pera Müzesi, Sahne KHAS, Salon İKSV, SALT Galata, Talimhane Tiyatrosu, Tatbikat Sahnesi, Tiyatro Pera, Uniq Hall, Uniq İstanbul, Üsküdar Tekel Sahnesi, Üsküdar Stüdyo Sahnesi, Yeldeğirmeni Sanat Merkezi, Yunus Emre Kültür Merkezi Müşfik Kenter Sahnesi, Zorlu PSM Drama Sahnesi ve Zorlu PSM Stüdyo gibi kentin farklı mekânlarında seyirciyle buluşacak. Festival kapsamında ayrıca, ünlü konukların ve uzmanların katılacağı ücretsiz söyleşi, gösteri, sempozyum, sergi, ustalık sınıfı ve atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı açıklandı — Megalibero kaynak görseli
Görsel: Megalibero

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı, 1 Mart akşamı Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Ceylan Saner’in sunuculuğunu üstlendiği gecede, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel, Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz birer konuşma yaptı.

Toplantının açış konuşmasını yapan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, “İstanbul Kültür Sanat Vakfı olarak bu yıl yirminci kez İstanbul Tiyatro Festivali’ni düzenliyoruz. Bu kapsamda uluslararası bir tiyatro etkinliğini 1989 yılından bu yana düzenlemeye devam edebildiğimiz için çok mutluyuz… Gösterilerin yanı sıra hem tiyatroseverler hem tiyatrocular hem de öğrencilerin yararlanacağına inandığımız birçok atölye, ustalık sınıfı ve söyleşi de festival kapsamında yan etkinlikler olarak gerçekleştirilecek. Bu yan etkinliklerle birlikte festivalimizin izleyicilerimizi ve tiyatronun geleceğini inşa edecek olan genç oyuncuları, yönetmenleri, dramaturgları daha farklı boyutlarda da besleyeceğini ümit ediyoruz,” dedi.

Aygaz adına konuşma yapan Genel Müdür Gökhan Tezel, “Aygaz olarak, bir toplumun kültürel zenginliğinin çağdaş uygarlığa açılan en önemli kapı olduğuna inanıyoruz. Bu nedenle, pek çok medeniyete ev sahipliği yapan ülkemizde, arkeolojiden gösteri sanatlarına kadar çeşitli alandaki kültür-sanat faaliyetlerine katkıda bulunan projeler yürütüyoruz. İstanbul Tiyatro Festivali’ne verdiğimiz destek bunlardan biri. Tiyatro bireyin yaratıcı düşünme sürecini geliştiren, toplumlar arasındaki benzerliklere, farklılıklara dikkat çeken, güçlü bir toplumun oluşmasına katkıda bulunan bir sanat dalı. Bu bağlamda, festivale gösterilen yüksek ilgi de büyük bir memnuniyet veriyor. Biz dünyadan tiyatro oyunlarını Türk seyircisi ile buluşturan, Türk tiyatroları için dünya sahnelerinde bir kapı açan bu festivali 12 yıldır desteklemekten çok mutluyuz ve bu sene İstanbul Tiyatro Festivali’ni 20. kez düzenleyen başta İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı Sayın Bülent Eczacıbaşı’na, Vakfın Genel Müdürü Sayın Görgün Taner’e, Festival Direktörü Sayın Leman Yılmaz’a ve emeği geçen herkese bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz,” dedi.

Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca “Akaryakıt dağıtım sektörünün yenilikçi ve lider markası OPET olarak, sadece akaryakıt istasyonlarındaki satış ve sonrası faaliyetlerimiz ile değil, sosyal sorumluluk projelerimiz, sanat ve spor alanındaki sponsorluklarımız ile de farkındalık yaratmayı ve hayatın içinde yer almayı hedefliyoruz. Bu güzel şehri iki yılda bir tiyatronun başkenti haline getiren ve ulusal, uluslararası klasik ve çağdaş yorumlarla çarpıcı bir seçki yaratan İstanbul Tiyatro Festivali, evrensel sanat eserlerinin ülkemiz seyircisi ile buluşmasını sağlıyor. Sanat etkinlikleri arasında öncü role sahip olan festival, toplumsal gelişimimize katkı yaparken, ortak değerlerimize hizmet ederek sanatçıyı ve seyirciyi aynı duyguda buluşturuyor. Festivalin uzun yıllardır büyük bir coşkuyla binlerce izleyici ile buluşuyor olması, geleceğe daha umutlu bakmamızı sağlıyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nin sponsoru olmaktan büyük onur duyuyoruz ve bu değerli organizasyonu gerçekleştiren İstanbul Kültür Sanat Vakfı Başkanı Sayın Bülent Eczacıbaşı’na, Vakıf Genel Müdürü Sayın Görgün Taner’e, Festival Direktörü Leman Yılmaz’a ve festival ekibine bir kez daha teşekkür ediyoruz,” dedi.

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu “Tüpraş olarak, ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamakta üstlendiğimiz rolün yanı sıra, sürdürülebilir kültür politikalarının geliştirilmesini de sorumluluklarımız arasında sayıyoruz. Bu anlamda Koç Topluluğu Enerji Grubu Şirketi olarak, 20. İstanbul Tiyatro Festivali’ni destekliyor olmaktan gurur duyuyoruz. Sanatçılarımızı hem tiyatro severlerle hem de çağdaşları ile buluşturacak festival bu yıl 25 farklı mekânda gerçekleşecek. Bunun tiyatro sahnelerimize de ayrı bir dinamizm katacağını düşünüyoruz. 3 hafta süresince klasik ve çağdaş yorumlarla kültür sanat hayatımıza soluk katacak bu uluslararası etkinliği başarıyla organize eden İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’na teşekkürlerimi sunuyor, herkese keyifli ve enerjisi yüksek bir festival diliyorum. Tüpraş enerjisi ile kültür ve sanatı gönülden desteklemeye devam edecek,” dedi.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz ise 20. festivale özel projeleri ve programda yer alan gösterilerle ilgili bilgi aktardı.

Basın toplantısı ve ödül töreninde ayrıca, 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara birer teşekkür plaketi verildi. Festivalin 2004 yılından bu yana ana sponsorluğunu üstlenen Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın yanı sıra festivalin gösteri sponsorları British Council İstanbul, Türk Tuborg A.Ş. ve Tekfen Holding ile Üç Kuruşluk Opera özel gösteri sponsoru ENKA Vakfı’na teşekkür plaketi takdim edildi. Ayrıca, desteklerinden dolayı TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültürel ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı, TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Tiyatroları, Kadıköy Belediyesi, Fransız Kültür Merkezi ve Goethe-Institut İstanbul’a da teşekkür plaketleri sunuldu. Plaketleri İKSV Genel Müdürü Görgün Taner verdi.

İstanbul Tiyatro Festivali bu yıl, 20’nci festival vesilesiyle özel bir yayın hazırlıyor. 1989 yılından bu yana gerçekleştirilen 20 festivalde sahnelenen yerli ve yabancı oyunlarla ilgili ayrıntılı bilgi içerecek kitapta, ayrıca 20 yıl boyunca festivalin direktörlüğünü yapan Dikmen Gürün ile İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz’ın bir söyleşisi de yer alacak. İstanbul Tiyatro Festivali’nin geçmişine bir ışık tutacak olan bu katalog kitap, Mayıs ayında izleyicilere sunulacak.

İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında 19-22 Mayıs tarihleri arasında festivalin yabancı profesyonel konuklarına yönelik belirli oyunların gösterimlerinin yapılacağı bir platform düzenlenecek. Bu platforma, uluslararası oyun yazarları ağı The Fence ve tiyatro çevirmenleri ağı Eurodram’dan ekipler de katılacak.

Festivalin 20. yılında yeni bir proje: Dans Platformu

20. İstanbul Tiyatro Festivali’nde Dans Platformu başlığı altında yeni bir proje başlatılıyor. Dans Platformu kapsamında profesyonel dansçılar kısa sunumlarla projelerini sahneleyecekler. İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz, sanatçı Aylin Ersöz ve sanatçı Tuğçe Tuna tarafından seçilecek projeler, festivalin yabancı profesyonel konuklarına yönelik platformda, başta dans olmak üzere sahne sanatları profesyonellerinin katılıp izleyebileceği bir proje olarak hayat bulacak.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İstanbul Tiyatro Festivali ‘bağımsızlık’ teması ile bu yıl da bağımlılık yapacak — Edebiyatpostasi

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İstanbul Tiyatro Festivali 'bağımsızlık' teması ile bu yıl da bağımlılık yapacak — Edebiyatpostasi kaynak görseli
Görsel: Edebiyatpostasi

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 13-26 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

  • Kaynak: Edebiyatpostasi
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Fe
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.edebiyatpostasi.com/haber/istanbul-tiyatro-festivali-bagimsizlik-temasi-ile-bu-yil-da-bagimlilik-yapacak_241/

Kaynak Metni

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 13-26 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanıyor.

21. İstanbul Tiyatro Festivali?nin programı Zorlu PSM Sky Lounge?da gerçekleştirilen özel bir gecede tanıtıldı.

Mert Fırat?ın sunuculuğunu üstendiği gecede 21. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri de takdim edildi.

İstanbul Tiyatro Festivali 'bağımsızlık' teması ile bu yıl da bağımlılık yapacak — Edebiyatpostasi kaynak görseli
Görsel: Edebiyatpostasi

Toplantının açılış konuşmasını yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, festivalin bu yıl 6 uluslararası, 13 yerli yapıma yer verdiğini belirterek, şunları söyledi:

BÜLENT ECZACIBAŞI: “BU YIL 6 ULUSLARARASI, 13 YERLİ YAPIMA YER VERİYORUZ”

?2002 yılında sürdürülebilirliğini sağlamanın bir yöntemi olarak iki yılda bir düzenlenmeye başlayan İstanbul Tiyatro Festivali, 2017?den itibaren izleyicileriyle yeniden her yıl buluşacak. Bu kararı hayata geçirme sürecinde İstanbul Kültür Sanat Vakfı?nı heyecanla, dayanışmayla, dostlukla destekleyen izleyicilerimize, sanatçılara ve sponsorlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. 1989 yılından bu yana Türkiye?den ve dünyadan performans sanatları alanındaki en özgün, en dikkat çekici örnekleri izleyiciyle buluşturan festivalimiz, bu yıl programında 6 uluslararası, 13 yerli yapıma yer veriyor. İzleyiciler, festivalin devam ettiği iki hafta süresince tiyatronun heyecan verici dünyasında derin bir nefes alma şansı yakalayacak. 50. yılına doğru ilerlerken İstanbul Kültür Sanat Vakfı?nın hedeflerinden biri, özellikle gençler için etkinliklerinin erişilebilirliğini artırmak ve daha fazla kişinin kültür-sanat yaşamına katılımını sağlamak. İKSV Kültür-Sanat Kart projemizin yanı sıra festivallerimizde de bu amaçla bazı yenilikler yapıyoruz. İstanbul Tiyatro Festivali?nde de bu yıl, festival sponsorları Aygaz, Opet ve Tüpraş?ın desteğiyle, festivalin öğrenci biletlerinin 10 TL karşılığında alınabilmesini sağlıyoruz. Öğrencilerin festivali takip edebilmelerinin önündeki maddi engelleri kaldırabilmek amacıyla geliştirdiğimiz bu uygulamaya katkılarından dolayı sponsorlarımıza içten teşekkürlerimizi sunuyor ve tüm öğrencileri oyunlarımıza bekliyoruz. Tiyatro, kendimizi ve dünyamızı farklı bir bakış açısıyla yeniden keşfetmemizi sağlayan, düşüncelerimizi bağımsızlaştıran bir güce sahip. İzleyicilerimizin festival boyunca bu gücü hep hissetmelerini ve doyurucu bir festival dönemi geçirmelerini diliyor, festivali geniş kitlelere duyurmak konusundaki çabaları için basın mensupları ile festiv

GÖKHAN TEZEL: “GELECEĞE YATIRIM YAPAN PROJELERE DESTEK VERİYORUZ”

İstanbul Tiyatro Festivali 'bağımsızlık' teması ile bu yıl da bağımlılık yapacak — Edebiyatpostasi kaynak görseli
Görsel: Edebiyatpostasi

Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel de, geleceğe yatırım yapan projelere destek verdiklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

?Aygaz olarak, içinde bulunduğumuz toplumdan bağımsız bir gelişimin mümkün olamayacağı bilinciyle geleceğe yatırım yapan projelere destek veriyoruz. Köklü bir kültürel zenginliğe sahip ülkemizde çeşitli alanlarda sürdürülebilir projeler yürütüyor, bu faaliyetlerin daha da çoğalmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Uzun yıllar İstanbul Tiyatro Festivali?ne verdiğimiz destek de bu değerli projeler arasında yer alıyor. İstanbul?u tiyatronun merkezi haline getiren, 13 yıldır destek verdiğimiz İstanbul Tiyatro Festivali?nin bundan böyle her yıl düzenlenecek olmasından ve bu yıl ayrıca festival kapsamındaki öğrenci projesine de sponsor olarak daha fazla gencin tiyatro ile buluşmasına vesile olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizimle aynı heyecanı paylaşan tüm sanatseverlere ve sanatçılara iyi seyirler dilerken, bu değerli organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçen, başta festival ekibi olmak üzere herkese teşekkürlerimizi sunuyorum.?

CÜNEYT AĞCA: “GENÇ KUŞAKLARIN ZİHNİNDE YENİ UFUKLAR AÇILMASINA FIRSAT SUNULUYOR”

Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca ise şöyle konuştu:

?Türkiye?nin markası Opet, kültür, sanat ve spora destek olmayı öncelikli görevleri arasında sayan bir marka. İstasyonlarımızdaki ürün ve hizmetlerimizin yanı sıra, sosyal sorumluluk projelerimiz ve sponsorluklarımız ile de Türk insanının hayatının içinde yer alıyor ve farkındalık yaratıyoruz. Projelerimizin sonuçlarını ve sürdürülebilirliğini önemsiyoruz. Ülkemizde gerçekleşen sanat etkinlikleri arasında öncü bir role sahip olan ve bugüne kadar iki yılda bir hayata geçen Tiyatro Festivali?nin bundan böyle her yıl seyirciyle buluşacak olması da bizlere ayrı bir sevinç katıyor. Bu yıl, ?öğrenci bileti? uygulamasıyla daha fazla gencimizin bu seçkin eserleri izleme fırsatı bulacak olması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Toplumumuzun kültürel zenginleşmesi için büyük önem taşıyan tiyatro sanatının nitelikli ve güncel örneklerinin izleyiciyle buluşturulduğu bu değerli organizasyonla, genç kuşakların zihninde yeni ufukların açılmasına fırsat sunuyor olmaktan ötürü gururluyuz.?

SEVAL KIZILCAN: “‘ÜLKEM VARSA BEN DE VARIM’ FELSEFESİNİ BENİMSİYORUZ”

Tüpraş Kurumsal İletişim Müdürü Seval Kızılcan, İstanbul Tiyatro Festivali?ni bu yıl da destekliyor olmaktan gurur duyduklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

istanbula tiyatro mayista gelecek — Evrensel

Evrensel tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

  • Kaynak: Evrensel
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.evrensel.net/haber/79143/istanbula-tiyatro-mayista-gelecek

Kaynak Metni

Kaynak metni otomatik olarak çıkarılamadı; yayın öncesi manuel araştırma ve editoryal kontrol gerekir.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.