Yeni Tiyatro Sezonunun ilk izlenimleri — Şalom

Şalom tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Yeni Tiyatro Sezonunun ilk izlenimleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Ödenekli tiyatrolar geleneksel tatillerini yaparken özel tiyatrolarımız yaz boyunca hiç ara vermeden açık havada mevsimin oyunlarını sahnelemeyi sürdürdü; kimi büyük yapım da İstanbul dışı turnelere çıktı. Eylül başından itibaren de neredeyse hiç nefes almadan, heyecan verici yepyeni oyunlar izleyeceğimiz 2023-2024 sezonuna girmiş bulunuyoruz.

  • Kaynak: Şalom
  • Yazar / Röportaj / Program: �denekli tiyatrolar geleneksel tatillerini yaparken �zel tiyatrolar�m�z yaz boyu
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.salom.com.tr/haber/128418/yeni-tiyatro-sezonunun-ilk-izlenimleri

Kaynak Metni

Ödenekli tiyatrolar geleneksel tatillerini yaparken özel tiyatrolarımız yaz boyunca hiç ara vermeden açık havada mevsimin oyunlarını sahnelemeyi sürdürdü; kimi büyük yapım da İstanbul dışı turnelere çıktı. Eylül başından itibaren de neredeyse hiç nefes almadan, heyecan verici yepyeni oyunlar izleyeceğimiz 2023-2024 sezonuna girmiş bulunuyoruz.

DasDas Uluslararası Tiyatro Festivali başladı!

Ataşehir’de kurulduğundan beri kapalı gişe oyunları, konserleri ve stand-up gösterileriyle önemli bir sanat merkezine dönüşen DasDas, sezona eylül ayında, geçen yıldan beri planlanan, ancak deprem felaketi yüzünden ertelenen İO Uluslararası Tiyatro Festivali ile giriyor.

Yeni Tiyatro Sezonunun ilk izlenimleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Anadolu yakasının ilk uluslararası etkinliği, ulusal ve uluslararası tiyatro, dans ve performans yapımlarının yanı sıra, çeşitli sanatçılarla gerçekleştirilecek atölyeler, söyleşiler, farklı kültürlerden yeni metinlerin yer aldığı okuma tiyatrolarından oluşan bir programla karşımıza çıkıyor. Bir diğer önemli etkinlik de, üniversitelerin oyunculuk ve sahne sanatları bölümleriyle iş birlikleriyle, oyunlarına sahnelerinde yer vererek, onların seyircilerle buluşmasını sağlamak.

İO, Yunan mitolojisinde Tanrı Zeus tarafından ineğe dönüştürülen kadın kahramanın adı… Zeus’un kıskanç eşi Hera’dan kaçışının aşamaları, İstanbul ve Çanakkale Boğazlarının, hatta Haliç’in meydana gelişinin mitolojik öyküsünü de barındırır. Sınırları Balkanlardan Kafkasya’ya, Anadolu’dan Mısır’a ve Libya’ya kadar uzanan serüven, kimi zaman bir başkaldırı öyküsüne, kimi zaman bir göç hikâyesine, kimi zaman da bir kadının tüm zorluklar karşısındaki mücadelesine dönüşür.

DasDas’ın festivalin adını İO koyarak bu mitolojik karakterin peşinden çıktığı heyecan verici keşifte iki önemli kozu var: Birincisi ilk oyunlarından bugüne sanata saygılı, bilgili ve ciddi bir kuruluş olarak tanıdığımız DasDas’ın günümüze kadar hep büyük başarıyla gelmiş olması. İkincisiyse projenin direktörlüğünü Doç. Dr. Leman Yılmaz’ın üstlenmiş olması.

Bilindiği gibi, İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Dikmen Gürün’ün yardımcısı olarak sekiz yıllık çalışmanın ardından 2013’te bayrağı devralarak İKSV Tiyatro Festivali direktörü olan Yılmaz, dokuz yıl sürdürdüğü görevinde Gürün’ün kurduğu yenilikçi sistemi geliştirerek sürdürmüş, ülke ülke dolaşarak, seyircimize çağcıl tiyatronun ve modern dans tiyatrosunun en önemli örneklerini getirmiştir. İKSV’nin kurumsal bir kararla direktörlüğün yerine her yıl değişen küratörlük sistemi getirmesi, kanımca İKSV için büyük kayıp, DasDas için de büyük kazanç olmuştur.

Yeni Tiyatro Sezonunun ilk izlenimleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Projenin direktörlüğünü uluslararası tiyatro arenasında benzersiz ilişkileri olan Leman Yılmaz’ın üstlenmesinin ne kadar isabetli olduğu, İO’nun açılış oyunlarından hissediliyor:

9 – 10 Eylül tarihlerinde çağdaş tiyatronun en önemli yaratıcılarından Milo Rau’nun, nefes kesici oyunu ‘La Reprise. Histoiré Du Théâtre (I)’ ile başlayan festivalde, bilinen metinleri farklı bir sahne tasarımı ve estetiği ile mekâna taşıyan Mesut Arslan’ın ‘Gılgamesh / Gılgamış’ oyunu 15 – 16 Eylül akşamlarında DasDas’ta sahnelenecek.

İBBŞT’de Cumhuriyet’in 100. yılı kutlaması

Siyasi nedenlerle geçen uzunca bir tatsız dönemin ardından geçen yıl, yeni Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’le küllerinden doğan anka kuşu gibi yeniden parlak bir döneme giren İBBŞT, Cumhuriyetimizin 100. yılına “Klasiklere Devam” diyerek yine müthiş etkileyici bir gösterim programıyla girerken, 100. yılı çok önemli iki projeyle kutluyor.

Birincisi yeni ve öncü tiyatro uygulamalarını gerçekleştirmek için, Beklan Algan’ın Muhsin Ertuğrul’un desteğiyle, yanan Dram Tiyatrosu marangozhanesinde oluşturduğu, 1975-1983 arasında hizmet vermiş Deneme Sahnesini yeniden hayata geçirmek. Türkiye’de ilk kez yerleşik sahne ve perdenin olmadığı, seyirci yerleri değişken mekânda, oyunların kimi kez izleyicilerin ortasında, kimi kez çevresinde sahnelendiği, Brecht’in ‘Cesaret Ana ve Çocukları’ (1977), Weiss’ın ‘Marat-Sade’ (1978), Shakespeare & Can Yücel’in ‘Bahar Noktası’ gibi her biri efsaneleşmiş yapımları izlediğimiz Deneme Sahnesi, 1983’ün aralık ayında boşaltılmış, 1984’te yıkılmıştı.

Deneme Sahnesi bu yıl, yeni mekânları Müze Gazhane ve Muhsin Ertuğrul sahnelerinde Lucy Kirkwood’un ‘Sivrisinekler’ oyunuyla yeniden faaliyete geçecek.

İkincisiyse, Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sadece 16 ve 17 Eylül’de iki gösterim yapacak olan ‘Bu Memleket Bizim’ adlı müzikli oyun.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İstanbul´dan Béjart geçti ´Béjart Ballet for Life´ — Şalom

Şalom tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

İstanbul´dan Béjart geçti ´Béjart Ballet for Life´ — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom
  • Kaynak: Şalom
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: io-uluslararasi-tiyatro-festivali

Doğrulama / dış kaynak: https://www.salom.com.tr/haber/137150/istanbuldan-bujart-gecti-bujart-ballet-for-life

Kaynak Metni

İstanbul’dan Béjart geçti ‘Béjart Ballet for Life’

Fransız – İsviçreli dansçı koreograf Maurice-Jean Berger (1927-2007) ya da sahne adıyla Maurice Béjart, akademik dans ve neoklasik akımlardan yola çıkarak müziği, lirik operayı tiyatroyu ve modern dansı iç içe geçiren çağcıl koreografik anlatımı, sololarında ve benzersiz ‘ensemble’larda dansçılarının bireysel becerilerini öne çıkaran görsel işitsel tarzıyla modern dansın en önemli ve yenilikçi yaratıcılarından biridir.

Çocukluğundan beri dans eğitimi alan, 14 yaşında Marsilya Operasına kabul edilen Berger, ünlü felsefeci babası gibi felsefe lisansı sahibi olmasına karşın dansçı olamaya karar vermiş, Béjart sahne adıyla münhasıran dansçı sonra da koreograf olarak çalışmaya yönelmiştir. 1960’ta Brüksel’de ‘Ballet du xxe siècle / Yirminci Yüzyıl Balesi’ni kuran Béjart, 27 yıl boyunca en ünlü koreografilerini yarattığı bu toplulukla dünya sahnelerine, dans ve tiyatro festivallerine sayısız turne gerçekleştirmiş, açtığı dans okulunda pek çok önemli dansçı ve koreograf yetiştirmiştir. 1987’de Brüksel’i terk etmeye karar vermiş, topluluğu lağvederek önceden çalıştığı ve/veya yetiştirdiği elemanlarla Lozan’da, 2007’de ölümüne dek yönetimini ve genel sanat yönetmenliğini sürdürdüğü ‘Béjart Ballet Lausanne’ı kurmuştu.

İstanbul´dan Béjart geçti ´Béjart Ballet for Life´ — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Béjart’ın ardından, baş dansçılarından Gil Roman topluluğun sanat yönetmenliğini üstlenmiş, onun sanatsal mirasını sürdürürken, ustasının gerçekten beğenisini kazanabilecek 17 yeni koreografi sahnelemişti. 2024’te Roman, görevi bu kez baş dansçılarından, Béjart’ın mirasına aynı tutkuyla sahip çıkan Julien Favreau’ya devretmişti.

Bu bağlamda Béjart Ballet Lausanne, kurucu yaratıcısının ideallerini ‘Tanztheater Wuppertal’ ile birlikte titizlikle devam ettirmeyi sürdüren ikinci topluluktur.

1988 ve 2007’de İKSV Festivalinin konuğu olarak kentimize gelen topluluğun bu gelişine ön ayak olan İKSV eski Direktörü Leman Yılmaz bulunuyor.

İlk kez 1996 başlarında Lozan’da, peşinden 1997’de Paris’te sahnelenen, o tarihten bu yana dünya çapında turnelerine devam eden ‘Ballet For Life’, ikisi de kısa bir arayla, 45 yaşında AIDS’ten ölen, Queen’in efsanevi besteci şarkıcısı Freddie Mercury ile, Béjart’ın 30 yıllık baş dansçısı, ilham perisi, açıkça sözü edilmemiş olsa da olasılıkla büyük aşkı Jorge Donn’un anılarına adanmış bir saygı duruşu.

İstanbul´dan Béjart geçti ´Béjart Ballet for Life´ — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

AIDS üzerine değil, genç ölmek üzerine bir bale yapmaya karar veren Béjart, koreografisi için Queen’in ve ondan bile daha gençken ölen Mozart’ın müziğini kullanmış. Katkıda bulunan bir diğer yaratıcı da, yalın ve minimalist dekoru bir görsel şölene dönüştüren kostümleriyle Gianni Versace ki, o da 10 yıl sonra bir suikasta kurban gitmiş.

Aradan geçen 30 yıl boyunca, ölümü sonrası selama eklenen Béjart’a saygı duruşu dışında orijinal koreografinin hiç değişmeyişine karşın hâlâ taptaze kalan bu olağanüstü gösteriyi ifade etmeye kelimelerim yetersiz kalacak. Bu sebeple sözü Béjart’a bırakıyorum:

“Bize savaşmayın sevişin dediniz; biz de seviştik. Peki sevgi şimdi niye bize savaş açıyor?

Son dünya savaşından beri durmaksızın devam eden savaşlara bir de ‘Aşk’ yüzünden ölmenin katılmış olmasına bir isyan çığlığı… Ama her şeye karşın gençlik ve umut üzerine, gençler kadar iyimser ve umutsuz bir çalışma…

Yapıtlarım her şeyden önce, müzikle, yaşamla, ölümle, aşkla, yaratıları ve yaşamları benim aracılığımla yenilenenlerle bir karşılaşma… Queen’in müziğiyle bir aşk ilişkisi… Yaratı, şiddet, mizah, sevgi hepsi orada… Artık olmadığım dansçının eski benliğinin, kendilerini aşan genç dansçılarla yeniden doğuşu…

Topluluğu seviyorum. Bana esin kaynağı oluyorlar, hepimizin bir gün gideceği, eminim ki gittiğimizde Queen ve Mozart’ı birlikte piyano çalarken bulacağımız o meçhulün yolunu gösteriyorlar… Ve tabii ki her şeye rağmen son sözü Queen söyleyecek: The show must go on!”

Bize bu olayı yaşatan organizasyona Leman Yılmaz aracılığıyla sadece koca bir teşekkür değil, büyük de bir tebrik borçluyuz. Öyle ya, İstanbul’un dans ve müzik açısından bu kurak döneminde, üstelik Volkswagen Arena gibi, ses ve ışık tesisatları çok başarılı olsa da bu tür bir gösteri için epey elverişsiz bir mekânda 8000 kişiye modern dans izlettiniz!

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Leman Yılmaz Sanat ve Edebiyat Şövalyesi — Şalom

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Leman Yılmaz Sanat ve Edebiyat Şövalyesi — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom
  • Kaynak: Şalom
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Ödül / Nişan
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.salom.com.tr/haber/137866/leman-yilmaz-sanat-ve-edebiyat-sovalyesi

Kaynak Metni

Fransa İstanbul Başkonsolosu Madame Nadia Fanton, 3 Haziran’da Fransız Sarayı’nda yapılan törenle, sanat yönetmeni, festival direktörü, koreograf, eğitmen, araştırmacı dans ve tiyatro programlayıcısı Doç.Dr. Leman Yılmaz’a, Fransa’yla Türkiye arasındaki kültürel işbirliğine katkıları için “Chevalier de l’Ordre des Arts et des Lettres / Sanat ve Edebiyat Şövalyesi” nişanını takdim etti.

1957’den beri Fransız Kültür Bakanlığınca verilen nişan, sanat ve edebiyatta başarı gösteren, bu alanların yayılmasına ve Fransız kültür mirasının zenginleştirilmesine önemli katkılarda bulunan sanatçılara veriliyor. Ödül Fransız vatandaşlarıyla sınırlı değil; alıcılar arasında çok sayıda yabancı aydın da var. Türkiye’den şövalye nişanı alanlar arasında Ayşegül Sarıca ve Fazıl Say gibi müzisyenler, Elif Şafak, Zeynep Oral ve Orhan Pamuk gibi yazarlar, Gencay Gürün ve Genco Erkal gibi tiyatrocular bulunuyor.

Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji mezunu Leman Yılmaz, Boğaziçi’nde toplumsal tarih alanında yüksek lisans yaptı. Cumhuriyet dönemi dans tarihi konusunda İstanbul Üniversitesi’nde doktorasını tamamladı. Tarih Vakfı’nda proje koordinatörü, 1999-2004 arasında İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde kültür müdürü asistanı olarak çalıştı, 2004’te Lozan Vidy Tiyatrosu’nda staj yaptı. Lozan dönüşü İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na geçerek, üniversiteden hocası, doktora tezinde jüri üyesi Dikmen Gürün’ün yardımcısı olarak İstanbul Tiyatro Festivali’nde işe başladı. Gürün’le sekiz yıllık çalışmanın ardından 2013’te bayrağı hocasından devralan Doç.Dr. Leman Yılmaz İKSV Tiyatro Festivali direktörü oldu. Dokuz yıllık görevinde Gürün’ün kurduğu yenilikçi sistemi geliştirerek sürürdü. Her zamanki tutkusu dansa öncelik vererek izleyicileri dans tiyatrosunun yeni ve ilginç örnekleriyle tanıştırdı, NDT1 gibi bir efsaneyi en yeni koreografileriyle İstanbul’a getirdi.

Leman Yılmaz Sanat ve Edebiyat Şövalyesi — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Ülke ülke dolaşarak çağcıl tiyatronun önemli örneklerini festivale misafir etti; Robert Lepage’ın sahnelediği ‘Hamlet / Collage’ı; yaşayan en önemli yazar, yönetmen oyunculardan Wajdi Mouawad’ı benzersiz oyunu ‘Seuls’de izletti. Schaubühne ile sıkı ilişkiyi sürdürerek, topluluğun o dönem politik sebeplerle son dakikada iptal ettiği ‘Richard III’ haricinde Ostermeier’in nerdeyse tüm sahnelediklerinin İstanbul’da izlenmesine önayak oldu. Golden Mask Rusya Sahne Sanatları Festivali ile işbirliği, çağdaş Rus tiyatrosunun, aralarında Yevgeni Vakhtangov Tiyatrosu’nun büyüleyici Aleksandr Puşkin uyarlaması ‘Yevgeni Onegin’ da olan en iyi oyunlarını festival programına aldırdı. Pandemide, kısmen çevrimiçi kısmen canlı yapımlarla İstanbul seyircisini festivalsiz bırakmadı.

İkisi de eğitmenlikten gelen iki muhteşem hanımefendi, İKSV Festivalinin direktörlüğünü 20 yıl boyunca yapan efsanevi selefi Prof. Dr. Dikmen Gürün ve halefi Doç. Dr. Leman Yılmaz olağanüstü duyarlı seçimlerle İstanbul’da tiyatronun hasını yapan genç tiyatroculara oyunlarını festivalde sahneleme olanağı yarattılar; tiyatroya başarıyla seyirci yetiştirdiler.

Bu 30 yıllık muhteşem tiyatro serüveninin ardından İKSV direktörlükten küratörlüğe geçmeye karar vererek Leman Yılmaz’ın işine aniden son verdi. DasDas Tiyatro onu ayrılır ayrılmaz saflarına katarak proje direktörlüğünü üstlendiği İO Uluslararası Tiyatro Festivali ile İstanbul’un ilk sponsorsuz tiyatro festivalini gerçekleştirdi. DasDas gibi tiyatroyu bilen ve seven bir kuruluşla, yıllardır çabalarını takdir eden tiyatro camiası dışında sahnelerimize verdiği hizmetlerin hakkıyla değerlendirildiği söylenemez.

Malum “nul n’est prophète en son pays”! Kimse kendi ülkesinde peygamber olmaz diye çevrilebilen bu Fransızca deyim, insanların ülkelerindeki başarılı kişilerin yaptıklarını küçümseme ve değersizleştirme eğilimlerini açığa çıkaran bir ifadedir ki, sanatçı ve aydınların Türkiye’deki kaderini de pek güzel yansıtır. Neyse ki Fransız hükümeti bizimkilerin yapamadığını yaparak, fazlasıyla hak eden sevgili arkadaşımızı şövalye nişanıyla onurlandırdı.

Leman Yılmaz Sanat ve Edebiyat Şövalyesi — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Tatlı Ekşi Tiyatro & Biletinial Ortak Yapımı

“Onu çok seviyorum… ama ondan nefret de ediyorum.”

1980 doğumlu üretken İngiliz oyun yazarı senarist Morgan Llyod Malcolm’un ‘Mum / Anne’ isimli oyunu, Tatlı Ekşi Tiyatro ve Biletinial ortak yapımı olarak bu sezonda ‘Kutsal’ adıyla sahneleniyor. Tuğrul Tülek yönetiyor, dekor ve ışık tasarımını Cem Yılmazer, kostüm tasarımını Seval İşgören, müzik tasarımını Ömer Sarıgedik üstleniyor. Koreografi Tuğçe Ulugün Tuna’nın.

Yeni anne Nina (Seda Türkmen), uykusuzluk, sevgi, kaygı, şefkat, endişe, annelikle ilgili beklentiler ve gerçekler arasında sıkışmış durumdadır. Vereceği en önemli ama en zor karar nedir? İnsan, bir bebeğe bakabileceğine, onu her koşulda koruyabileceğine nasıl emin olabilir? Birini her şeyden çok severken, aynı zamanda hayatındaki en zorlandığı dönemi yaşadığını idrak ettiği an nasıl davranır?

Morgan Llyod Malcolm kendi lohusalığının ilk dönemlerinden esinlenerek, Nina’nın yabancılaşmasını, yalnızlaşmasını, tutkuyla bağlı olduğu oğlu Ben’in başına bir şey gelebilmesi korkularını, bebeğinin devamlı ağlamasının sebep olduğu uykusuzluk ve yorgunluğu, kaleme almış.

Doğum yapmayı bir otomobil kazasına şahit olmak gibi yaşadığını söyleyen, herkes yaşamla normal şekilde başa çıkarken kendisini üç aydır tükenmiş, ezilmiş, korkunç şekilde dağılmış hisseden genç kadının nefes almaya ihtiyacı vardır. Kayınvalidesi Pearl (Neriman Uğur) ve eşi David, onu bir nebze rahatlatmak amacıyla, bebeği bir geceliğine alırlar. Nina ilk defa Ben’den bir gece uzak kalacak, yakın arkadaşı Jackie (Ümmü Putgül) ile keyifli vakit geçirecektir. Ancak yeni ölmüş annesinin acısını ve doğum sonrası sıkıntılarını Jackie ile paylaşırken, bebeğinin güvende olduğunu bilmesine karşın endişe ve kaygılarıyla yüzleşmeye başlar. Çalacak bir telefonla tüm hayatının değişeceğinden habersizdir… “Kutsal” olarak tanımlanan anneliğin katmanlı, karışık, zor bir dönüşüm olduğunun altını çizerken, doğum sonrası depresyonuna da ustaca değinen oyun, sadece anne olmakla ilgili değil, çocuk olmakla, nesiller arası aktarılan öğretilerle de ilgili bir eser.

Metnin her ayrıntısının yerine oturduğu, mantıklı, gerçekçi, derinlemesine incelenmiş yapısı, korkuların ve doruğa çıkmış endişelerin karabasana dönüştüğü etkileyici öyküsü çok başarılı. Kapkaranlık ve karmaşık anlatının düşsel bir belirsizlikle gelişmesi ve finalde kendi üzerine kapanan fasit bir daire gibi başa dönmesi, yaşananların gerçek değil, Nina’nın korkularının dışavurumu olma olasılığını da içeriyor. Bu olasılık sadece Nina’yı değil, Tuğrul Tülek’in inandırıcı sahnelemesiyle olayları fiilen yaşayan izleyicileri de belki rahatlatıyor ama, metnin ürkünç çarpıcılığını kanımca bir miktar zayıflatıyor.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Dha İstanbul – 21. İstanbul Tiyatro Festivali Perdelerini Açıyor — Sondakika

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 13-26 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşacak.

  • Kaynak: Sondakika
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Fe
  • Kaynak tarihi: 2017-09-02
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: http://www.sondakika.com/guncel/haber-dha-istanbul-21-istanbul-tiyatro-festivali-10074953/

Kaynak Metni

Dha İstanbul – 21. İstanbul Tiyatro Festivali Perdelerini Açıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 21. İstanbul Tiyatro Festivali, 13-26 Kasım tarihleri arasında tiyatroseverlerle buluşacak.

21. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı Zorlu PSM Sky Lounge’da gerçekleştirilen özel bir gecede tanıtıldı. Mert Fırat’ın sunuculuğu üstendiği gecede 21. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri de takdim edildi. Toplantının açılış konuşmasını yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, festivalin bu yıl 6 uluslararası, 13 yerli yapıma yer verdiğini belirterek, şunları söyledi:

“2002 yılında sürdürülebilirliğini sağlamanın bir yöntemi olarak iki yılda bir düzenlenmeye başlayan İstanbul Tiyatro Festivali, 2017’den itibaren izleyicileriyle yeniden her yıl buluşacak. Bu kararı hayata geçirme sürecinde İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nı heyecanla, dayanışmayla, dostlukla destekleyen izleyicilerimize, sanatçılara ve sponsorlarımıza gönülden teşekkür ediyoruz. 1989 yılından bu yana Türkiye’den ve dünyadan performans sanatları alanındaki en özgün, en dikkat çekici örnekleri izleyiciyle buluşturan festivalimiz bu yıl programında 6 uluslararası, 13 yerli yapıma yer veriyor. İzleyiciler, festivalin devam ettiği iki hafta süresince tiyatronun heyecan verici dünyasında derin bir nefes alma şansı yakalayacak. 50. yılına doğru ilerlerken İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın hedeflerinden biri, özellikle gençler için etkinliklerinin erişilebilirliğini artırmak ve daha fazla kişinin kültür-sanat yaşamına katılımını sağlamak. İKSV Kültür-Sanat Kart projemizin yanı sıra festivallerimizde de bu amaçla bazı yenilikler yapıyoruz. İstanbul Tiyatro Festivali’nde de bu yıl, festival sponsorları Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın desteğiyle, festivalin öğrenci biletlerinin 10 TL karşılığında alınabilmesini sağlıyoruz. Öğrencilerin festivali takip edebilmelerinin önündeki maddi engelleri kaldırabilmek amacıyla geliştirdiğimiz bu uygulamaya katkılarından dolayı sponsorlarımıza içten teşekkürlerimizi sunuyor ve tüm öğrencileri oyunlarımıza bekliyoruz. Tiyatro, kendimizi ve dünyamızı farklı bir bakış açısıyla yeniden keşfetmemizi sağlayan, düşüncelerimizi bağımsızlaştıran bir güce sahip. İzleyicilerimizin festival boyunca bu gücü hep hissetmelerini ve doyurucu bir festival dönemi geçirmelerini diliyor, festivali geniş kitlelere duyurmak konusundaki çabaları için basın mensupları ile festiva

Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel, geleceğe yatırım yapan projelere destek verdiklerini vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:

“Aygaz olarak, içinde bulunduğumuz toplumdan bağımsız bir gelişimin mümkün olamayacağı bilinciyle geleceğe yatırım yapan projelere destek veriyoruz. Köklü bir kültürel zenginliğe sahip ülkemizde çeşitli alanlarda sürdürülebilir projeler yürütüyor, bu faaliyetlerin daha da çoğalmasına katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Uzun yıllar İstanbul Tiyatro Festivali’ne verdiğimiz destek de bu değerli projeler arasında yer alıyor. İstanbul’u tiyatronun merkezi haline getiren, 13 yıldır destek verdiğimiz İstanbul Tiyatro Festivali’nin bundan böyle her yıl düzenlenecek olmasından ve bu yıl ayrıca festival kapsamındaki öğrenci projesine de sponsor olarak daha fazla gencin tiyatro ile buluşmasına vesile olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizimle aynı heyecanı paylaşan tüm sanatseverlere ve sanatçılara iyi seyirler dilerken, bu değerli organizasyonun gerçekleştirilmesinde emeği geçen başta festival ekibi olmak üzere herkese teşekkürlerimizi sunuyorum.”

Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca da şöyle konuştu:

“Türkiye’nin markası Opet, kültür, sanat ve spora destek olmayı öncelikli görevleri arasında sayan bir marka. İstasyonlarımızdaki ürün ve hizmetlerimizin yanı sıra sosyal sorumluluk projelerimiz ve sponsorluklarımız ile de Türk insanının hayatının içinde yer alıyor ve farkındalık yaratıyoruz. Projelerimizin sonuçlarını ve sürdürülebilirliğini önemsiyoruz. Ülkemizde gerçekleşen sanat etkinlikleri arasında öncü bir role sahip olan ve bugüne kadar iki yılda bir hayata geçen Tiyatro Festivali’nin bundan böyle her yıl seyirciyle buluşacak olması da bizlere ayrı bir sevinç katıyor. Bu yıl, ‘öğrenci bileti’ uygulamasıyla daha fazla gencimizin bu seçkin eserleri izleme fırsatı bulacak olması bizleri ayrıca mutlu ediyor. Toplumumuzun kültürel zenginleşmesi için büyük önem taşıyan tiyatro sanatının nitelikli ve güncel örneklerinin izleyiciyle buluşturulduğu bu değerli organizasyonla, genç kuşakların zihninde yeni ufukların açılmasına fırsat sunuyor olmaktan ötürü gururluyuz.”

Tüpraş Kurumsal İletişim Müdürü Seval Kızılcan, İstanbul Tiyatro Festivali’ni bu yıl da destekliyor olmaktan gurur duyduklarını söyleyerek, şu ifadeleri kullandı:

“Tüpraş olarak, ülkemizin enerji ihtiyacını karşılamakta üstlendiğimiz rolün yanı sıra, sürdürülebilir kültür politikalarının geliştirilmesini sorumluluklarımız arasında sayıyoruz. Koç Topluluğu Enerji Grubu Şirketi olarak, kurucumuz merhum Vehbi Koç’un “ülkem varsa ben de varımö felsefesinden aldığımız ilhamla İstanbul Tiyatro Festivali’ni bu yıl da destekliyor olmaktan gurur duyuyoruz. Ülkemiz ve tiyatro sanatımıza itibar sağlayan uluslararası bu festivali başarıyla organize eden İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’na teşekkürlerimizi sunuyor, herkese keyifli ve enerjisi yüksek, “bağımsızlık” teması ile tiyatro bağımlılığımızı artıracak bir festival diliyoruz. Tüpraş enerjisi ile kültür ve sanatı gönülden desteklemeye devam edecek.”

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz ise, 21. İstanbul Tiyatro Festivali programı ile ilgili detayları aktardı ve bu yıldan itibaren festivalin her yıl olmasına dair yaşadığı mutluğu ve düşünceleri şu sözlerle ifade etti: “21. İstanbul Tiyatro Festivali önemli değişiklikleri de beraberinde getiriyor. Bildiğiniz gibi İstanbul Tiyatro Festivali, 2002-2016 yılları arasında iki yılda bir düzenlenerek yoluna devam etmişti. Bizler ise gerek seyirciler, gerek festivalin mutfağında çalışanlar olarak festivalin ilk fırsatta yeniden ilk düzenine dönebileceği umudunu hep yüreğimizde taşıdık. Bunun için çalışmalar yaptık, destekler bulmaya çalıştık. İstanbul gibi büyük bir kentte iki yılda bir düzenlenen bir tiyatro festivalinin yeterli olmadığını biliyorduk. Seyircimizin yabancı yapımları iki yılda bir ancak festival programında izleyebildiğinin farkındaydık. Yerli ve yabancı yapımların her geçen gün gelişen bir üretim ağı içinde olduğunun ve bu sürece festivalin ayak uydurması gerektiğinin bilincindeydik. Çalışmalarımızı hızlandırdık ve 2017 yılından başlayarak İstanbul Tiyatro Festivali’ni her yıl düzenlemeye karar verdik. Festivalimizin dönemi Mayıs ayı idi. Ancak kentin yapısal faktörleri, ilk gösterimlerini festivalde yapan yapımların yurtdışı festivallerinde yer alabilmesi için yeterli zamana sahip olabilmeleri, sezona hazır olmaları, yurt dışındaki festivallerin ve tiyatroların sezon programlarıyla eş zamanlı olabilmek adına festivalimizi kasım ayına aldık.”

Basın toplantısı ve ödül töreninde ayrıca 21. İstanbul Tiyatro Festivali’nin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan TC Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bakırköy Belediyesi, Kadıköy Belediyesi, Zorlu Performans Sanatları Merkezi, Zorlu Holding A.Ş, ENKA Vakfı, Institut Français İstanbul, Tekfen Holding, Goethe-Institut İstanbul ve İsveç Başkonsolosluğu’na birer teşekkür plaketi de verildi.

21. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri’ne bu yıl tiyatro dünyasının üç önemli ismi layık görüldü. Festivalin ilk Onur Ödülü, yönetmen, senarist, dekoratör ve akademisyen Duygu Sağıroğlu’na takdim edildi. Festivalin bir diğer Onur Ödülü yarım asırdır gazeteci, yazar, insan hakları savunucusu, feminist ve gönülden bir tiyatrosever olarak Türkiye’nin kültür-sanat yaşamına damga vurmuş Zeynep Oral’a verildi. Festivalin son Onur Ödülü ise, kural tanımayan koreografileriyle dünya çapında ses getiren, günümüzün en önemli koreograflarından Angelin Preljocaj’a verilecek. Angelin Preljocaj’a ödülü, 18 Kasım Cumartesi akşamı Zorlu PSM Ana Tiyatro’da sahnelenecek son eseri Fresk’in gösteriminin ardından sunulacak.

19 TİYATRO VE DANS TOPLULUĞUNDAN 55 GÖSTERİ

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

23. İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: Bir keşfetme dürtüsüyle hareket ediyoruz

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

23. İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz: Bir keşfetme dürtüsüyle hareket ediyoruz kaynak görseli
Görsel: Sözcü

23. İstanbul Tiyatro Festivali için geri sayım başladı. 13 Kasım’da başlayacak ve 1 Aralık’ta sona erecek festival kapsamında 12 yabancı, 16 yerli olmak üzere 28 tiyatro, toplamda 78 kez perde açacak. İstanbul Tiyatro Festival ile Golden Mask Rus Sahne Sanatları Festivali arasındaki işbirliği kapsamında 4 Rus oyunu da izleyicilerle buluşacak. Hazırlıkların yoğun bir şekilde sürdüğünü belirten Festival Direktörü Leman Yılmaz, Kayıt Dışı’na konuk oldu ve “Tiyatro, yaşadıklarımızı yansıtan en önemli sanat dallarından birisi. Repertuara baktığımızda klasik oyunlar da var ama önemli olan bugün ne anlatıldığı… Bir keşfetme dürtüsüyle hareket ediyoruz. Bugünü yakalamak çok önemli” dedi.

  • Kaynak: Sözcü
  • Yazar / Röportaj / Program: 23. İstanbul Tiyatro Festivali için geri sayım başladı. 13 Kasım’da başlayacak v
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.sozcu.com.tr/23-istanbul-tiyatro-festivali-direktoru-leman-yilmaz-bir-kesfetme-durtusuyle-hareket-ediyoruz-wp5436572

Kaynak Metni

23. İstanbul Tiyatro Festivali için geri sayım başladı. 13 Kasım’da başlayacak ve 1 Aralık’ta sona erecek festival kapsamında 12 yabancı, 16 yerli olmak üzere 28 tiyatro, toplamda

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Tiyatro Festivali’nden haberler iyi — Timeout

Timeout tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Tiyatro Festivali’nden haberler iyi — Timeout kaynak görseli
Görsel: Timeout

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 1989’dan bu yana gerçekleştirdiği ve 2002’den beri iki yılda bir hayata geçen İstanbul Tiyatro Festivali, artık her yıl düzenlen

  • Kaynak: Timeout
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 1989’dan bu yana gerçekleştirdiği ve 2002’den be
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.timeout.com/istanbul/tr/blog/tiyatro-festivalinden-haberler-iyi-051717

Kaynak Metni

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 1989’dan bu yana gerçekleştirdiği ve 2002’den beri iki yılda bir hayata geçen İstanbul Tiyatro Festivali, artık her yıl düzenlenecek. Uluslararası ve ulusal oyun, dans, performans ve etkinliklerle şimdiye dek 5600 yerli ve yabancı sanatçının yer aldığı festivalde 700 performans gerçekleşti.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz, var olan programı ikiye böldüklerini söylerken bu durumun festivali her yıl düzenlemelerine olanak sağladıklarını söylüyor.

Bu sene 13-26 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festivalde yurt dışından dört, Türkiye’den 10 gösteri seyirciyle buluşacak. Festival kapsamında her zaman olduğu gibi konuk ve eğitmenlerin katılımıyla çeşitli atölye ve söyleşiler gerçekleşecek. 21. İstanbul Tiyatro Festivali’nin detaylı programı Eylül ayında açıklanacak.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Basın Bültenleri | Tüpraş

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Basın Bültenleri | Tüpraş kaynak görseli
Görsel: Tüpraş
  • Kaynak: Tüpraş
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.tupras.com.tr/tr/basin-bultenleri/22-istanbul-tiyatro-festivali-17-kasimda-perdelerini-aciyor

Kaynak Metni

22. İstanbul Tiyatro Festivali 17 Kasım’da Perdelerini Açıyor

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Koç Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Tiyatro Festivali, 22. kez 17 Kasım – 4 Aralık tarihleri arasında seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.

22. İstanbul Tiyatro Festivali’nde yurtdışından 12, Türkiye’den 12 olmak üzere 24 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 52 gösterisinin yanı sıra okuma tiyatroları, söyleşiler, film gösterimleri, atölye çalışmaları ve ustalık sınıfları gibi ücretsiz yan etkinlikler de gerçekleştirilecek.

Basın Bültenleri | Tüpraş kaynak görseli
Görsel: Tüpraş

22. İstanbul Tiyatro Festivali Programı Düzenlenen Özel Bir Gecede Tanıtıldı

22. İstanbul Tiyatro Festivali, 5 Eylül Çarşamba akşamı Zorlu PSM Sky Lounge’da düzenlenen özel bir gecede tanıtıldı. Sunuculuğunu Ceylan Saner’in üstlendiği gecede, 22. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri’nden ilki Zeliha Berksoy’a takdim edildi.

22. İstanbul Tiyatro Festivali basın toplantısı ve ödül töreninde İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel, Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz birer konuşma yaptı.

Toplantının açış konuşmasını yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı; “İstanbul Kültür Sanat Vakfı sonbahar sezonuna yoğun bir gündemle başlıyor. Artık diğer üç festivalimiz gibi her yıl düzenlediğimiz İstanbul Tiyatro Festivali, yirmi ikinci kez izleyiciyle buluşacak. İKSV olarak ülkemizde kültürel hayata katılımı artırmayı, sanatçı ve izleyicilerin gelişimine katkıda bulunmayı temel sorumluluklarımız arasında görüyoruz. Bu doğrultuda gençlerin festivale erişimini kolaylaştırmak için İKSV Kültür-Sanat Kart gibi projeler yürütüyoruz. Ayrıca öğrenciler İstanbul Tiyatro Festivali biletlerini, geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da 10 TL karşılığında alabiliyorlar. Öğrencilere yönelik bu uygulamayı sürdürmemizi mümkün kılan festival sponsorları Aygaz, Opet ve Tüpraş başta olmak üzere festivalimizi destekleyen tüm kurum ve kuruluşlara içten teşekkürlerimi sunuyorum,” dedi.

Basın Bültenleri | Tüpraş kaynak görseli
Görsel: Tüpraş

Aygaz Genel Müdürü Gökhan Tezel; “Aygaz olarak kuruluşumuzdan beri faaliyetlerimizi, ülkelerin refahında ekonomik kalkınma kadar kültürel kalkınmanın da büyük payı olduğuna inanarak sürdürüyoruz. Bu nedenle, güçlü bir kültürel mirasa sahip olan ülkemizde, yıllardır uzun soluklu kültür-sanat projelerine destek veriyoruz. Bizim için çok değerli projelerden biri olan ve iki hafta boyunca ülkemizi, tiyatronun kalbinin attığı yer haline getiren İstanbul Tiyatro Festivali’nin paydaşı olmaktan gurur duyuyoruz. Geçen yıl daha fazla gencin tiyatro ile buluşması için öğrenci biletlerine verdiğimiz desteği bu yıl da sürdürüyor, genç kuşakların çağdaş tiyatronun önemli örnekleriyle ufuk açan bir yolculuğa çıkmasına aracı olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Ülkemizin kültür ve sanat hayatına değerli bir katkı sunan İstanbul Tiyatro Festivali’nin gerçekleşmesinde emeği geçen herkese teşekkürlerimizi sunuyor, tüm tiyatroseverlere iyi seyirler diliyoruz,” dedi.

Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca; “Yılın en büyük tiyatro buluşması olan İstanbul Tiyatro Festivali’nin sponsorluğunu üstlenmekten bir kez daha gurur duyuyoruz. Ülkemize değer katan projeleri uygulayıp geliştirmeyi benimsemiş bir marka olarak, İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından her yıl büyük bir özenle hazırlanan Tiyatro Festivali’ne destek vermek bizim için büyük mutluluk. Geçtiğimiz yıldan bu yana artık her yıl düzenlenen bu saygın festival kapsamında, Koç Enerji Grubu olarak ‘öğrenci bileti’ uygulamasıyla da gençlerimizin seçkin eserleri izleyecek olmaları mutluluğumuzu bir kat daha artırıyor. Günümüzde tiyatro, dans, müzik ve sahne performansları ile ortaya koyduğu çarpıcı eserlerle seyirci ile bambaşka bir ilişki kurarken bu anlamda en iyi örneklerin şehrimizde sergileniyor olmasından da ayrı bir heyecan duyuyoruz,” dedi.

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmenoğlu; “Türkiye enerji sektörünün lider kuruluşu olarak, sorumluluk bilinciyle toplumsal gelişime çok yönlü katkı sağlamaya özen gösteriyoruz. Tüm faaliyetlerimizde; ülkemiz, hizmet ettiğimiz toplum ve paydaşlarımız için değer yaratma gayretiyle çalışıyoruz. Bu anlayışla, ‘Enerjimiz tiyatroya’ diyerek; kapsamı sürekli olarak büyüyen, uluslararası saygınlığı olan ve merakla beklenen İstanbul Tiyatro Festivali’ne desteğimizi sürdürmekten mutluluk duyuyoruz. İstanbul Kültür Sanat Vakfı, İstanbul Tiyatro Festivali’ne başarıyla öncülük ederek birbirinden değerli oyun ve oyuncuları sanatseverlerle bir araya getiriyor. Festival, zengin programıyla 22’nci kez izleyicilerle kucaklaşacak; tiyatro sahnelerine taze bir soluk getirecek. Bu değerli etkinliği düzenleyen İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na ve emeği geçen herkese teşekkür ediyor, sanatçılarımızı yürekten kutluyoruz. Tiyatroseverlere sanatın tüm renkleriyle buluşacağımız, keyifli, ‘enerjisi bitmeyecek’ bir festival dilerim,” dedi.

İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz ise “Festivalimiz bu yıl 17 Kasım – 4 Aralık tarihlerinde gerçekleşecek. 18 gün boyunca 21 farklı mekânda çeşitli etkinlikler gerçekleşecek. 12 yerli 12 yabancı yapım, festivalin programında yer alıyor. Yurtdışındaki kültür ve sanat kurumları ile gerçekleştirdiğimiz işbirlikleri giderek daha da gelişiyor. Yine bu yıl ilk kez Flaman Kültür Bakanlığı ile bir işbirliğine adım attık. 2014 yılında başlatmış olduğumuz ‘Uluslararası Platform’, bu yıl da yurtdışından profesyonelleri ağırlayacak. Bu sayede 22. İstanbul Tiyatro Festivali’ni, festival direktörleri ile tiyatroların ve festivallerin program danışmanları yakından takip edebilecek. Festivalde yer alan yerli yapımlar yurtdışındaki festivallerin ya da tiyatro mekânlarının programlarında yer alıyor,” dedi.

Basın toplantısı ve ödül töreninde, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın kurucu sponsoru Eczacıbaşı Topluluğu’na ve resmi sponsorları DHL, The Marmara Collection ve sigorta sponsoru Zurich Sigorta’ya teşekkür plaketleri takdim edildi. Törende ayrıca 22. İstanbul Tiyatro Festivali’nin gerçekleşmesine katkıda bulunan İtalyan Kültür Merkezi, Institut Français, Hollanda Konsolosluğu, ENKA Vakfı, Türk Tuborg A.Ş., Credit Europe Bank N.V., Tekfen Holding ve Zorlu Performans Sanatları Merkezi’ne de teşekkür plaketleri verildi.

22. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Onur Ödülleri Zeliha Berksoy ve Evgeny Mironov’a

22. İstanbul Tiyatro Festivali Onur Ödülleri’nden ilki yönetmen ve oyuncu Zeliha Berksoy’a takdim edildi. 1965’te Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü’nde yüksek lisansını tamamladıktan sonra 1967’de Berlin Devlet Tiyatrosu bünyesindeki Schiller Tiyatrosu’nda reji asistanı olarak görev aldı ve Berliner Ensemble’da asistan öğrenci olarak eğitimine devam etti. 42 yıllık tiyatro oyunculuğu süresince dünya tiyatro edebiyatının belli başlı oyun yazarlarının eserinde başrol oynayan Zeliha Berksoy, imza attığı projelerle ulusal ve uluslararası pek çok festivale katıldı ve birçok ödüle layık görüldü. Zeliha Berksoy’a ödülünü, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı sundu.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Teneffüs — Yapı Kredi Yayınları

Yapı Kredi Yayınları tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Teneffüs — Yapı Kredi Yayınları kaynak görseli
Görsel: Yapı Kredi Yayınları

“Sanat Dünyamız” dergisinin 179. sayısı çıktı. Derginin bu sayısının kapağında Evin Sanat Galerisi’nde “Saydam Şehrin İçinden” adlı sergisi 28 Kasım’a dek görülebilecek olan sanatçı Setenay Alpsoy yer alıyor. Dergide Uras Kızıl imzalı bir yazıda, sanatçının pratiği ve sergisi çok yönlü olarak inceleniyor. Dirimart’taki kişisel sergisi 8 Kasım’a dek devam eden güncel sanatın en önemli isimlerinden Sarkis, geniş bir söyleşide son dönem çalışmalarını ve sergisini Özlem Altunok’a anlatıyor. Ayrıca Arter’de devam eden “Dinleyen Gözler İçin”, “Gökcisimleri Üzerine” ve Alev Ebüzziya’nın kişisel sergisi “Tekerrür”, SALT’ta devam eden “İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde” sergisi üzerine birer inceleme yazısı okurları bekliyor. Kunsthaus Hamburg’da devam eden “The Futureless Memory” sergisi üzerine bir eleştiri yazısı da derginin başlıkları arasında. Amsterdam merkezli sanat mekânı Framer

  • Kaynak: Yapı Kredi Yayınları
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.yapikrediyayinlari.com.tr/dergiler/teneffus

Kaynak Metni

Siparişiniz en geç 2 iş günü içerisinde kargoya teslim edilir.

“Sanat Dünyamız” dergisinin 179. sayısı çıktı. Derginin bu sayısının kapağında Evin Sanat Galerisi’nde “Saydam Şehrin İçinden” adlı sergisi 28 Kasım’a dek görülebilecek olan sanatçı Setenay Alpsoy yer alıyor. Dergide Uras Kızıl imzalı bir yazıda, sanatçının pratiği ve sergisi çok yönlü olarak inceleniyor.

Dirimart’taki kişisel sergisi 8 Kasım’a dek devam eden güncel sanatın en önemli isimlerinden Sarkis, geniş bir söyleşide son dönem çalışmalarını ve sergisini Özlem Altunok’a anlatıyor.

Ayrıca Arter’de devam eden “Dinleyen Gözler İçin”, “Gökcisimleri Üzerine” ve Alev Ebüzziya’nın kişisel sergisi “Tekerrür”, SALT’ta devam eden “İmparatorluklar Arasında, Sınırlar Ötesinde” sergisi üzerine birer inceleme yazısı okurları bekliyor.

Kunsthaus Hamburg’da devam eden “The Futureless Memory” sergisi üzerine bir eleştiri yazısı da derginin başlıkları arasında.

Amsterdam merkezli sanat mekânı Framer Framed’de süren ve Bosna Katliamı üzerinden şiddetin temsiline odaklanan sergisi vesilesiyle küratör Natasha Marie Llorens’i ise Nesli Gül Durukan bir söyleşide konuk ediyor.

“Eleştiri Dizisi”nde Semih Fırıncıoğlu sanatta yeni kavramının işleyişini konu ediniyor. “Açıklaya Açıklaya Sanat” dizisinin dördüncü yazısında ise Süreyyya Evren nasıl bir çevrimiçi sanat ve eleştiri istediğimizi araştırıyor. Bu yazıya eleştirmen Elisabeth Lebovici ile profesör Patricia Falguières’in sanat eleştirisi üzerine bir yazısı da eşlik ediyor.

Dergide Sanat Kütüphaneleri söyleşi serisi, Bilkent Üniversitesi Kütüphanesi- Sanat Koleksiyonu ile, Sanat İnisiyatifleri Söyleşi serisi ise, Ortaformat ile sürüyor.

Dergide ayrıca tiyatro meraklılarını da tiyatro festivali direktörü Leman Yılmaz’ın söyleşisi bekliyor. 24. İstanbul Tiyatro Festivali üzerine olan söyleşide Yılmaz, festival programını ve festivalin son dönem tiyatrolardaki gelişmelere bakışını detaylı olarak açıklıyor.

Islık Çalan Hafıza – The Whistling Memory

Nihayet! Mutluluk. – Yıl 2022. Zamanın Yarattığı Tahribatın Acısına Dayanma Çabam.

TENEFFÜS “SANKİ ÖYLE BİR SANAT ELEŞTİRİSİ İSTİYORUZ Kİ BİZE DERSİ AÇIKLAMASIN AMA AÇIKLAYA AÇIKLAYA TENEFFÜSÜ VERSİN!” BU SAYIDA “AÇIKLAYA AÇIKLAYA SANAT” SERİSİNİN DÖRDÜNCÜ YAZISINI YAYIMLADIĞIMIZ SÜREYYYA EVREN, YAZISINI BU CÜMLEYLE SONLANDIRIYOR.

BU BİZİ YANIT ARAMANIN BİTMEDİĞİ SORULARA GETİRİYOR.

SANAT ESERİNE ÖZELLİKLE BIRAKILMIŞ BOŞLUKLARI DOLDURARAK BAKMAK, ELEŞTİRİYİ BU BOŞLUKLAR ARASINDA GÖRMEK MÜMKÜN MÜ, ELEŞTİRİNİN SANAT ESERİYLE İLİŞKİSİ NEDİR DİYE SORMAYA DEVAM EDİYORUZ. BU YAZIYA ELISABETH LEBOVICI VE PATRICIA FALQUIERES TARAFINDAN YAZILMIŞ ELEŞTİRMENİN ROLÜNÜ SORGULAYAN BİR METİN EŞLİK EDİYOR. SONBAHARIN HER ŞEYE RAĞMEN HAREKETLİ SERGİ SEZONUNU DEĞERLENDİRDİĞİMİZ SÖYLEŞİ, İNCELEME, ELEŞTİRİ YAZILARIYLA BERABER SANAT ÜZERİNE ARTAN BİR DİKKATLE DÜŞÜNMEYE DEVAM EDİYORUZ.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

120 ile Mekteb-i Sultani – Bölüm 3×25 – Leman Yılmaz — YouTube

Bu video kaydı, Leman Yılmaz’ın profesyonel arşivinde GSL120Devresi üzerinden izlenebilen bir sahne sanatları/üretim konuşması olarak yer alıyor. Kayıt, Yılmaz’ın röportaj veren konumunu ve ilgili kültür-sanat bağlamını belgeleyen dış kaynaklardan biridir.

https://www.youtube.com/watch?v=-hK7f_vSUrY
  • Kaynak: GSL120Devresi
  • Yazar / Röportaj / Program: GSL120Devresi
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Video
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=-hK7f_vSUrY

Kaynak İçeriği

Gömülü medya bu arşiv kaydının birincil kaynak içeriğidir. YouTube oEmbed metadata used; transcript/date not available without separate verification.

GSL120Devresi

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

21st Istanbul Theatre Festival with its director Leman Yilmaz — YouTube

Bu video kaydı, Leman Yılmaz’ın profesyonel arşivinde TRT World üzerinden izlenebilen bir sahne sanatları/üretim konuşması olarak yer alıyor. Kayıt, Yılmaz’ın röportaj veren konumunu ve ilgili kültür-sanat bağlamını belgeleyen dış kaynaklardan biridir.

https://www.youtube.com/watch?v=36wb-C-vwYo
  • Kaynak: TRT World
  • Yazar / Röportaj / Program: TRT World
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Video
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: istanbul-tiyatro-festivali

Doğrulama / dış kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=36wb-C-vwYo

Kaynak İçeriği

Gömülü medya bu arşiv kaydının birincil kaynak içeriğidir. YouTube oEmbed metadata used; transcript/date not available without separate verification.

TRT World

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.