Kısalar Festivali on Instagram: “Kısalar Festivali Komitesi’nden Leman Yılmaz ile Kısalar Festivali üzerine sohbet ettik. Kısalar Festivali içerikleri

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Kısalar Festivali on Instagram: "Kısalar Festivali Komitesi’nden Leman Yılmaz ile Kısalar Festivali üzerine sohbet ettik. Kısalar Festivali içerikleri kaynak görseli
Görsel: Instagram

112 likes, 1 comments – kisalarfestivali on July 2, 2025: “Kısalar Festivali Komitesi’nden Leman Yılmaz ile Kısalar Festivali üzerine sohbet ettik. Kısalar Festivali içerikleriyle devam edecek; takipte kalmayı unutmayın. 🟣 #KısalarFestivali”.

  • Kaynak: Instagram
  • Yazar / Röportaj / Program: 112 likes, 1 comments – kisalarfestivali on July 2, 2025: “Kısalar Festivali Kom
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Bahsedilen
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.instagram.com/reel/DLo8x7Ctfp1/

Kaynak Metni

112 likes, 1 comments – kisalarfestivali on July 2, 2025: “Kısalar Festivali Komitesi’nden Leman Yılmaz ile Kısalar Festivali üzerine sohbet ettik. Kısalar Festivali içerikleriyle

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

T.C. İstanbul Valiliği – 23. İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor — Gov

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

T.C. İstanbul Valiliği - 23. İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor — Gov kaynak görseli
Görsel: Gov
  • Kaynak: Gov
  • Yazar / Röportaj / Program: 23. İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.istanbul.gov.tr/23-istanbul-tiyatro-festivali-basliyor

Kaynak Metni

Web sitemizi ziyaret edenlerin kişisel verilerini 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu uyarınca işlemekte ve gizliliğini korumaktayız. Bu Web Sitesi Gizlilik ve Çerez Politikası ile ziyaretçilerin kişisel verilerinin işlenmesi, çerez politikası ve internet sitesi gizlilik ilkeleri belirlenmektedir.

Çerezler (cookies), küçük bilgileri saklayan küçük metin dosyalarıdır. Çerezler, ziyaret ettiğiniz internet siteleri tarafından, tarayıcılar aracılığıyla cihazınıza veya ağ sunucusuna depolanır. İnternet sitesi tarayıcınıza yüklendiğinde çerezler cihazınızda saklanır. Çerezler, internet sitesinin düzgün çalışmasını, daha güvenli hale getirilmesini, daha iyi kullanıcı deneyimi sunmasını sağlar. Oturum ve yerel depolama alanları da çerezlerle aynı amaç için kullanılır. İnternet sitemizde çerez bulunmamakta, oturum ve yerel depolama alanları çalışmaktadır.

Web sitemizin ziyaretçiler tarafından en verimli şekilde faydalanılması için çerezler kullanılmaktadır. Çerezler tercih edilmemesi halinde tarayıcı ayarlarından silinebilir ya da engellenebilir. Ancak bu web sitemizin performansını olumsuz etkileyebilir. Ziyaretçi tarayıcıdan çerez ayarlarını değiştirmediği sürece bu sitede çerez kullanımını kabul ettiği varsayılır.

T.C. İstanbul Valiliği - 23. İstanbul Tiyatro Festivali Başlıyor — Gov kaynak görseli
Görsel: Gov

Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz aşağıda sıralanan amaçlarla T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından Kanun’un 5. ve 6. maddelerine uygun olarak işlenmektedir:

T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülen ticari faaliyetlerin yürütülmesi için gerekli çalışmaların yapılması ve buna bağlı iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,

T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerden ilgili kişileri faydalandırmak için gerekli çalışmaların yapılması ve ilgili iş süreçlerinin gerçekleştirilmesi,

T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından sunulan ürün ve hizmetlerin ilgili kişilerin beğeni, kullanım alışkanlıkları ve ihtiyaçlarına göre özelleştirilerek ilgili kişilere önerilmesi ve tanıtılması.

Web sitemizi ziyaret etmeniz dolayısıyla elde edilen kişisel verileriniz, kişisel verilerinizin işlenme amaçları doğrultusunda, iş ortaklarımıza, tedarikçilerimize kanunen yetkili kamu kurumlarına ve özel kişilere Kanun’un 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında aktarılabilmektedir.

Çerezler, ziyaret edilen internet siteleri tarafından tarayıcılar aracılığıyla cihaza veya ağ sunucusuna depolanan küçük metin dosyalarıdır. Web sitemiz ziyaret edildiğinde, kişisel verilerin saklanması için herhangi bir çerez kullanılmamaktadır.

Web sitemiz birinci ve üçüncü taraf çerezleri kullanır. Birinci taraf çerezleri çoğunlukla web sitesinin doğru şekilde çalışması için gereklidir, kişisel verilerinizi tutmazlar. Üçüncü taraf çerezleri, web sitemizin performansını, etkileşimini, güvenliğini, reklamları ve sonucunda daha iyi bir hizmet sunmak için kullanılır. Kullanıcı deneyimi ve web sitemizle gelecekteki etkileşimleri hızlandırmaya yardımcı olur. Bu kapsamda çerezler;

İşlevsel: Bunlar, web sitemizdeki bazı önemli olmayan işlevlere yardımcı olan çerezlerdir. Bu işlevler arasında videolar gibi içerik yerleştirme veya web sitesindeki içerikleri sosyal medya platformlarında paylaşma yer alır.

Oturum çerezleri ziyaretçilerimizin web sitemizi ziyaretleri süresince kullanılan, tarayıcı kapatıldıktan sonra silinen geçici çerezlerdir. Amacı ziyaretiniz süresince İnternet Sitesinin düzgün bir biçimde çalışmasının teminini sağlamaktır.

• İnternet sitesinin işlevselliğini ve performansını arttırmak yoluyla sizlere sunulan hizmetleri geliştirmek,

Farklı tarayıcılar web siteleri tarafından kullanılan çerezleri engellemek ve silmek için farklı yöntemler sunar. Çerezleri engellemek / silmek için tarayıcı ayarları değiştirilmelidir. Tanımlama bilgilerinin nasıl yönetileceği ve silineceği hakkında daha fazla bilgi edinmek için www.allaboutcookies.org adresi ziyaret edilebilir. Ziyaretçi, tarayıcı ayarlarını değiştirerek çerezlere ilişkin tercihlerini kişiselleştirme imkânına sahiptir.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

leman yılmaz – K24

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

leman yılmaz – K24 kaynak görseli
Görsel: K24
  • Kaynak: K24
  • Yazar / Röportaj / Program: leman yılmaz etiketli yazılar.
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Kitap / Yayın
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Bahsedilen
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.k24kitap.org/etiketler/leman-yilmaz

Kaynak Metni

leman yılmaz etiketli yazılar.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Tiyatro Festivali´nin İki Muhteşem Direktörü Dikmen Gürün & Leman Yılmaz – Mimesis Sahne Sanatları Portali

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Tiyatro Festivali´nin İki Muhteşem Direktörü Dikmen Gürün & Leman Yılmaz - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

Erdoğan Mitrani İKSV Tiyatro Festivali gelecek yıldan itibaren farklı bir ´küratör´ sistemiyle devam edecek. Geçmişindeki müthiş yaratıcı iki yöneticisine gerektiği şekilde veda etmek bir tiyatro sever olarak boynumun borcu. Tiyatro üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimini ABD’de, doktorasını Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde tamamlayan, 1994-1997 arası İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve DramaturjiDevamı …

  • Kaynak: Mimesis
  • Yazar / Röportaj / Program: Erdoğan Mitrani İKSV Tiyatro Festivali gelecek yıldan itibaren farklı bir ´kürat
  • Kaynak tarihi: 2022-07-03
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.mimesis-dergi.org/2022/07/tiyatro-festivalinin-iki-muhtesem-direktoru-dikmen-gurun-leman-yilmaz/

Kaynak Metni

26. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali

Şehir Tiyatroları 13. Liselerarası Tiyatro Buluşması

21. Yüzyılda Festivaller / III. ve IV. Hafta Tartışma Notları

Tiyatro Festivali´nin İki Muhteşem Direktörü Dikmen Gürün & Leman Yılmaz - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

‘Ben Burada Yaşıyordum’ Sezonun Son Oyunuyla Kadıköy’de

21. Yüzyılda Festivaller / II. Hafta Tartışma Notları

İstanbul Tiyatro Festivali 2027-2028 Küratörleri Naz Erayda ve Kerem Kurdoğlu Oldu

İKSV Tiyatro Festivali gelecek yıldan itibaren farklı bir ´küratör´ sistemiyle devam edecek. Geçmişindeki müthiş yaratıcı iki yöneticisine gerektiği şekilde veda etmek bir tiyatro sever olarak boynumun borcu.

Tiyatro Festivali´nin İki Muhteşem Direktörü Dikmen Gürün & Leman Yılmaz - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

Tiyatro üzerine lisans ve yüksek lisans eğitimini ABD’de, doktorasını Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nde tamamlayan, 1994-1997 arası İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan Dikmen Gürün, 1997’den emekli olduğu 2008 yılına kadar bölüm başkanlığını üstlendiği bu kurumda 1997’de doçent; 2006’da profesör oldu.

Akademisyenliğinin paralelinde yazarlığı ve tiyatro eleştirmenliğini sürdüren Prof. Dr. Gürün, 1993-2013 arasında İKSV Tiyatro Festivali Direktörü olarak Türk seyircisine dünya tiyatrosundan başarılı örnekler sunarken festivali ve yerli topluluklarımızı yurtdışının saygın festivalleriyle buluşturdu. Peter Brook, Robert Wilson, Pina Bausch ya da Berliner Ensemle gibi efsanelerin oyunlarını İstanbul sahnelerine getirdi, onlarla ortak yapım arayışlarına girdi. Örneğin yaşamdan çok erken ayrılan Pina Bausch’un son başyapıtı ‘Nefes’, bir İKSV ve Tanztheater Wuppertal ortak yapımı olarak dünyada ilk kez İstanbul’da sahnelendi.

Gürün, bir ara ‘alternatif’ olarak adlandırılmalarına karşın, İstanbul’da tiyatronun hasını yapan genç toplulukların potansiyelini keşfederek, kimi burnu kaf dağında tiyatrocunun ‘2.lig’ olarak nitelediği bu gençlere oyunlarını festivalde sahneleme olanağı yarattı.

Dikmen Gürün, ne kadar yaş alırsa alasın mutlaka çalışmayı sürdüren benim kuşağımdan biri 2013’te festival direktörlüğünü 8 yıldır birlikte çalıştığı üniversiteden eski öğrencisi, festivalin 2005’ten beri direktör yardımcısı Leman Yılmaz’a gönül rahatlığıyla, devrettikten sonra kitap yazmayı, araştırma kitaplarında yazılarını sürdürdü. Bu güleç yüzlü, alçak gönüllü İstanbul hanımefendisi, hâlâ bol bol oyun izlemeye, 80’li yıllardan bu yana yaptığı gibi Cumhuriyet gazetesinde tiyatro izlenimlerini yazmaya ara ara devam ediyor.

Geldik bir başka sevgili dostumuza. Galatasaray Lisesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü mezunu Leman Yılmaz, Boğaziçi’nde toplumsal tarih alanında yüksek lisans yaptı. Doktorasını Cumhuriyet dönemi dans tarihi konusunda İstanbul Üniversitesinde tamamladı. Önce Tarih Vakfında proje koordinatörlüğü yaptı, 1999-2004 arasında İstanbul Fransız Kültür Merkezinde kültür müdürü asistanı olarak çalıştı, 2004’te Lozan’da Vidy Tiyatrosunda staj yaptı. 2005 yılında Lozan dönüşü İstanbul Kültür Sanat Vakfına geçti ve İstanbul Tiyatro Festivali’nde üniversiteden hocası, doktora tezinde jüri üyesi Dikmen Gürün’ün yardımcısı olarak işe başladı. Gürün’le sekiz yıllık çalışmasının ardından Doç. Dr. Leman Yılmaz, 2013’te bayrağı hocasından devralarak İKSV Tiyatro Festivali Direktörü oldu. Dokuz yıl sürdürdüğü görevinde Gürün’ün kurmuş olduğu yenilikçi sistemi geliştirerek sürürdü. Her zamanki tutkusu dansa öncelik vererek bizleri modern dans tiyatrosunun yeni ve ilginç örnekleriyle tanıştırdı, NDT1 gibi bir efsaneyi, en yeni koreografileriyle İstanbul’a getirdi, Ülke ülke dolaşarak, seyircimize çağcıl tiyatronun önemli örneklerini getirdi, Robert Lepage’ın sahnelediği ‘Hamlet / Collage’la yaşayan en önemli yazar, yönetmen oyunculardan Wajdi Mouawad’ı benzersiz ‘Seuls’ünde izletti. Schaubühne ile sıkı ilişkiyi sürdürerek, festival dışında politik sebeplerle son dakikada iptal edilen ‘Richard III’ haricinde Ostermeier’in nerdeyse tüm sahneledikleri İstanbul’da izlenebildi. Golden Mask Rusya Sahne Sanatları Festivali ile iş birliği, çağdaş Rus tiyatrosunun, aralarında Yevgeni Vakhtangov Tiyatrosu’nun büyüleyici Aleksandr Puşkin uyarlaması ‘Yevgeni Onegin’ de olan en iyi oyunlarını festival programına aldırdı. Pandemide, kısmen çevrimiçi kısmen canlı, İstanbul seyircisini festivalsiz

Eğitmenlikten gelen bu iki muhteşem hanımefendi, olağanüstü duyarlılıkla yaptıkları seçkilerle bir başka önemli görevinde, İstanbul tiyatrosuna seyirci yetiştirmekte de müthiş başarılı oldular. Bir tiyatro sever olarak bu 30 yıla yakın serüven için ikisine de sonsuz teşekkürlerimi sunmak isterim.

Tabii ki kızımın kuşağından olan Leman Yılmaz, festival sonrası emekliye ayrılacak değildi.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

İKSV 16. Tiyatro Festivali Üzerine – Mimesis Sahne Sanatları Portali

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

İKSV 16. Tiyatro Festivali Üzerine - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

Dikmen Gürün ve Leman Yılmaz ile Söyleşi Bu metin, Mimesis Tiyatro/Çeviri-Araştırma Dergisi’nin 15. sayısında (Ocak 2009) yayınlanmıştır. Bu söyleşi 31 Temmuz 2008 tarihinde Ayşan Sönmez, Fırat Güllü ve Metin Göksel tarafından yapılmıştır. 16. Tiyatro Festivali tamamlandı. Sürecin biraz başına, planlama aşamasına dönelim isterseniz. Bu sene, tiyatro festivalini organize ederken belirlediğiniz perspektif neydi? Oyunları seçerken veyaDevamı …

  • Kaynak: Mimesis
  • Yazar / Röportaj / Program: Dikmen Gürün ve Leman Yılmaz ile Söyleşi Bu metin, Mimesis Tiyatro/Çeviri-Araştı
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Kitap / Yayın
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Bahsedilen
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: istanbul-tiyatro-festivali

Doğrulama / dış kaynak: https://www.mimesis-dergi.org/mimesis-dergi-kitap/mimesis-15/iksv-16-tiyatro-festivali-uzerine/

Kaynak Metni

26. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali

Şehir Tiyatroları 13. Liselerarası Tiyatro Buluşması

21. Yüzyılda Festivaller / III. ve IV. Hafta Tartışma Notları

İKSV 16. Tiyatro Festivali Üzerine - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

‘Ben Burada Yaşıyordum’ Sezonun Son Oyunuyla Kadıköy’de

21. Yüzyılda Festivaller / II. Hafta Tartışma Notları

İstanbul Tiyatro Festivali 2027-2028 Küratörleri Naz Erayda ve Kerem Kurdoğlu Oldu

Bu metin, Mimesis Tiyatro/Çeviri-Araştırma Dergisi’nin 15. sayısında (Ocak 2009) yayınlanmıştır.

İKSV 16. Tiyatro Festivali Üzerine - Mimesis Sahne Sanatları Portali kaynak görseli
Görsel: Mimesis

Bu söyleşi 31 Temmuz 2008 tarihinde Ayşan Sönmez, Fırat Güllü ve Metin Göksel tarafından yapılmıştır.

16. Tiyatro Festivali tamamlandı. Sürecin biraz başına, planlama aşamasına dönelim isterseniz. Bu sene, tiyatro festivalini organize ederken belirlediğiniz perspektif neydi? Oyunları seçerken veya etkinlikleri belirlerken temel kriterleriniz neler oldu? Festival önünüze koyduğunuz hedefleri karşıladı mı veya nerelerde sapma yaşandı?

Dikmen Gürün: Festivalin planlama aşamasında “insan hakları” teması üzerine odaklandık. Çünkü, 2008 İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’nin yazılışının 60. yılı. Türkiye de insan hakları ihlallerinin sıkça yaşandığı bir ülke. William Forshyte Company’nin HumanWrites- İnsanYazıyor adlı yapıtında da haklar ve yazma eylemi arasında kurulan bağlantıda bildirgenin dünyanın her yanında sürekli ihlal edildiği gerçeği işleniyordu. Sanatçı, aynı zamanda hukuk profesörü olan dramaturgu Kendall Thomas ile birlikte gerçekleştirdiği bu performansta ‘insan hakları kültürü oluşturma sanatı’ üzerine odaklanıyor. Bu açıdan Festivale gelmesi anlamlı oldu. Sert bir yapıttı. Hem dil olarak sertti hem de beden kullanımı olarak. Seyre gelenler bu olayın bir ‘seyir’ işi olmadığını gördüler ve kısa sürede sanatçılarla aralarında bir buluşma-sorgulama zemini oluştu. Tabi ki olaya uzaktan bakanlar, mesafeli duranlar da vardı ama, bunu da olağan karşılamak lazım. Sonuçta, altını çizmek istediğimiz tema bağlamında bir lokomotif işlevi gördü İnsan Yazıyor.

Leman Yılmaz: Yine Sivas 93 farklı bir proje olarak festival programında yer aldı. Biz yerli projelerde, festivalde ilk kez perdeyi açacak projeleri programa alıyoruz ama Sivas 93, teması insan hakları olduğu için, bu kuralın dışında bir oyun oldu. Oyun sezonda zaten prömiyerini yapmıştı. Teması nedeniyle programa kattık.

Dikmen Gürün: Tabi, Sivas 93 bu anlamda çok vurucu bir çalışmaydı. Sürekli unutturulmaya çalışılan bir olayın, şiddetin üzerine gidiyor, sorguluyordu. Toplum olarak gerçeklerle yüzleşmekten kaçınıyoruz. Suskunuz. Sırası gelmişken, şunu da belirtmeden geçmek istemem, Şehir Tiyatrolarında Macit Koper’in Marquez’in Kırmızı Pazartesi romanından yaptığı uyarlama da bu suskunluğa, sürekli yaşadığımız bu “üç maymun” durumuna parmak basıyordu. Yakın tarihimizde o kadar çok şiddet olayları, o kadar çok hak ihlalleri var ki… Bunların tiyatro sahnesinde üzerine gidilmesi gerek. Genco’yu, kendisinin de belirttiği gibi, biraz da benim ısrarcı yazılarım tetikledi bu konuda. Öyle ya da böyle, sonuçta ortaya çok doğru bir iş çıktı Sivas 93’le.

Festivale katılan oyunların hepsi bu tema çevresinde odaklanmamıştı. Zaten öyle olmaması da gerekir bence. Bizim kriterlerimiz içinde farklı renkler, farklı çizgiler buluştuğu zaman festivalin yapısı ve o yapı içinde bir takım gruplaşmalar da oluşuyor. Hedeflerin karşılanıp karşılanmadığına gelince; festival demek biraz da risk almak demek. Onun için kimi zaman düş kırıklıkları yaşanabilir, kimi zaman da sevinçler. Bütün dünya festivalleri için geçerli durumlar bunlar. Mesela üç yıl önce Avignon Festivali’nde Jan Fabre gibi bir sanatçının Papalar Sarayı’ndaki açılış gösterisi bir hayal kırıklığıydı. İzleyicinin cılız alkışlarından sonra selama bile çıkmadı Fabre! Bu yıl ise, ben gidemedim, yeni kreasyonu yine Avignon’da çok beğenilmiş. Bizim de bu yıl canımızı sıkan yapımlar tabii ki oldu. Demem o ki, beklentiler ve sonuçlar kimi zaman çakışıyor, kimi zaman birbirine teğet geçebiliyor festivallerde. Genel bir değerlendirme yapacak olursak; birkaç yapım dışında, sonuçlardan memnunduk.

Peki, dünyadaki tiyatro festivalleriyle birlikte değerlendirdiğimizde Türkiye’deki festival nereye oturuyor? Bu tür tema bütünlükleri genelde gözetiliyor mu?

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Söyleşi: Sahne Sanatları Alanında Oyuncu Statüsü Ve Hakları Paneli – Oyuncular Sendikası — Oyuncularsendikasi

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

Söyleşi: Sahne Sanatları Alanında Oyuncu Statüsü Ve Hakları Paneli – Oyuncular Sendikası — Oyuncularsendikasi kaynak görseli
Görsel: Oyuncularsendikasi
  • Kaynak: Oyuncularsendikasi
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Panelist
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.oyuncularsendikasi.org/dans-opera/soylesi-sahne-sanatlari-alaninda-oyuncu-statusu-ve-haklari-paneli/

Kaynak Metni

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Çalışma Birimi

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Ayrımcılık ve Tacizle Mücadele Birimi

Etkinlik, Eylem ve Sosyal Medya Çalışma Birimi

Söyleşi: Sahne Sanatları Alanında Oyuncu Statüsü Ve Hakları Paneli – Oyuncular Sendikası — Oyuncularsendikasi kaynak görseli
Görsel: Oyuncularsendikasi

Panel 22 Mayıs 2016 Pazar saat 15:00’te The Marmara Pera Toplantı Salonunda gerçekleşecektir. İstanbul Tiyatro Festivali ve Oyuncular Sendikası tarafından ortaklaşa düzenlenen ilk etkinlik olan bu söyleşi, ülkemizde sahne sanatları alanında çalışan oyuncu, dansçı ve tüm performans sanatçılarının çalışma statülerini ve haklarını konu ediniyor. Tiyatro oyuncuları, dansçılar ve performans sanatçılarının hakları nelerdir; sözleşmeleri, statüleri ve çalışma şartları nasıl olmalıdır gibi soruların cevaplanacağı panelde, ülkemizde sahne sanatları alanında çalışan sanatçıların yasal olarak mevcut, ancak pratikte uygulanmayan kanuni hakları detaylı olarak incelenecek. Güvencesiz çalışmak, ücretsiz prova yapmak, hatta bazen ücretsiz gösteriye çıkmak, sigortasız çalışmaktan ötürü ilerleyen yaşlarında bile emekli olamamak, uzun, düzensiz saatlerde, sağlıksız ve güvenliksiz ortamlarda provalar yapmak, gösteriye çıkmak, gerekli önlemler alınmadığı için sahnede kaza geçirmek; bu ve buna benzer durumlar gerçekten gösteri sanatları emekçilerinin yaptığı işin doğasında mı vardır? Yoksa başka bir sistem mümkün müdür? Aslında bu soruları bir oyuncunun kendi kendisine sormamasının iki sebebi olabilir; ya çalıştığı ülkedeki sistem zaten bu soruların cevaplarını bulmuştur ve oyuncu kazanılmış haklarını yaşarken böyle sorunlarla hiç karşılaşmaz, ya da çalıştığı ülkede tüm bu sorular o kadar uzun süre sorulmamıştır ki artık oyuncu böyle sorular sorulması gerektiğinin farkına bile varamaz hale gelmiştir.Oyuncular Sendikası ve İstanbul Tiyatro Festivali olarak bu soruların cevaplarının bulunmasının vaktinin geldiğine inandığımızdan, daha da önemlisi sahne sanatları alanında çalışan oyuncular arasında bu konulardaki farkındalığın artmasının önemini bildiğimizden bu söyleşiyi gerçekleştirmeye karar

Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin.

2000’lı yıllara gelindiğinde ise oyuncular önce “Sinema İş Yasası İçin Oyuncular Platformu”nu oluşturmuş, daha sonrasında bu platform “Oyuncular Sendikası Girişimi” ne dönüşmüştür. “Oyuncular Sendikası Girişimi” oyunculuk mesleğinin Türkiye’de hak ettiği standartlara gelebilmesi için bir sendikaya ihtiyaç olduğunu savunan oyuncuların başlattıkları bir girişimdir.

Copyright 2024 OyuncularSendikası – All Rights Reserved By OyuncularSendikası

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Leman Yılmaz Archives – Reportare

Reportare tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Leman Yılmaz Archives - Reportare kaynak görseli
Görsel: Reportare
  • Kaynak: Reportare
  • Yazar / Röportaj / Program:
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: reportare

Doğrulama / dış kaynak: https://www.reportare.com/kategori/arada-bir/leman-yilmaz/

Kaynak Metni

Kelimelerle Fısıldayan Kadın: Yeşer Sarıyıldız

“garage”: Ankara’da Bir Sanat ve Efemera Köşesi (2.Bölüm)

“garage”: Ankara’da bir sanat ve efemera köşesi (1.Bölüm)

Yapay zeka ile aptallaşmak da akıllı kalmak da mümkün.

WEF Global Gender Gap ve OECD Climate-Resilient Infrastructure

Sanatsal İfade Özgürlüğü Temmuz 2024 Raporu

78. Avignon Tiyatro Festivali’nin Ardından…

Milo Rau’nun Festival Başarısı : “Free Republik of Vienna”

Milo Rau’nun Festival Başarısı : “Free Republik…

Asfaltın Aykırı Çocukları: Chopper Kültürel Tarihi / 3 14 Mayıs 2026

Asfaltın Aykırı Çocukları: Chopper Kültürel Tarihi / 2 12 Mayıs 2026

Asfaltın Aykırı Çocukları: Chopper Kültürel Tarihi / 1 9 Mayıs 2026

Duman ve İpek: “Smoking Jacket”in Kültürel Anatomisi 4 Mayıs 2026

DESTEKÇİLERİMİZGen InteractiveLobby Marketing GroupGTAllianceDuende DijitalFix Consultancy

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

Acının Kol Gezdiği Yerde, Sanat Hayatı Savunur! – Reportare

Reportare tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

Acının Kol Gezdiği Yerde, Sanat Hayatı Savunur! - Reportare kaynak görseli
Görsel: Reportare

İstanbul Kültür Sanat Vakfı İKSV Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz tiyatro, festival ve sanat üzerine görüşlerini aktarıyor

  • Kaynak: Reportare
  • Yazar / Röportaj / Program: İstanbul Kültür Sanat Vakfı İKSV Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz tiyatr
  • Kaynak tarihi: 2016-04-02
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum: reportare

Doğrulama / dış kaynak: https://www.reportare.com/roportajlar/acinin-kol-gezdigi-yerde-sanat-hayati-savunur/

Kaynak Metni

Kelimelerle Fısıldayan Kadın: Yeşer Sarıyıldız

“garage”: Ankara’da Bir Sanat ve Efemera Köşesi (2.Bölüm)

“garage”: Ankara’da bir sanat ve efemera köşesi (1.Bölüm)

Acının Kol Gezdiği Yerde, Sanat Hayatı Savunur! - Reportare kaynak görseli
Görsel: Reportare

Yapay zeka ile aptallaşmak da akıllı kalmak da mümkün.

WEF Global Gender Gap ve OECD Climate-Resilient Infrastructure

Sanatsal İfade Özgürlüğü Temmuz 2024 Raporu

Leman Yılmaz yıllar içerisinde İstanbul’un ve Türkiye’nin gururu haline gelmiş olanİstanbul Tiyatro Festivali‘nin Direktörü. Ömrü dünyanın neresinde iyi oyun sahneleniyor onu bulup Türkiye’ye, İstanbul’a getirmek için koşuşturmakla geçiyor. Söylemesi ayıp benim de kadim dostum, can arkadaşım. 3 Mayıs’ta başlayacak olan 20. İstanbul Tiyatro Festivali’nin hazırlık telaşı içerisinde “bir soluklan, iki satır konuşacağız” dedim. Kırmadı. İKSV’nin Şişhane’deki müthiş binasında buluştuk. Elinde henüz matbaadan yeni gelmiş festival broşürü, yüzünde uzun bir maratonun son 100 metresine gelmiş bir koşucunun yorgun ama mutlu ifadesi ile karşıladı bizi. 1 Mart’ta gerçekleştirdikleri basın toplantısından hemen önce uzun bir sohbet yaptık. Hatırlatalım, kırmızı linklerimizde röportajdan fazlası var her zamanki gibi 🙂Keyifli okumalar diyelim size…Röportaj: Sinan DirlikFotoğraflar: Özgür Sarıoğlu

20. İstanbul Tiyatro Festivali 23’ü Yerli 32 Oyun var!

Sinan: Şu anda sıcak sıcak festival broşürleri geldi. Herkesten önce görmenin heyecanını yaşıyorum. Bencil davranacağım ve bana hemen bu yıl neler seyredeceğiz önce onu anlat lütfen.Leman Yılmaz: Evet broşür sıcak sıcak, taze taze geldi. Bu festival programı biraz sürprizli olacak. Tabiî ki yine Shakespeare var. 2014 Shakespeare’in 450. doğum yıldönümüydü, 2016 ise 400. ölüm yıl dönümü. Dolayısıyla programda yine Shakespeare temalı oyunlarımız yer alacak. 25 mekânda yerli- yabancı toplam 32 oyun sergilenecek ve bunların dışında çok sayıda yan etkinliğimiz de var. Bu sene bayağı geniş bir eğitim programı hedefledik. Sempozyumlar, paneller, söyleşiler, atölye çalışmaları, okuma tiyatroları ve ustalık sınıfları var. Dolayısıyla neredeyse küçük bir okul programı oluşturduk. Biliyorsun, bu etkinlikleri ücretsiz olarak gerçekleştiriyoruz. Daha önce biraz daha Batı Avrupa odaklı yabancı yapımlara yer veriyorduk ama bu yıl İran’dan, Kanada’dan da oyunlarımız var. Bir Avrupa Birliği projemiz var. Bu projenin yönetmeni daha önce 2010 festivaline gelmiş olan Guy Cassiers, ‘’Damıtılmış Kırmızı’’ adlı oyunla gelmişti. Yine aynı yönetmenin bu sefer Toneelgroep Amsterdam ile birlikte çalıştığı bir oyun sergilenecek. Bu bir Avrupa birliği projesi olarak geldi. Avrupa’da giderek artan eğilimleri biliyorsun. Irkçılığın, sağ politikaların giderek güçlenmesi gibi konular şu anda Avrupa’da tartışılan konular. Bu nedenle Guy Cassiers yaptığı açıklamada projeyi tanıtırken, Yahudi soykırımına bir başka açıdan bakan bir romanı kendisine proje olarak seçti. Jonathan Littell’in yazdığı ‘’The Kindly Ones’’ ki biz onu ‘’Merhametliler’’ diye çevirdik, bir Nazi subayının gözünden soykırımı anlatıyor. Aslında bu seyirciyi de sorgulamaya iten bir yapım. Çünkü Nazilerin içerisinde sadece canavarlar, sap

Leman Yılmaz: Hayır tiyatro ölmüyor! Tiyatronun neden ölmediği sorusunu ben de kendi kendime çok sordum. Aynı kuşaktayız seninle, hatırlarsın, televizyon yayınları başladığında “tiyatro ölecek” deniyordu. Sinema sektörü geliştikçe yine aynı şey söylendi. Bu tartışma yıllardır hiç bitmedi. Eyvah tiyatro ölüyor mu? Çok mu eskidi artık? Sanat dalı olarak artık ömrünü doldurdu mu? Fakat biliyor musun tam tersi oldu. Bu uluslar arası alanda da böyle, Türkiye’de de böyle. Çünkü tiyatro sadece tiyatro olarak kalmadı. Artık dar anlamda tiyatro değil, sahne sanatlarından söz edebiliriz. Tiyatro dediğimizin içinde artık modern sirk de var, dans da var, performans da var… Sinan: Dijital efektler kullanılmaya başlandı mesela? Galiba en çok da o kurtardı tiyatroyu.Leman Yılmaz: Evet dijital efektlerin kullanılması bir çok şeyi değiştirdi ama tiyatroya yeni bir soluk getiren şey dijitale indirgenemez. Tiyatro o kadar burada ve şimdi olan bir şey ki… İzleyiciye dokunabilme, canlı olma hissi o kadar önemli ki… Ben buradayım, şimdiyim… Şimdi Sinan’ı seyrediyorum… Sinan: Ve tekrarı da yok bunun. O an izlediğin performans asla bire bir tekrarlanamaz.Leman Yılmaz: Evet. Bir de tabii artık çok bilinen tanınan dizi oyuncularını canlı izlemek çok cazip geliyor insanlara. Aslında çoğu zaten tiyatro kökenli sanatçılar. Ama insanlar izleyiciler ekranda, dizide izlediği sanatçıyı karşısında canlı performans sergilerken izlemeyi çok seviyorlar. Londra’ya da, Broadway’e de öyle gidiyor. Seyircinin ilgisi ve keyfi arttıkça oyuncular da sahneye daha fazla dönmeye başladı. Demin konuştuğumuz gibi, o anın tekrarı yok. Sahnede olup biteni kesip, şurasını at, burasını ekle diyemiyorsunuz. Oyuncu canlı performansını yapıyor ve her ne yapıyorsa orada, o anda yapıyor. Bu içtenlik ve sıcaklık, tiyatro ile se

Leman Yılmaz: Rahmetli Nejat Eczacıbaşı, Türkiye’nin önde gelen iş adamlarıyla birlikte bu fikri geliştirdi ve vakfın kurulmasına öncülük etti. Biliyorsun önce İstanbul Festivali olarak başladı, sonrasında ayrışmaya başladı. İstanbul Tiyatro Festivali 1989’da başladı. Her festivalin ayrı bir yapısı, ayrı ana sponsorları var. Ana sponsorlar dışında biz her bir oyuna, konsere, etkinliğe ayrıca sponsor bulmaya çalışıyoruz. Tiyatro Festivalinde ana sponsorlarımız Aygaz, Opet, Tüpraş, Koç Holding Enerji Grubu. Bunun dışında mesela bu yıl British Council var, bir oyuna destek oldu. Tuborg var, Tekfen var. Tiyatro Festivali özelinde buradaki yabancı kültür merkezleriyle çok iyi ilişkilerimiz var, onlar çok destekliyorlar. Maddi destek değil de daha çok kolaylaştırıcılık anlamında. Çünkü bu tür destek bizim açımızdan çok önemli. Tiyatro dünyanın her yerinde biraz zor ilerliyor ama Türkiye şartlarında daha da zor. Hele ki festivaller! Örneğin Avignon Festivali’nin 12.3 milyon Euro bütçesi var. Bunun yaklaşık %60’ını devlet karşılıyor. Geri kalanı da bilet satışlarıyla sağlıyorlar. Sinan: Sizde durum nasıl?Leman Yılmaz: İKSV kaynaklarının yüzde %65’ini özel sponsorluklar, %25’ini bilet gelirleri, %10’unu ise diğer gelirler oluşturuyor. %5 kadar da devlet desteği söz konusu. Sinan: Devlet desteği ne kadar azmış? Yıllar içerisinde bir artış yok mu devlet desteğinde? Leman Yılmaz: Maalesef, aksine daha fazlaydı, düştü… Sinan: Bilet satışları üzerinden vergi, rüsum falan alınıyor mu?Leman Yılmaz: Hayır, ticari kuruluş olmadığımız için alınmıyor. Sinan: Bilet fiyatları neden bu kadar pahalı peki? Niye bizi kazıklıyorsunuz pardon?Leman Yılmaz: Rica ederim, kazıklama diye bir şey söz konusu dahi olamaz! Bir projenin sahneye taşınması son derece maliyetli! Bak, 2000’deki ekonomik krizden

Leman Yılmaz: Direktör yardımcısı olarak göreve başladığımda ne şanslıydım ki Dikmen Gürün gibi bir Hoca işin başındaydı ve Dikmen Hoca son derece paylaşımcı bir yöneticiydi. Göreve başladıktan kısa bir süre sonra Dikmen Hoca ile yurt dışına gidip oyunları izlemeye başladım. Bir taraftan da bölümdaşız. Bizim bölüm başkanımızdı. Sinan: Hoca- öğrenci ilişkisi iş ilişkisine dönüştü yani?Leman Yılmaz: Evet, her ne kadar doğrudan derslerine girmediysem de Dikmen Hoca ile böyle bir ilişki vardı. Burada da çok paylaşarak çalıştık. Sırası geldi Hoca “aman Lleman, sen git izle” dediği zamanlar oldu. Valizi yüklenip 2 gün içerisinde 2 ayrı ülkede oyun izlediğim zamanlar oldu. Bir gün Fransa’da oyun izliyordum, öbür gün Luxemburg’a geçip başka bir oyun izliyordum. Dolayısıyla Dikmen Hoca yetiştirdi beni. İşin prodüksiyon kısmını üstlenmemin önünü açtı. Şimdi yöneticiliği üzerime aldıktan sonra da o alışkanlık devam ediyor.Sinan: Mutfaktan çıkamıyorsun yani?Leman Yılmaz: Çünkü mutfağın, arka planın sağlam olması gerekiyor. Hem bütçe hem de festivalin sorunsuz işleyişi açısından önemli görüyorum bunu. Ama bu sene festival ekibi olarak daha erken birlikte çalışmaya başladık. Normalde 2 kişiydik, 2 arkadaşımız daha katıldı. Dolayısıyla benim de biraz daha mutfaktan çıkmaya, artistik anlamda ayrıntılara yönelmeye imkânım oluyor. Ama yine de ayağım prodüksiyona gidiyor ister istemez. Mekâna gidip kontrol etmeden, her şeyin yolunda olup olmadığını görmeden rahat edemiyorum. Sinan: İKSV nasıl destek veriyor tiyatro festivaline?Leman Yılmaz: Böyle bir festivalin 20. Sini yapabilmek, böyle bir sürdürülebilirliğin sağlanması çok önemli. Bu tabii ki İKSV nin gücüyle mümkün. Arkasında İKSV gibi bir kurum olmasa, Tiyatro Festivalini sürdürülebilir kılmak mümkün olamazdı. Sinan: Çok cesur bir gi

Leman Yılmaz: Aslına bakarsan tiyatronun böyle bir şeye ihtiyacı yok. Çünkü az önce senin de dediğin gibi, tiyatro zaten kendi içerisinde politik bir sanat. İnsana dokunan, kendisini içinde yaşadığı olaylardan ya da durumlardan soyutlayamayan bir sanat… Örneğin müzik tiyatroya oranla daha tarafsız, daha risksiz alanlarda hareket edebilen bir sanat. Söz devreden çıkarılabiliyor, entstrümantal çalışmalar yapılabiliyor. Ama sözün, dilin olduğu her yerde politika da olacak. Bundan kaçış yok. Stand-up bile yapsan, komedinin de kendi içindeki eleştirelliğinden kaçamaz kimse. Dolayısıyla tiyatro sanatı, özü itibarıyla eleştirel bir sanat… Çünkü yaşamı anlatıyor. Ben bundan korkulmaması gerektiğini düşünüyorum. Sinan: Sen, ben, biz korkmayız da… Yani sonuçta “hadi al şu sponsorluk bedelini, şu oyunu getir de izleyelim” diyebileceğim bir param yok. Parası olan adam da sponsorluğa karar verirken muhtemelen kılı kırk yarıyordur. Elinizdeki program belli, ne diyorsunuz sponsorlara? Karar vermelerini nasıl sağlıyorsunuz? Leman Yılmaz: Biraz zorlanıyoruz tabii… Dans gibi sahne performansları daha cazip geliyor sponsorlara haliyle… Ya da klasikler… Mesela bir Shakespeare oyunu. Aslında bana kalırsa Sheakespeare de gayet politiktir ama o kadar kabullenildi ve benimsenildi ki sıkıntı yaşanmıyor. Hele Türkiye’de! Hamlet desek, gözü kapalı doluyor salon. Filmi de doluyor. Çünkü çok iyi tanınıyor, biliniyor ve çok seviliyor bizde. Klasiklerde bir sıkıntı yok ama yeni yönetmenler, protest ya da politik içerikli oyunlarda biraz daha çekinceli davranabiliyor sponsor kuruluşlar. Bu tür oyunlar için biz demin sözünü ettiğim türden AB gibi kaynaklarla çözüm üretmeye çalışıyoruz. Sinan: Bu röportajı okuyacak olan sponsor kuruluşlara, karar verici durumundaki kişilere İstanbul Tiyatro Festivali’ne

Leman Yılmaz: Sonrasında çılgınca bir süreç başlıyor. Önce yoğun bir mail trafiği tabii! Artık bütün festivaller, özellikle çok önemli yönetmenlere 2-3 yıl öncesinden anlaşma yapıyor. Dolayısıyla önce tarihin uyup uymayacağına, tabii bütçesine, oyunun sahnelenebileceği doğru mekânın uygun olup olmadığına bir arada bakmak gerekiyor. İstanbul’u çok seviyorlar. İstanbul dediğimizde, mutlaka bir biçimde turne programlarını uydurmaya çalışıyorlar. Ama bu yetmiyor tabii. Her istediğimiz oyunu, her sahnede koyamıyoruz haliyle. Elimizde fazla mekân yok. Özellikle AKM kapandıktan sonra mekân sıkıntısı çok şiddetli biçimde hissediliyor. 2006’dan 2008’e AKM’yi kullanmıştık. AKM büyük sahnesi bizim festival ana mekânımızdı. Muhsin Ertuğrul da ikinci mekânımızdı. Dönüşümlü kullanıyorduk bu iki mekânı. En son 2008 Mayıs’ında Orpheo’yu sergiledik ve hemen ardından da tadilat için kapandı AKM. Sinan: Bak ben suya sabuna dokunmadan, politikaya girmeden selametle bitireyim diye uğraşıyorum bu röportajı ama pat diye AKM’den giriyorsun… (Kahkahalar) Leman Yılmaz: Politika falan değil, gerçekten çok önemli bir konu bu. Çünkü AKM kapandıktan sonra tek sahneye kaldık. 2010’da gelen hemen hemen tüm yabancı oyunları Muhsin Ertuğrul sahnesine koyduk mecburen. Sinan: Neyse canım, AKM’yi de reklam panosu olarak kullanıverin işte? Leman Yılmaz: Neredeyse bu seneye kadar festivalin başından sonuna Muhsin Ertuğrul sahnesinde kalıyorduk ama o sahnenin de belirli teknik ölçüleri, sınırları var. Bazen topluluklara yazıyoruz, “ya bu oyunu çok istiyoruz ama orkestrayı sahne arkasına değil de yan tarafa koysanız olmaz mı acaba?” gibi tuhaf şeyler söylemek durumunda kalıyoruz. Cidden yazdım ben böyle bir mail. Bu resmen, “ya siz biraz sıkışsanız da, şu oyunu sahneye sığdırsak” demek gibi bir şey yani! Bak T

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

‘İkinci lig’in zaferi’ 2019 Tiyatro Ödülleri — Şalom

Şalom tarafından yayımlanan bu içerik, Leman Yılmaz’ın çalışma alanlarını, kurumsal/yaratıcı rollerini ve sahne sanatları ekosistemi içindeki konumunu belgeleyen önemli bir arşiv kaydıdır.

‘İkinci lig’in zaferi’ 2019 Tiyatro Ödülleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Kırk kez çiğnenmiş sakızları kırk birinci kez çiğneyenler, her sanat dalı gibi tiyatronun da evrilmesi gerektiğini fark etmeyenler (ya da reddedenler), hâlâ geçen yüzyılın tiyatrosunu yapmaya çalışanlar onlara, küçümseyerek ‘alternatif’ dediler; ‘derme çatma tiyatro’ dediler; ‘ikinci lig’ dediler.

  • Kaynak: Şalom
  • Yazar / Röportaj / Program: K�rk kez �i�nenmi� sak�zlar� k�rk birinci kez �i�neyenler, her sanat dal� gibi t
  • Kaynak tarihi: 2019
  • Tür: Röportaj
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Röportaj Veren
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.salom.com.tr/arsiv/haber/110535/ikinci-ligin-zaferi-2019-tiyatro-odulleri

Kaynak Metni

‘İkinci lig’in zaferi’ 2019 Tiyatro Ödülleri

Kırk kez çiğnenmiş sakızları kırk birinci kez çiğneyenler, her sanat dalı gibi tiyatronun da evrilmesi gerektiğini fark etmeyenler (ya da reddedenler), hâlâ geçen yüzyılın tiyatrosunu yapmaya çalışanlar onlara, küçümseyerek ‘alternatif’ dediler; ‘derme çatma tiyatro’ dediler; ‘ikinci lig’ dediler.

Bu örümcek kafalılar inatla görmezden gelirken, genç tiyatrocuların bu benzersiz girişiminin farkında olan İKSV Tiyatro Festivalinin efsanevi direktörü Dikmen Gürün, uluslararası bir festivalin kendi ülkesinin sanatçıları ve topluluklarıyla var olacağı inancından hareketle öncelikle yerli yapımlarla işbirliği zeminleri oluşturmuş, tiyatro sahnesinin farklı mekânlara taşınmasını desteklemiş, Festival kapsamında genç tiyatro ve dans topluluklarına alan açmıştı. 2012 yılı sonunda, 20 yıl ve 14 festivalden sonra görevi kendi isteğiyle Leman Yılmaz’a devrettiğinde, Yılmaz ve ekibi aynı heyecanla yenilikçi tiyatroyu desteklemeyi sürdürdüler.

‘İkinci lig’in zaferi’ 2019 Tiyatro Ödülleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Zamanla, bu önemli tiyatro insanlarının desteği, biraz da aralarında naçizane benim de yer aldığım bir avuç tiyatro eleştirmeninin ‘kıyıda köşede’, perdesiz sahnelerde tiyatronun hasının yapıldığını ısrarla tekrarlamalarının sonucunda bu amatör ruhlu genç profesyoneller göreceli olarak daha klasikçi ödül seçicilerinin de dikkatini çekti.

Bu yıl, yüz birinci kez tekrarlayayım, ‘tiyatronun hasını yapan’ bu ‘ikinci lig’in en önemli ödülleri silip süpürdüğü ilk zafer yılı oldu. İlk diyorum çünkü gençler bu girdikleri heyecan verici yolu sürdürürken, dinozorlar yerlerinde saymaya devam ederlerse bu kadarını bile zor bulacaklardır.

Yine aynı gurupların aday oldukları ve henüz sonuçları açıklanamamış Sadri Alışık Ödüllerine daha sonra dönmek üzere iki çok önemli ödüle bir göz atalım.

Uluslararası Tiyatro Eleştirmenleri Birliği Türkiye Merkezi olarak 1990 yılında kurulmuş olan Tiyatro Eleştirmenleri Birliği’nin geleneksel olarak 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde açıkladığı 2019 TEB Ödülleri 30 Nisan’da sahiplerini buldu.

‘İkinci lig’in zaferi’ 2019 Tiyatro Ödülleri — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Yılın Yapımı Ödülü: Dünyada Karşılaşmış Gibi–Krek Tiyatro

Yılın Kadın Oyuncusu Ödülü: Funda Eryiğit – –Fotoğraf 51–Craft Tiyatro

Yılın Erkek Oyuncusu Ödülü: Deniz Karaoğlu- Kader Can- BAM Tiyatro

TEB Özel Ödülü: Profesyonel/amatör, mekânlı/mekânsız ayırımı olmaksızın Kadıköy’de tiyatro yapan tüm tiyatroları birlikte üretmeye davet eden, yerel yönetimle işbirliği kurarak kültür politikalarına yön vermek için kolları sıvayan, tiyatronun rekabetten ve bireysellikten değil, birlikten güçleneceğine olan inancı körükleyen Kadıköy Tiyatroları Platformu’na.

Onur Ödülü: Tiyatro sanatına verdiği maddî ve manevî desteğin yanı sıra, yaşamının son günlerine dek yakından takip ederek, izleyerek ve yapıcı eleştirilerini esirgemeyerek genç oyuncuların daima yanında olan, hayat veda etmeden önce tüm mal varlığını Nesin Vakfı gibi güzide bir eğitim kurumuna bağışlayan Gülriz Sururi’nin anısına İKSV Tiyatro Festivali Direktörü ve Gülriz Sururi-Engin Cezzar Tiyatro Ödülleri Kurul Üyesi Leman Yılmaz’a.

Onur Ödülü: Akademisyen ve eleştirmen olarak Türk Tiyatrosu’nun son elli yılına damgasını vuran, titiz araştırmaları, kitapları ve süreklilik arz eden eleştiri yazılarının ötesinde tüm sıcaklığı ve enerjisiyle yetiştirdiği öğrencilerine bakıldığında hocaların hocası vasfını da hakkıyla taşıyan Prof. Dr. Ayşegül Yüksel’e.

Yapı Kredi Bankasının yıllardır farklı disiplinlerdeki kültür ve sanat çalışmalarına verdiği desteklerin en önemlisi 21 yıldır kesintisiz olarak sürdürülen Yapı Kredi Afife Tiyatro Ödülleri’dir. Sahneye çıkan ilk Müslüman Türk kadını Afife Jale’nin adına verilen bu ödüller, bir yandan ‘Türk tiyatrosunun fedaisi’ olarak tanınan ve hayatını tiyatroya adamış büyük sanatçı ismini yaşatırken diğer yandan da, Afife gibi yürekli, inançlı ve sabırlı sanatçıların, gençlerin önünü açmaya çalışıyor.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.

24. İstanbul Tiyatro Festivali — Şalom

Bu dış kaynak kaydı, Leman Yılmaz’ın mesleki arşivinde ilgili dönem, kurum ve üretim bağlamını görünür kılan bir belge olarak yer alıyor. Yayına alınmadan önce tarih, görsel/kaynak kredileri ve izin notlarının ayrıca gözden geçirilmesi önerilir.

24. İstanbul Tiyatro Festivali — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Biz yaştakiler COVID-19 kısıtlamaları sebebiyle fiziksel olarak gösterilere gidemediğimiz için, şimdilik ancak 24.İstanbul Tiyatro Festivalinin çevrimiçi oyunlarından söz edebileceğim. Şimdilik, çünkü, festivale katılmış birçok yerli topluluk, kısıtlama ileri bir tarihte oyun saatlerini kapsamaya devam bile etse, bizleri bir genel provaya alma sözü verdiler. Böylece ileride oyunlar hakkında okuyucuları bilgilendirmeye devam edebileceğim.

  • Kaynak: Şalom
  • Yazar / Röportaj / Program: Biz ya�takiler COVID-19 k�s�tlamalar� sebebiyle fiziksel olarak g�sterilere gide
  • Kaynak tarihi: Tarih doğrulanamadı
  • Tür: Haber
  • Bağlam: Röportaj & Video
  • Leman Yılmaz’ın rolü: Festival Direktörü
  • Dil: Türkçe
  • İlgili proje/kurum:

Doğrulama / dış kaynak: https://www.salom.com.tr/arsiv/haber/116661/24-istanbul-tiyatro-festivali

Kaynak Metni

Biz yaştakiler COVID-19 kısıtlamaları sebebiyle fiziksel olarak gösterilere gidemediğimiz için, şimdilik ancak 24.İstanbul Tiyatro Festivalinin çevrimiçi oyunlarından söz edebileceğim. Şimdilik, çünkü, festivale katılmış birçok yerli topluluk, kısıtlama ileri bir tarihte oyun saatlerini kapsamaya devam bile etse, bizleri bir genel provaya alma sözü verdiler. Böylece ileride oyunlar hakkında okuyucuları bilgilendirmeye devam edebileceğim.

Festivalin Açılış Performansı – ‘Diagonale Ascendante’

Boşluğu merkeze alan bu gösteri günümüze işaret ediyor; bedenlerimiz hareket etme arzusundayken, bizden ayrı, bizden başka bir şeye bağlı olarak farklı bir devinimle yaşamı başka/farklı bir hareket içinde yeniden üretiyoruz…

24. İstanbul Tiyatro Festivali — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

Koreografisini ve sahnelemesini Fabrice Guillot’nun üstlendiği festivalin açılış performansı ‘Diagonale Ascendante’, bir dağa dolambaçlı bir yoldan tırmanıldığı, tırmanan bedenin eğiminin zeminin şeklini gösterdiği, eğimlerin adeta bedende yansıdığı, yeni bir ifade olarak karşımıza çıktığı bu yükseklik stratejisini zeminin dik ve düz bir düşey duvar olduğu limit durumunda izletiyor. Nathalie Tedesco ve Fanny Gombert bedenin yükselişteki sınırlarıyla enerjisini dik bir yapıya tırmanarak sorgularken, yapıya projeksiyonların da yansıtılmasıyla, gerçek bedenlerin, gölgelerin ve yansıtılan imgelerin oluşturduğu görsel yapı yüzeyinde dansçıların devasa gölgelerinin adeta yüzdüğü farklı bir görsel şenliğe dönüşüyor.

Babylon’da 14 ve 15 Kasım tarihlerinde canlı gerçekleştirilen Diagonale Ascendante, özellikle yakını ve uzağı ustaca dengeleyen çekimleri sayesinde videoda daha de keyifle izlenebilen bir performans. 28 Kasım saat 20.00’ye kadar İKSV YouTube kanalında ücretsiz ve herkese açık olarak izlenebiliyor. Kaçırmayın derim.

Pippo Delbono’dan festivalin olay gösterisi

“Çatışmadan sonra savaş gelir. Savaştan sonra durgunluk gelir. Durgunluktan sonra zafer gelir. Zaferden sonra neşe gelir. Neşeden sonra öfke gelir. Öfkeden sonra keder gelir. Kederden sonra çekingenlik gelir. Çekingenlikten sonra korku gelir. Korkudan sonra cesaret gelir. Cesaretten sonra huzur gelir…”

24. İstanbul Tiyatro Festivali — Şalom kaynak görseli
Görsel: Şalom

1959’da Varese’de doğan İtalyan yazar, oyuncu, yönetmen Pippo Delbono, önce geleneksel tiyatro eğitimi almış, sonra da Danimarka’da doğu tiyatrosunu derinlemesine etüt etmiş. Daha sonra Pina Bausch tarafından Almanya’ya davet edilen Delbono son oyunu ‘Dopo la Battaglia’da, bir dönem birlikte çalışmış olduğu, ne yazıktır ki artık aramızda olmayan bu büyük sanatçıya dokunaklı bir selam çakar:

“Bir rüya gördüm. Pina Bausch’un bir çalışmasının provasına katılmışım. Sahne dekoru tamamen siyah ve gri renkte. Seyirciler arasında bir fotoğrafçı da Polaroid kamerayla resim çekiyor. Ama bastığı fotoğrafların birinde sahne öyle gri bir alan değil, çok güzel bir bahçe olarak çıkmış. Fotografçı resmi herkese göstererek bağırıyor: ‘Nasıl olur bu? Sahnede bahçe yok ki!’ Sonra seyirciler arasında Pina beliriyor. Tek kelime etmeden sahneye bakıyor. Ve onun gözlerinin içinde o bahçenin yansımasını görüyorum.”

1980’lerin başında Compagnia Pippo Delbono’yu kurduğundan beri, bu topluluk bünyesinde devamlı beraber çalıştığı grubuyla birlikte farklı, aykırı ve müthiş etkileyici yaratıları var eder. Toplum tarafından dışlanmışlarla karşılaşmaları ve onlarla kurduğu dostluklar Delbono’nun şiirsel ve edebi sahne aktarımlarında bir dönüm noktası oluşturur ve ‘özürlü’ olarak görülen kimi insanı topluluğuna dâhil eder. Bunlardan biri de, Dopo la Battaglia’yı, ithaf ettiği Bobò’dur. Neredeyse yarım yüzyıl boyunca bir akıl hastanesinde tutulmuş olan 75 yaşındaki sağır dilsiz adam, yıllardan beri Delbono’nun teatral deneyiminin merkezinde yer alır. Bütün oyunları 50’yi aşkın ülkenin sahnelerine ve festivallerine davet edilmiş olan topluluk, neredeyse tüm yapıtlarını Avignon Festinali’nde sahnelemiş Paris’teki Théâtre du Rond-Point, Delbono retrospektifleri yapmış, toplulukla ortak yapımlar oluşturmuştur.

Sinemasal dili de araştıran Pippo Delbono bugüne kadar uzunlu kısalı 11 film yazıp yönetmiş, bunlarla çok sayıda ödül de kazanmış.

Pippo Delbano tam anlamıyla on parmağında on marifet bir sanatçı. Çok sayda filmde oyunculuk yapmış, topluluğunun dışında misafir yönetmen olarak oyunlar sahneye koymuş, konserler düzenlemiş, operalar sahnelemiş. Birçok kitap da yazan Delbano’nun hâlen Liberazione, L’Humanité ave birçok dergide makaleleri yayınlanmakta.

Festival, Pippo Delbono’nun son çalışması Dopo La Battaglia’yı yukarıda söz ettiğimiz

Théâtre du Rond-Point’daki Fransızca-İtalyanca çift dilli canlı performansının ustalıkla çekilmiş videosundan aktarıyor.

Editoryal not: Bu taslak, kaynak tarihi, görsel/video/podcast kredileri, telif/izin durumu ve yayın metni doğruluğu Leman Yılmaz tarafından gözden geçirildikten sonra yayına alınmalıdır.